Skip to main content

Binary Kesirli Rakamlar Nedir ? |Endüstriyel Otomasyon Eğitimi

BİNARY KESİRLİ RAKAMLAR NEDİR ?

Binary kesirli rakamlar nedir ? Binary kesirli rakamlar nerelerde ve nasıl kullanılır ? Binary kesirli rakamların diğerlerinden farkı nedir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Binary Kesirli Rakamlar Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

BİNARY KESİRLİ RAKAMLAR

Ondalık sayıların, onlu sayıdaki her bir basamağın 0 – 9 aralığında on olası değerden birini alabilmesi için taban-on numaralandırma sistemini kullandığını biliyoruz.

Ondalık bir sayı boyunca, her hane, bir sağındaki haneye göre on kat daha büyük bir değere sahip olacaktır.

Fakat sağdan sola hareket ettikçe her bir rakam bir önceki rakamdan on kat daha büyük olmasının yanı sıra, her bir rakam da zıt yönde soldan sağa doğru ilerlerken, komşu sayısından on kat daha küçük olacaktır.

Ancak 0 veya ondalık kısımlar varsa burada ki işleyişe de bir bakalım.

Tipik Bir Kesirli Sayı Nasıldır ?

Örnek  : 1234.567

Burada bu ondalık  sayı örneğinde, ondalık noktasının hemen sağındaki rakam (5 sayısı), ondalık noktasının hemen solundaki hanenin onda biri (1/10 veya 0.1) değerindedir yani 1’ler basamağına göre artık biz ondalık rakamlar kısmına geçiş yaptığımız için noktadan sonra kuvvet 1/10,1/100 oranında ilerler.

Böylece sayı boyunca, soldan sağa doğru hareket ettikçe, izleyen her hane değeri  sol pozisyonuna göre, onda biri kadar olacaktır.

Daha sonra, ondalık numaralandırma sistemi, bir konumsal gösterim üretir ya da nispi ağırlık değerleri kavramını kullanır ki burada her basamak, ondalık basamağın her iki yanında bulunan konuma bağlı olarak farklı bir ağırlıklı değeri temsil eder.

Bu nedenle, matematiksel olarak standart desimal numaralandırma sisteminde, bu değerler genellikle yukarıdaki örneğimizdeki ondalık basamağının solundaki her konum için 40, 31, 22, 13 olarak yazılmıştır.

Aynı şekilde, kesirli sayıların ondalık basamağın sağına getirilmesi için sayının ağırlığı daha negatif hale gelir: 5-1, 6-2, 7-3 vs.

Böylece, standart ondalık sistemdeki her basamağın, rakamın içindeki basamağın büyüklüğünü ya da ağırlığını gösterdiğini görebiliriz.

Artık herhangi bir ondalık sayının değeri, kendi ağırlıkları ile çarpılan hane sayısının toplamına eşit olacaktır, bu nedenle yukarıdaki örneğimizde: N = 1234.56710  ondalık biçimde şuna eşit olacaktır:

1000 + 200 + 30 + 4 + 0,5 + 0,06 + 0,007 = 1234,56710

veya her bir basamak hanesinin ağırlığını yansıtacak şekilde yazılabilir:

(1 x 1000) + (2 x 100) + (3 x 10) + (4 x 1) + (5 x 0.1) + (6 x 0.01) + (7 x 0.001) = 1234.56710

hatta polinom şeklinde göstermek istersek ;

(1 x 103) + (2 x 102) + (3 x 101) + (4 x 100) + (5 x 10-1) + (6 x 10-2) + (7 x 10-3) = 1234.56710

Ayrıca, her rakamın ikili(binary) sayı sisteminde yer aldığı pozisyona bağlı olarak farklı bir ağırlıklı değeri temsil ettiği bu konum gösterimi fikrini de kullanabiliriz.

Buradaki fark, ikili sayı sisteminin (veya sadece ikili sayıların), basamakların farklı ağırlıklı konumlarının  taban-10 yerine taban-2  gücüne sahip olduğu bir konumsal sistem olmasıdır.

Binary Kesirli Rakamlar Nedir

Binary(İkili) Kesirler

İkili numaralandırma sistemi, sadece “0” ya da “1” olan iki basamak içeren bir taban-2 numaralandırma sistemidir.

Böylece bir ikili sayının her bir basamağı, “0” veya “1” değerini, 0 veya 1’in konumunu,ağırlığını belirterek alabilir.

İşaretsiz kesirli ikili sayılar adı verilen ve 1’den daha düşük değerler için ikili ağırlık alabiliriz.

Ondalık kesirlere benzer şekilde, ikili sayılar, ondalık sayıları sağdaki ondalık sayıya veya bu durumda ikili noktaya yerleştirerek işaretsiz kesirli sayı olarak da gösterilebilir.

Bu nedenle, ikili noktanın sağındaki tüm kesirli basamaklar, ikilik bir negatif fraksiyonu olan, ikili bir kesir yaratan ilgili ağırlıklara sahiptir.

Başka bir deyişle, 2’nin gücü negatiftir.

Böylece, ikili noktanın sağındaki kesirli ikili sayılar için, her bir basamağın ağırlığı  daha negatif hale gelir: 2-1, 2-2, 2-3, 2-4, vb.

20= 1

2-1= 1/21 =1/2 = 0.5

2-3= 1/23 =1/8 = 0.125  gibi.

