List

İNGİLİZCE ÖĞREN DERSLERİ – 3

İngilizce nasıl öğrenilir ? İngilizce kelime nasıl çalışılmalıdır ? İngilizce de kullanılan en önemli kelimeler nelerdir ? İngilizce öğrenmeye nerden başlamalıyım ? Bu ve benzeri sorulara cevap aradığımız İngilizce Öğren Dersleri -3 adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım

İNGİLİZCE ÖĞREN -3

Kelime : set about

Anlamı : başlamak

I would like to open a private old people’s home but I don’t know yet how to set about it.

Yaşlı insanlar için özel bir ev açmak istiyorum, ama henüz bu işe nasıl başlıyacağımı bilmiyorum.

 

Kelime : give into

Anlamı : teslim olmak, pes etmek

Whatever the pressures put upon him, I think it is highly unlikely that James would ever give into anyone.

Onun üzerine ne baskı yapılırsa yapılsın, sanırım James’in birisine teslim olması oldukça olanak dışıdır.

 

Kelime : get over

Anlamı : iyileşmek, üstesinden gelmek

He’s basically a very reallient person so you can be sure he’ll soon get over this disappointment.

Aslında o her ortama çok iyi uyan biridir, bu nedenle emin olabilirsiniz ki kısa zamanda bu düş kırıklığından kurtulacaktır.

 

Kelime : compensation

Anlamı : tazminat; karşılık, telafi

Since the firm has been found negligent by the court, his claim for compensation for the accident has been accepted.

Firma, mahkemece ihmalkar bulunduğu için, onun kaza için tazminat isteği kabul edildi.

 

Kelime : keep up with

Anlamı : ayak uydurmak

In an effort to keep up with the rate of inflation many banks have raised their interest rates.

Enflasyon hızına ayak uydurma çabası içinde pek çok banka faiz oranlarını artırmış.

 

Kelime : take care of

Anlamı : sorumlu olmak, bakmak

As my secretary will be away for a couple of days, would you be kind enough to take care of my correspondence?

Sekreterim iki günlüğüne ayrılacağı için, benim haberleşmemin sorumlusu olabilir misin?

 

Kelime : look into

Anlamı : araştırmak, incelemek

The committee has look into the matter, but they have found no irregularities.

Komisyon olayı incelemiş fakat hiçbir yanlışlık bulamamıştır.

 

Kelime : provide (for)

Anlamı : desteklemek, gereksinim karşılamak

It has become a fashion among film stars to use some of their money to provide (for) needy children.

Film yıldızları arasında, paralarının bir kısmını ihtiyacı olan çocukların gereksinimlerini karşılamak için kullanmak moda oldu.

 

Kelime : bring (brought) about

Anlamı : neden olmak, ortaya çıkarmak

Due to industrialization and colonization, the nineteenth century [bring (brought) about the greatest expansion of wealth the world had ever known.

Sanayileşme ve sömürgeleşme yüzünden, 19.YY, dünyanın daha önce hiç bilmediği en büyük servet (zenginlik) patlamasına neden oldu.

 

Kelime : make out

Anlamı : anlamak

The two archaeologists have tried hard to read the inscription in old Latin, but I do not think they have make out what it really means.

İki arkeolog eski latin yazısını okutmak için çok uğraştılar ama, sanırım onun gerçekten ne demek istediğini anlamadılar.

 

Kelime : cared for

Anlamı : bakmak, özenmek

The children of today are healthier and better cared for than those of the past, and far fewer of them die in infancy.

Bugünün çocukları, eskiye göre daha sağlıklı ve daha iyi bakılıyor ve bebeklikte oldukça daha azı ölüyor.

 

Kelime : Among

Anlamı : (ikiden çokşey ya da kimse) arasında, içinde

Among many significant developments overseas last year was an agreement permitting USA and Japanese companies to manufacture computers in the Netherlands.

Geçen yıl deniz aşırı önemli gelişmeler arasında Japonya ve Amerikanın , Japon firmalarının Hollanda’da bilgisayar üretebilmesine izin veren bir anlaşmada vardı.

 

Kelime : distinguish

Anlamı : ayırt etmek

Our understanding of the development of behaviour has long been hampered by the tendency to distinguish sharply between “innate” and “acquired” behaviour.

Davranışların gelişimine dair anlayışımız “doğuştan” ve “kazanılmış” davranışlar arasında keskin bir ayrım yapma eğilimi nedeniyle uzun zamandan beri engellenmiştir.