Böylece, 0.10112‘nin ikili kesirini alırsak, her basamağın pozisyon ağırlıkları, ondalık eşdeğerini vererek dikkate alınır:

0.1011 =>  1 x 2-4 + 1 x 2-3 + 1 x 2-2 + 1 x 2-1  = 0.0625 + 0.125 + 0 + 0.5 = 0.687510 

İkili Kesirler Örnek 1 :

Şimdi aşağıdaki ikili sayıya sahip olduğumuzu varsayalım: 1101.01112, ondalık sayı eşdeğeri ne olacaktır?

1101.0111 = (1 × 23) + (1 × 22) + (0 × 21) + (1 × 20) + (0 × 2-1) + (1 × 2-2) + (1 × 2-3) + (1 x 2-4)

 = 8 + 4 + 0 + 1 + 0 + 1/4 + 1/8 + 1/16

 = 8 + 4 + 0 + 1 + 0 + 0,25 + 0,125 + 0,0625 = 13,437510

Dolayısıyla, 1101.01112‘nin ondalık eşdeğeri sayısı şöyle verilmiştir: 13.437510

Böylece, 1(20) ‘dan daha az ağırlığa sahip olan ikili sayıların olduğu kesirli ikili sayıların, ikili ağırlık faktörünü sırasıyla her bir düşüş için iki değerine ardışık olarak bölerek ondalık sayılarına dönüştürülebileceğini görebiliyoruz.

Diğer İkili Kesirli Örnekler

0.11 = (1 x 2-1) + (1 x 2-2) = 0.5 + 0.25 = 0.7510

11.001 = (1 x 21) + (1 x 20) + (1 x 2-3) = 2 + 1 + 0.125 = 3.12510

1011.111 = (1 × 23) + (1 × 21) + (1 × 20) (1 × 2-1) + (1 × 2-2) + (1 × 2-3) = 8 + 2 + 1 + 0,5 + 0,25 + 0,125 = 11,87510

Ondalıkları İkili Kesirlere Dönüştürme

Ondalık kesirin, kesirli bir ikili sayıya dönüşümü, tamsayılar için kullandığımıza benzer bir yöntem kullanılarak elde edilir.Bununla birlikte, bu zaman çarpımı, ondalık sayının kesirli bölümünün ikili eşdeğeri olan elde basamağı ile kullanılan geri kalanlar yerine tamsayılarla bölme yerine kullanılır.

Ondalıktan ikiliye dönüştürürken, ondalık sayının tamsayı (sağdan sola pozitif sıra) bölümü ve kesirli (soldan sağa doğru negatif kısım) kısmı ayrı olarak hesaplanır.

Sayının tamsayısı için, ikili eşdeğeri art arda en az anlamlı bitten (LSB) ters sırayla not ederek, (art arda bölünme olarak bilinir) ondalık sayının tamsayı kısmını art arda 2 (÷ 2) ile bölerek bulunur.En önemli bite (MSB) kadar, değer “0” oluncaya kadar ikili eşdeğeri üretilir.

Ondalık tamsayının ikili eşdeğerini bulun : 11810

118 (2’ye böl) = 59 artı kalan 0 (LSB)

59 (2’ye bölün) = 29 artı kalan 1 (↑)

29 (2’ye böl) = 14 artı kalanlar 1 (↑)

14 (2’ye böl) = 7 artı kalanlar 0 (↑)

7 (2’ye böl) = 3 artı kalan 1 (↑)

3 (2’ye bölün) = 1 artı kalan 1 (↑)

1 (2’ye böl) = 0 artı kalan 1 (MSB)

O halde 11810‘un ikilik eşdeğeri şöyledir: 11101102 ← (LSB)

Sayının kesirsel kısmı, ondalık sayının verilen kesirsel kısmını art arda 2 (x2) ile çarparak (art arda çarpım olarak bilinir), art arda iki basamak üreten değeri “0” olana kadar ilerleyen sıraya göre eşdeğeri belirtilir.

Bu yüzden çarpma işlemi 1’den büyük bir sonuç üretiyorsa, elde “1”dir ve çarpma işlemi “1”den daha az bir sonuç üretiyorsa, elde “0”dır.

Ayrıca, ardışık çarpma işlemlerinin sonucu sıfıra doğru ilerlemiyor gibi görünmesi durumunda, kesirli sayının sonsuz bir uzunluğa sahip olacağını veya eşdeğer sayıda bit elde edilinceye kadar, örneğin 8-bit veya gereken doğruluk derecesine bağlı olarak 16 bit vs. olacağına dikkat edin.

Ondalık kesrin ikili kesir eşdeğerini bulun: 0.812510

0.8125 (2 ile çarp) = 1.625 = 0.625 (1) MSB (0.6)

0,625 (2 ile çarp) = 1,25 = 0,25 elde 1

0.25 (2 ile çarp) = 0.50 = 0.5 elde 0 (↓)

0.5 (2 ile çarp) = 1.00 = 0.0 elde 1 (LSB)

Bu nedenle, 0.812510‘un ikilik eşdeğeri şöyledir: 0.11012 ← (LSB)

İkili bir kesri ondalık sayı eşdeğerine dönüştürmek için yukarıdaki prosedürü kullanarak bu cevabı iki kez kontrol edebiliriz: 0.1101 = 0.5 + 0.25 + 0.0625 = 0.812510

İkili Kesir Örneği 2 :

Aşağıdaki ondalık sayıdaki ikili kesir eşdeğerini bulun: 54.6875

Öncelikle, yukarıdan art arda bölünmeyi kullanarak, tamsayı 54’i normal şekilde ikili bir sayıya dönüştürürüz.

54 (2’ye böl) = 27 kalan 0 (LSB)

27 (2’ye bölün) = 13 kalan 1 (↑)

13 (2’ye bölün) = 6 kalan 1 (↑)

6 (2’ye böl) = 3 kalan 0 (↑)

3 (2’ye böl) = 1 kalan 1 (↑)

1 (2’ye böl) = 0 kalan 1 (MSB)

Bu nedenle, 5410‘un ikili eşdeğeri şöyledir: 1101102

Sonra, 0.6875 ondalık kesrini ardışık çarpım kullanarak ikili bir kesir haline dönüştürürüz.

0.6875 (2 ile çarp) = 1.375 = 0.375 elde 1 (MSB)

0.375 (2 ile çarp) = 0.75 = 0.75 elde 0 (↓)

0.75 (2 ile çarp) = 1.50 = 0.5 elde 1 (↓)

0.5 (2 ile çarp) = 1.00 = 0.0 elde 1 (LSB)

Dolayısıyla, 0.687510‘un ikili eşdeğeri şöyledir: 0.10112 ← (LSB)

Bu nedenle, ondalık sayının Binary(ikilik) eşdeğeri: 54.687510, 110110.10112 olacaktır.

İkili Kesirler Özeti

Bu yazıda, ondalık kesirleri eşdeğer ikili kesre dönüştürmek için, ondalık kesirli kısmı ve sadece ondalık kesirli parçayı 2 ile çarpmamız ve Binary rakamın solunda görünen basamağı kaydetmemiz gereken İkili Kesirler hakkında  birtakım bilgileri gördük.

Elde basamağı olan bu ikilik rakam Her Zaman “0” veya “1” olacaktır.

Daha sonra kalan ondalık kesri 2 ile çarpmalıyız, kesir sıfıra indirilinceye kadar ya da tekrarlayan bir ikili kesir için gereken ikili bitler tamamlanıncaya kadar art arda çarpım kullanarak yukarıdaki diziyi tekrarlamalıyız.

Kesirli sayılar 2’nin negatif güçleri ile temsil edilir.

Karışık ondalık sayılar için iki ayrı işlem gerçekleştirmeliyiz.Tam sayı için ondalık basamağın solundaki art arda bölünme ve ondalık basamağın sağındaki kesirli kısım için art arda çarpma işlemi olmalıdır.

Karışık bir ondalık sayının tamsayı kısmının her zaman tam bir ikili sayı eşdeğeri olacağına dikkat edin, ancak ondalık kesirli kısım olmayabilir, çünkü ondalık kesir sayısını tam olarak göstermek istiyorsak, sonsuz sayıdaki ikili hane sayısıyla sonuçlanan tekrarlayan bir kesri elde edebiliriz.

BİNARY KESİRLİ RAKAMLAR NEDİR SONUÇ :

Bugün Binary Kesirli Rakamlar Nedir adlı yazımızı sizlerle paylaştık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

İkili Ondalık Rakamlar Nedir ? | Endüstriyel Otomasyon Eğitimi

İKİLİ ONDALIK RAKAMLAR NEDİR ?

İkili ondalık rakamlar nedir ? Binary coded rakamlar nedir ?İkili ondalık rakamlar nerelerde ve nasıl kullanılır ? Diğer rakamlardan farkı nedir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız İkili Ondalık Rakamlar Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

İKİLİ ONDALIK RAKAMLAR

Dijital ve elektronik devrelerde kullanılan ve her birinin kendine özgü kullanımına sahip birçok farklı ikili kod vardır.

Ondalık (10 tabanlı) bir dünyada yaşadığımız için, bu ondalık sayıları, bilgisayarların ve dijital elektronik cihazların anlayabileceği ikili (2 numaralı) bir ortama dönüştürmenin bir yola ihtiyacımız vardır ve ikili kodlu ondalık rakamlar bunu yapmamıza izin vermektedirler.

Daha önce bir n-bit ikili kodunun, 1’lerin ve 0’ların 2n farklı kombinasyonunu varsayan bir “n” bit grubu olduğunu görmüştük.

İkili Kodlu Ondalık sistemin avantajı, her ondalık basamağın Onaltılık ile aynı şekilde 4 ikili basamak ya da bit grubuyla temsil edilmesidir.

Bu yüzden ondalık basamak (0’dan 9’a) için 4 bitlik bir ikili koda ihtiyacımız vardır.

Ancak kafanız karışmasın, ikili kodlanmış ondalık rakamlar onaltılı ramalar ile aynı değildir.

4 bitlik onaltılık bir sayı, ikili 11112‘i (ondalık 15) temsil eden F16‘ya kadar geçerli iken, ikili kodlanmış ondalık sayı sayısı 9 yani ikili 10012‘de durur.

Bu, 16 sayı (24) ün dört sayı hanesi kullanılarak gösterilebilmesine rağmen BCD numaralandırma sistemi, altı adet ikili kod kombinasyonunu gösterir:

1010 (desimal 10), 1011 (desimal 11), 1100 (desimal 12), 1101 (desimal 13), 1110 (desimal 14) ve 1111 (desimal 15)  yasak sayılar ve kullanılamaz olarak sınıflandırılır.

İkili kodlu ondalık basamağın temel avantajı, ondalık (taban-10) ve ikili (taban-2) formu arasında kolay dönüşüm sağlamasıdır.

Bununla birlikte, dezavantajı, 1010 (desimal 10) ve 1111 (desimal 15) arasındaki durumlar kullanılmadığı için BCD kodunun boşa harcanması söz konusudur.

Bununla birlikte, ikili kodlanmış ondalık, özellikle dijital ekranlar kullanan birçok önemli uygulamaya sahiptir.