 

Kelime : available

Anlamı : var, elde edilebilir, mevcut, uygun

The government has recently made one million dollars available for research grants concerning the prediction of earthquakes.

Hükümet son zamanlarda deprem tahminiyle ilgili araştırma hibeleri için bir milyon dolar tahsis etti.

 

Kelime : approval

Anlamı : onay

Now that formal approval has been given by the government, the project team can be recruited.

Hükümet tarafından resmi onay verildiğine göre proje ekibi oluşturulabilir.

 

Kelime : susceptible

Anlamı : korunmasız, hassas

Certain new findings suggest that young calves may be more susceptible than older cows to bovine spongiform encephalopathy (BSE).

Küçük buzağıların yaşlı sığırlardan daha korunmasız, hassas olduğu …

 

Kelime : disasters

Anlamı : felaket

Champions of the green movement regard the internal combustion machine as one of the biggest disasters in history.

Yeşil hareketin şampiyonları içten yanmalı makineleri tarihin en büyük felaketi olarak görmektedirler.

 

Kelime : notoriously

Anlamı : açıklanması zor, sıkıntı verici

The distinction between a language and a dialect is a notoriously difficult one.

Bir dil ile diyalekt arasındaki farkın açıklanmasının zor ve sıkıntı verici olduğu”

 

Kelime : cited

Anlamı : belirtmek, göstermek

Japan is often cited as an example of a country that has managed to keep its national defence orientated industries entirely separate from foreign-owned companies.

Japonya ulusal savunmaya yönelik olan sanayisini yabancıların sahip olduğu şirketlerden tamamıyla ayrı olarak devam ettirebilen bir ülke olarak gösterildiği.

flexibly : esnek şekilde

 

Kelime : withholding

Anlamı : tutmak, saklamak

The general feeling in the court was that several of the witnesses were withholding information that could have a direct bearing upon the case.

Davayı etkileyebilecek bilginin tanıklar tarafından saklandığı ima edilmektedir.

 

Kelime : keep up with

Anlamı : yakalamak, aynı seviyeye gelmek

The population of the underdeveloped countries is growing so fast that the agricultural activities there are unable to keep up with the progressively rising demand for food.

Tarımsal faaliyetlerin artan talebi karşılayamadığı…

ingilizce öğren -3

Kelime : dealing with

Anlamı : -ile uğraşmak

Among the Maori of New Zealand, each community has developed its own way of dealing with crimes and has chosen a number of different punishments to match them.

Yeni Zelanda’da her bir toplumun, suçla (cinayetler le) uğraşmak, başa çıkmak için kendilerine has yöntemler geliştirdiği

 

Kelime : collaboration

Anlamı : iş birliği

As the new field-worker will be working in close collaboration with several others, make sure you select someone with an agreeable personality.

Yeni araştırmacının birkaç başka araştırmacıyla yakın bir işbirliği içinde çalışacağı ve bu yüzden uyumlu bir kişilik yapısına sahip olan birisinin seçilmesi gerektiği”

 

Kelime : compatible with

Anlamı : uyumlu

Sponsorship is being increasingly allowed in schools provided it is regarded as being compatible with educational curricula.

Sponsorluğun,eğitim müfredatıyla uyumlu olması koşuluyla okullarda artarak uygulandığı”

 

Kelime : potentially

Anlamı : potansiyel olarak, muhtemelen

The discovery of a potentially cancer-causing chemical in foods like crisps, chips and cereals caused shock waves around the world when it hit the headlines earlier this year.

Yiyeceklerde ….gibi _____ kanser yapıcı maddelerin bulunmasının gazette manşetlerinde bulunmasının gazette manşetlerine yansımasıyla tüm dünyada şok etkisi yarattığı”

 

Kelime : emitted

Anlamı : yaymak, dağıtmak

Each year, large amounts of carbon monoxide are emitted into the atmosphere by automobiles and factories.

Her yıl otomobiller ve fabrikaların atmosfere çok miktarda karbondioksit yaydığı …”

 

İNGİLİZCE ÖĞREN DERSLERİ -3 SONUÇ:

Bugün İngilizce Öğren Dersleri -3 adlı yazımızı sizlerle paylaştık.İngilizcenin önemini ifade etmeme gerek yoktur diye düşünüyorum.Bu öneme binaen elimizden geldiğince ingilizce konusunda farklı bir yaklaşımla yardımcı olmaya çalışacağız.

İyi Çalışmalar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.