BCD numaralandırma sisteminde, sayıdaki her ondalık basamak için bir ondalık sayı dört bit olarak ayrılır.

Her ondalık basamak, sayının doğrudan çevirisini yapan ağırlıklı ikili değeriyle temsil edilir.

Dolayısıyla, 4 bitlik bir grup, her biri 0000’dan sıfır ila 1001 dokuza kadar gösterilen ondalık basamağı temsil eder.

Örneğin, ondalık sayıdaki 35710 (Üç Yüz Elli Yedi), İkili Kodlu Ondalık olarak şu şekilde sunulur:

35710 = 0011 0101 0111 (BCD)

Sonra BCD’nin kodlama olarak kullandığını görebiliriz, çünkü her 4-bit grubun ikili biti nihai değerin belirli bir ağırlığını temsil eder.

Başka bir deyişle, BCD ağırlıklı bir koddur ve ikili kod ondalık kodda kullanılan ağırlıklar 8, 4, 2, 1’dir ve genellikle ilgili ondalık basamağın 4-bitlik ikili gösterimini oluşturduğu için 8421 kodu olarak adlandırılır.

İkili ondalık rakamlar nedir

Ondalık Sayının İkili Kodlu Ondalık Gösterimi

İkili Kuvvet :  23 22 21 20

İkili Ağırlık:     8   4   2    1

Her bir ondalık basamağın sola doğru ondalık basamağı 10’luk bir kuvvetle artar.

BCD sayı sisteminde, her basamağın ikili ağırlığı gösterildiği gibi 2 kat artar.Daha sonra, ilk hane 1(20) ağırlığa, ikinci hane 2(21) ağırlığa, üçüncüsü 4(22) ağırlığa, dördüncü ağırlığa 8(23) ağırlığa sahiptir.

Daha sonra, ondalık sayılar ve ağırlıklı ikili kodlanmış ondalık sayılar arasındaki ilişki aşağıda verilmiştir.

İkili Kodlu Ondalık İçin Doğruluk Tablosu

Desimal BCD 8421 Kodu
0 0000 0000
1 0000 0001
2 0000 0010
3 0000 0011
4 0000 0100
5 0000 0101
6 0000 0110
7 0000 0111
8 0000 1000
9 0000 1001
10 (1+0) 0001 0000
11(1+1) 0001 0001
12 (1+2) 0001 0010
………….. ……….
Böyle devam eder ..  

Daha sonra 8421 BCD kodunun her ikilik basamağın ağırlığından başka bir şey olmadığını görebiliriz, her ondalık basamağı, dört bitlik saf ikili eşdeğeri olarak ifade edilir.

Desimal -> BCD Dönüşüm

Yukarıda gördüğümüz gibi, ondalık sayının ikili kodlanmış ondalık sayıya dönüştürülmesi onaltılık sayının ikiliye dönüşümüne çok benzer.

Öncelikle, ondalık sayıyı ağırlıklı basamağa ayırın ve ardından gösterildiği gibi her bir ondalık basamağı temsil eden eşdeğer 4-bit 8421 BCD kodunu yazın.

İkili Kodlu Ondalık Örnek 1

Yukarıdaki tabloyu kullanarak, aşağıdaki ondalık sayıları (binary) sayıları: 8510, 57210 ve 857910, 8421 BCD eşdeğerlerine dönüştürün.

8510 = 1000 0101 (BCD)

57210 = 0101 0111 0010 (BCD)

857910 = 1000 0101 0111 1001 (BCD)

Dönüşümden sonra ortaya çıkan ikili sayının ondalık basamakların gerçek bir ikili çevirisi olacağını unutmayın.Bunun nedeni ikili kodun gerçek bir ikili sayı olarak çevrilmesidir.

BCD -> Ondalık Dönüşüm

İkili kodlanmış ondalık sayıdan ondalık sayıya dönüştürme yukarıdakilerin tam tersidir.İkili sayıyı en az anlamlı basamaktan başlayarak dört basamaklı gruplara bölün ve ardından her 4 bitlik grup tarafından temsil edilen ondalık basamağı yazın.

Tam bir 4 bit gruplama üretmek gerekirse, sonuna sıfır ekleyin. Örneğin, 1101012 şu şekilde olur:

0011 01012 = 3510.

İkili Kodlu Ondalık Örnek 2

Aşağıdaki ikili sayıları ondalık eşdeğerlerine dönüştürün: 10012, 10102, 10001112 ve 10100111000.1012

10012 = 1001 BCD = 910

10102 = bu, 1010 ondalık olduğundan ve geçerli bir BCD numarası olmadığı için bir hata üretecektir.

10001112 = 0100 0111 BCD = 4710

10100111000.1012 = 0101 0011 0001.1010 BCD = 538.62510

BCD’nin ondalık sayıya ya da ondalık sayı-BCD’ye dönüşümü göreceli olarak düz bir iştir, ancak BCD sayılar bit kullanarak gösterilse bile, ikili sayı değil, ondalık sayı olduğunu hatırlamamız gerekir.

Ondalık bir sayının BCD gösterimini anlamak önemlidir, çünkü çoğu insan tarafından kullanılan mikroişlemci tabanlı sistemlerin ondalık sistemde olması gerekir.

Ancak, BCD’nin kodlaması ve kodunu çözmesi kolay olmakla birlikte, sayıları depolamak için etkili bir yol değildir.

Ondalık sayıların standart 8421 BCD kodlamasında, belirli bir ondalık sayıyı temsil etmek için gereken bireysel veri bitlerinin sayısı her zaman eşdeğer bir ikili kodlama için gerekli olan bitlerin sayısından daha büyük olacaktır.

Örneğin, ikili sistemde 0 ila 999 arasındaki üç basamaklı bir ondalık sayı yalnızca 10 bit gerektirir (11111001112), ikili kodlanmış ondalık sayıda aynı sayı için minimum 12 bit (0011 1110 0111 BCD) gerekir.

Ayrıca, ikili kodlanmış ondalık sayıları kullanarak aritmetik işlemler yapmak her hanede 9’dan fazla olamayacağından biraz garip olabilir.

BCD’ye iki ondalık basamağın eklenmesi, sonraki bir sonraki 4-bit’lik gruba eklenmesi gereken 1 olası bir taşıma biti oluşturacaktır.

Eklenen taşıma biti olan ikili toplam 9 (1001) ‘e eşit veya daha küçük ise, karşılık gelen BCD basamağı doğrudur.

Ancak ikili toplam 9’dan büyük olduğunda sonuç geçersiz bir BCD basamağıdır.Bu nedenle, BCD numaralarını saf ikiliye dönüştürmek, gerekli ekleme işlemini gerçekleştirmek ve ardından sonuçları görüntülemeden önce geri BCD’ye dönüştürmek daha iyidir.

Bununla birlikte, hem mikroelektronik hem de bilgisayar sistemlerinde bir BCD kodlama sisteminin kullanılması, ikili kodlu ondalık basamağın bir veya daha fazla 7 segmentli LED veya LCD ekranlarda gösterilmesinin amaçlandığı ve çok sayıda popüler tümleşik devrenin bulunduğu durumlarda özellikle kullanışlıdır.

Yaygın olarak kullanılan bir IC(entegre devreler), BCD çıkışları ile birlikte 10’luk bir bölünmüş sayaç üretmek için birlikte kullanılabilecek bağımsız 2’ye bölme ve 5’e bölünme sayaçları içeren 74LS90 asenkron sayaç/bölücüdür.

Bir diğeri, temel 74LS90’ın çift versiyonu olan 74LS390’dır ve ayrıca bir BCD çıkışı üretmek üzere yapılandırılabilir.

Ancak en yaygın kullanılan BCD kodlu IC’ler 74LS47 ve 74LS48 BCD’den 7 segmentli kod çözücü/sürücüye sahiptir, bu bir sayacın 4 bitlik bir BCD kodunu dönüştürür, vb.

Ayrı bölümleri çalıştırmak için gereken 7 segmentli bir LED ekran görüntü koduna dönüştürür.

Her iki IC de işlevsel olarak aynı olsa da, 74LS47, ortak anot ekranlarını sürmek için aktif-düşük çıkışlara sahipken 74LS48, ortak katot ekranlarını sürmek için aktif-yüksek çıkışlara sahiptir.

İkili Kodlu Ondalık Kod Çözücü Entegre Devresini resim üzerinde görebilirsiniz.

İkili Kodlu Ondalık Sayılar Özet :

Burada İkili Kodlanmış Ondalık veya BCD’nin, tam sayı ve kesirli kısımlarda ikili eşdeğeri ile değiştirilen her bir ondalık basamağa sahip bir ondalık basamağın 4 bitli ikili kod gösterimi olduğunu gördük.

BCD Kodu, 0 – 9 arasındaki ondalık basamağı temsil etmek için dört bit kullanır.

Örneğin, ondalık sayıları 0 – 9 aralığında (bir basamak) görüntülemek istiyorsak, 4 veri bitine (bir uç), 0 ila 99 arasında bir sayıya (iki uç) basamağa ihtiyacımız olacaktı) ve 8 bit’e (bir bayt), 0’dan 999’a kadar ondalık sayılara (üç basamak) ihtiyacımız olacak, 12 bit’e vb. ihtiyaç duyacaktık.

Bir baytın 00 – 99 aralığında bir BCD numarasını tutmasına izin veren iki BCD hanesini saklamak veya görüntülemek için tek bir baytın (8 bit) kullanılması, paketlenmiş BCD olarak bilinir.

Standart ikili kodlu ondalık rakamlar , genel olarak, en önemli bitten (MSB) başlayan ve en az anlamlı bit’e (LSB) doğru ilerleyen farklı bitlerin ağırlıklarını temsil eden 8, 4, 2 ve 1 sayılı bir ağırlıklı 8421 BCD kodu olarak bilinir.

Bir BCD kodunun bitlerinin ayrı pozisyonlarının ağırlıkları şunlardır: 23 = 8, 22 = 4, 21 = 2, 20 = 1.

İkili Kodlu Ondalık sistemin temel avantajı, ondalık sayıları saf ikili sisteme kıyasla ikili sayılara dönüştürmenin hızlı ve verimli bir sistem olmasıdır.Ancak BCD kodu, 4 bit durumların (10 – 16) çoğu kullanılmadığı ancak ondalık göstergelerin önemli uygulamalara sahip olması nedeniyle zahmetlidir ve gereksizlerdir bu konuda.

İKİLİ ONDALIK RAKAMLAR SONUÇ :

Bugün İkili Ondalık Rakamlar Nedir adlı yazımızla karşınızdaydık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

İşaretli Binary(İkilik) Rakamlar Nedir ? | Endüstriyel Otomasyon Eğitimi

İŞARETLİ BİNARY RAKAMLAR NEDİR ?

İşaretli binary rakamlar nedir ? İşaretli binary rakamlar nerelerde ve nasıl kullanılırlar ? İşaretli binary rakamların diğerlerinden farkı nedir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız İşaretli Binary Rakamlar Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

İŞARETLİ BİNARY RAKAMLAR

Matematikte pozitif sayılar (sıfır dahil) işaretsiz sayılar olarak gösterilir.Pozitif sayılar olduklarını göstermek için + işaretini önüne koymadık.

Ancak, negatif sayılarla uğraşırken sayının değerinde negatif olduğunu ve pozitif işaretsiz bir değerden farklı olduğunu ve işaretli  ikili sayılar için de aynı olduğunu göstermek için sayının önünde bir ‘-‘  işareti kullanırız.

Bununla birlikte, dijital devrelerde, sayısal sistemler “0” ve “1” olarak gösterilen ikili sayılarla çalıştığından bir sayıya artı veya eksi işareti koymak için bir hüküm yoktur.

Mikroelektronikle birlikte kullanıldığında, bir bit (BInary digiT‘in daralması) olarak adlandırılan bu “1” ve “0”lar, bayt veya sözcük gibi ortak adlarla atıfta bulunulan birkaç aralıkta sayı sayısına düşerler.

Daha önce bir 8-bit ikili sayısının (bir bayt) 0 (000000002) ila 255 (111111112) arasında değişen bir değere sahip olduğunu görmüştük, yani tek bir 8-bit bayt oluşturan 28 = 256 farklı bit kombinasyonundan bahsedebiliyorduk.

Örneğin, örneğin: 010011012 = 64 + 8 + 4 + 1 = 7710 gibi işaretsiz bir ikili sayıdır.

Ancak, Dijital Sistemler ve bilgisayarlar da pozitif sayıları olduğu kadar negatif sayıları da kullanabilmelidir ve kullanmaktadır.

Matematiksel sayılar genellikle, işaretin sayının pozitif, (+) veya negatif (-) sayının büyüklüğünü belirten değerle (-), örneğin 23, + 156 veya -274 gibi kullanılır.

Sayıların sunulduğu bu moda “işaret büyüklüğü/önemi” olarak adlandırılır, çünkü en soldaki sayı işareti ve kalan basamakları belirtmek için kullanılabilir.

İşaret büyüklüğü gösterimi, en basit gösterimlerden birisidir ve sıfırın her iki yanında pozitif ve negatif sayıları temsil etmenin en yaygın yöntemlerinden biridir.

Bu nedenle, negatif sayılar basit bir şekilde karşılık gelen pozitif sayının işaretini değiştirerek elde edilir, çünkü her bir pozitif veya işaretsiz sayı, örneğin +2 -> -2, +10 -> -10 vb. gibi kullanılmaktadır.

Ancak elimizde sadece sıfırdan oluşan bir grup varsa işaretli ikili sayıları nasıl ifade ederiz?

İkili rakamların veya bitlerin yalnızca “1” veya “0” olmak üzere iki değerinin olduğunu biliyoruz ve bizim için uygun bir işaret, aynı zamanda “+” veya “-“ olmak üzere sadece iki değere sahiptir.

Ardından, işaretli bir ikili sayının değerini artı ya da eksi olarak belirtmek için tek bir bit kullanabiliriz. Yani bir ikili sayı pozitif (+n) ve negatif (-n) ikili sayıyı temsil etmek için bunları bir işaret ekleyerek kullanabiliriz.

İşaretli ikili sayılar için en önemli bit (MSB) işaret biti olarak kullanılır.

Eğer işaret biti “0” ise, bu sayı değerinde pozitif demektir.Eğer işaret biti “1” ise, sayı değeri negatiftir.

Sayıdaki geri kalan bitler, normal işaretli ikili sayı formatı biçiminde ikili sayının büyüklüğünü temsil etmek için kullanılır.

Ardından İşaret ve Büyüklük (SM) gösteriminin “n” toplam bitini iki bölüme ayırarak pozitif ve negatif değerleri sakladığını görebiliriz;

Burada bir bit sadece işaret için kullanılır ve geri kalan kısımlar ise sayıyı ifade eder.

İşaretli binary rakamlar nedir

Örneğin, 53 sayısını aşağıdaki gibi 8 bitlik işaretli bir ikili sayı olarak şu şekilde ifade edebiliriz.

+53 = (0)(0110101)8 -> 0 : Pozitif işaret biti , 0110101 : Sayıyı ifade eden bitler

-53 =  (1)(0110101)8 -> 1 : Negatif işaret biti , 0110101 : Sayıyı ifade eden bitler

Buradaki dezavantaj, tam aralıklı bir n-bit işaretsiz ikili sayıya sahip olmadan önce, azalan bir basamak aralığı veren  n-1 bit işaretli ikili sayıya sahip olmamızdır:

-2(n-1) ila +2(n-1) arası

Örneğin: İşaretli bir ikili sayıyı temsil etmek için 4 bitimiz varsa, (İşaret biti için 1 bit ve sayı bitleri için 3 bit), o zaman işaret büyüklüğü göstergesinde temsil edebileceğimiz gerçek sayı aralığı şu şekilde olacaktır;

-2 (4-1) – 1’den   +2(4-1) – 1’e kadar.

-2(3) -1’den   +2(3)-1’e kadar ->>> -7 ila +7 arası

Daha önce, işaretsiz bir 4-bit ikili sayının aralığı onaltılık olarak 0 ila 15 ya da 0 ila F olabilirdi, şimdi -7 ila +7 kısaltılmış bir aralığa sahibiz.

Bu nedenle, işaretsiz bir ikili sayı tek bir işaret biti içermez ve bu nedenle en önemli bit (MSB) kullanılan bir işaret biti yerine sadece ekstra bir bit veya rakam olduğundan daha büyük bir ikili aralığa sahip olabilir.

Buradaki işaret büyüklüğü formunun bir başka dezavantajı, sıfır, +0 veya 00002 için pozitif bir sonuç ve sıfır, -0 veya 10002 için negatif bir sonuç elde edebileceğimizdir.Her ikisi de geçerlidir ancak hangisi doğrudur.

İşaretli İkili Sayılar Örnek 1:

İşaret büyüklüğünü kullanarak aşağıdaki ondalık değerleri işaretli ikili sayılara dönüştürün:

-1510 olarak 6 bitlik bir sayı ⇒ 1011112

+2310 6 bitlik bir sayı olarak ⇒ 0101112

-5610, 8 bitlik bir sayı olarak ⇒ 101110002

+8510 8 bitlik bir sayı olarak⇒ 010101012

-12710, 8 bitlik bir sayı olarak ⇒ 111111112

4 bitlik, 6 bitlik, 8 bitlik, 16 bitlik veya 32 bitlik işaretli bir ikili sayı için tüm bitlerin bir değere sahip olmaları gerektiğine dikkat edin, bu nedenle en soldaki işaret bitiyle boşlukları doldurmak için ilk veya en yüksek değer olan “1” arasında “0” kullanılır.

İkili sayının işaret büyüklüğü gösterimi, bu sistemi matematikte normal ondalık (taban10) sayılarla her zaman kullandığımızdan, işaretli ikili sayıları temsil etmek için kullanmak ve anlamak için basit bir yöntemdir.Burada ikili sayı negatifse önüne “1”, pozitif ise “0” eklenir.

Bununla birlikte, bu işaret büyüklüğü yönteminin kullanılması, aynı ikili değere sahip iki farklı bit paternin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Örneğin, +0 ve -0, işaretli 4-bit ikili sayı olarak sırasıyla 0000 ve 1000 olacaktır.Bu nedenle, bu yöntemi kullanarak, sıfır için iki temsil, pozitif sıfır (00002) ve ayrıca bilgisayarlar ve dijital sistemler için büyük komplikasyonlara neden olabilecek negatif sıfır (10002) olabileceğini görüyoruz.

İşaretli Binary(İkili) Sayının 1’e Tamamlayıcısı

1’in Tamamlayıcısı, negatif ikili sayıları işaretli bir ikili sayı sisteminde göstermek için kullanabileceğimiz başka bir yöntemdir.Birin tamamlayıcısında, pozitif sayılar (tamamlayıcı olmayanlar olarak da bilinir), işaret büyüklüğü sayılarındaki gibi değişmeden kalır.

Bununla birlikte, negatif sayılar, işaretsiz pozitif sayının tamamlayıcısı (ters çevirme) alınarak gösterilir.

Pozitif sayılar her zaman “0” ile başladığından, tamamlayıcı negatif sayıyı belirtmek için her zaman “1” ile başlar.

Negatif ikili sayının tamamlayıcısı, pozitif muadilinin tamamlayıcısıdır; bu nedenle, bir ikili sayının tamamlayıcısını almak için tek yapmamız gereken, sırasıyla her biti değiştirmektir.

Böylece, birin 1’e tamamlayıcısı “0”dır ve bunun tersi  de aynı şekilde geçerlidir.Bu durumda 100101002‘nin tamamlayıcısı sadece 011010112‘dir.

Dijital aritmetik veya mantık kod çözücü devreleri kurarken işaretli bir ikili sayının tamamlayıcısını bulmanın en kolay yolu tersinir sistemleri kullanmaktır.

Inverter , tersinir sistemler  doğal olarak bir komplement, tamamlama üretecidir ve 1’in gösterildiği gibi herhangi bir ikili sayının tamamlayıcısını bulmak için kullanılabilir.

1’in Inverterleri Kullanarak Tamamlayıcısını Bulma

Burada bir ikili sayı N’nin tamamlayıcısını bulmanın çok kolay olduğunu görebiliyoruz, çünkü tek yapmamız gereken 1’leri 0’lar ile 0’ları 1’ler arası bir eşdeğer vermek için değiştirmek.

Aynı zamanda, önceki işaret büyüklüğü gösterimi gibi, birin tamamlayıcısı ayrıca: -2(n-1) ve +2(n-1) -1 aralığındaki sayıları temsil etmek için n-bit notasyonuna da sahip olabilir.

Birin tamamlayıcı formatındaki bitsel gösterim, -7 ile +7 arasındaki ondalık sayıları temsil etmek için iki sıfır gösterimi ile kullanılabilir: 0000 (+0) ve 1111 (-0) önceki gibi.

Birin Tamamlayıcısını Kullanarak Toplama ve Çıkarma

Bir’in Tamamlayıcısının en önemli avantajlarından biri iki ikili sayının toplanması ve çıkarılmasıdır. Matematikte, çıkarma A – B gibi farklı şekillerde uygulanabilir, A + (-B) veya -B + A vb. ile aynıdır.

Bu nedenle, iki ikili sayının çıkarılması komplikasyonu ekleme kullanarak basitçe yapılabilir.

Daha önce ikili eklemenin normal ekleme ile aynı kurallara uyduğunu gördük, ancak ikili sistemlerde sadece iki bit (rakam) varolduğundan ve en büyük rakam “1”, (9’un en büyük Ondalık basamak olduğu gibi) olduğundan ikili toplama için olası kombinasyonlar aşağıdaki gibidir:

(0 0 1 1) +  (+ 0 + 1 + 0 + 1)  =   0 1 1 1 ← 0 (0 artı elde 1)

Eklenecek iki sayının her ikisi de pozitif olduğunda, toplam A + B, doğrudan toplamla (sayı ve bit işareti dahil) birlikte eklenebilirler çünkü tekli bitler birlikte eklendiğinde, “0 + 0” , “0 + 1” veya “1 + 0”, “0” veya “1” toplamıyla sonuçlanır.

Bunun nedeni, birlikte eklenmesini istediğimiz iki bitin farklı (“0” + “1” veya “1 + 0”) olması durumunda, sonuç “1” olur.

Benzer şekilde, birlikte eklenecek iki bit eşit olduğunda (“0 + 0” veya “1 + 1”), sonuç “0” olur, siz “1 + 1” e ulaşana kadar toplam 0 olur ve 1+1 durumunda  elde kalan 1 taşınır.

İki İkili Sayının Çıkarılması

Biri tamamlayıcıyı kullanarak birbirinden aşağıdaki iki sayıyı 115 ve 27 çıkarmak için 8 bitlik bir dijital sistem gerekir.Yani ondalıkta şu şekilde olur: 115 – 27 = 88.

Öncelikle iki ondalık sayıyı ikiliye dönüştürmeli ve 8 bitlik bir sayı (bayt) üretmek için baştaki sıfırı ekleyerek her sayının aynı sayıda bit içerdiğinden emin olmalıyız.

Bu nedenle:

İkili olarak 11510: 011100112

İkili olarak 2710: 000110112

Şimdi ilk ikili sayıyı (01110011) değiştirmeden ikinci ikili sayı (00011011) tamamlayıcısını bulmamız gerekiyor.Bu nedenle, 1’lerin tümünü 0’lara ve 0’ları 1’lere değiştirerek, 00011011’in tamamlayıcısı 11100100’e eşittir.

İlk sayıyı ve ikinci sayının tamamlayıcısını eklemek şunları verir:

01110011 + 11100100  ->>  (1) 01010111    Not : (1) olan elde olan artan rakamdır.

Dijital sistem 8 bit ile çalışacağı için, toplamın cevabını sağlamak için yalnızca ilk sekiz rakam kullanılır ve sadece son biti (bit 9) yok sayarız.

Bu bit bir “taşma/elde” bitidir.Elde, en önemli (en soldaki) sütununun toplamı ileriye doğru bir hareket oluşturduğunda ortaya çıkar.

Bu taşma veya elde biti tamamen göz ardı edilebilirdir veya hesaplamalarında kullanılmak üzere bir sonraki dijital bölüme geçirilebilir.Elde cevabın pozitif olduğunu gösterir.

Elde yoksa cevap negatiftir.

Yukarıdaki 8 bitlik sonuç: 01010111 (“1” eldesi iptal edildi) ve bir tamamlayıcı işleminden geri çevirmek için, şimdi birincinin tamamlayıcısı sonucuna “1” eklemek zorunda olduğumuz bir gerçek cevaba dönüştürmek için:

01010111 + 1  -> 01011000

Bu nedenle, 1’in ikili kodunda tamamlayıcı kullanılarak 115’ten (011100112) 27’nin (000110112) çıkarılmasının sonucu şu cevabı verir: 010110002 veya (64 + 16 + 8) = 8810 ondalık olarak.

Daha sonra, işaretli veya işaretsiz ikili sayıların, Birin Tamamlayıcısı ve ekleme işlemi kullanılarak birbirinden çıkarılabileceğini görebiliriz.

TTL 74LS83 veya 74LS283 gibi ikili eklentiler, iki adet 4-bit işaretli ikili sayı eklemek veya çıkarmak için kullanılabilir ya da bir araya getirme ile tamamlanan 8-bit eklentileri üretmek için birlikte basamaklandırılabilir.

İşaretli İkili Sayının İkiye Tamamlayıcısı

İkisinin Tamamlayıcısı ya da 2’inin Tamamlayıcısı olarak da adlandırıldığı gibi, tamamlayıcı işaret büyüklüğü ve birin tamamlayıcı formu gibi başka bir yöntem olup işaretli bir ikili sayı sisteminde negatif ikili sayıları temsil etmek için kullanabileceğimiz bir yöntemdir.

İkisinin tamamlayıcısında, pozitif sayılar, işaretsiz ikili sayılar gibi öncekiyle aynıdır.Bununla birlikte, negatif bir sayı, karşılık gelen pozitif eşdeğerine eklendiğinde sıfırla sonuçlanan bir ikili sayı ile ifade edilir.

İkinin tamamlayıcı biçiminde, negatif bir sayı, 2’nin pozitif sayının tamamlayıcısıdır, iki sayının A – B = A + (2’nin B tamamlayıcısı) olması, temelde daha önce olduğu gibi aynı işlemi kullanarak yağtığımız gibi birin tamamlayıcısıdır..

İkinin tamamlayıcısının öncekinin tamamlayıcısına göre en büyük avantajı, çift sıfır sorun olmaması ve ikisinin işaretli bir ikili sayının tamamlayıcısını oluşturmasının çok daha kolay olmasıdır.

Bu nedenle, sayılar ikinin tamamlayıcı biçiminde gösterildiğinde, aritmetik işlemlerin gerçekleştirilmesi daha kolaydır.

İki tamamlayıcıyı kullanarak iki 8 bitlik sayımız olan 115 ve 27’nin yukarıda bahsettiğimiz gibi ikili eşdeğerleri;

İkili olarak 11510: 011100112

İkili olarak 2710: 000110112                      

Sayılarımız 8 bit uzunluğunda olduğundan ilgili rakamları temsil etmek için 28 basamak vardır ve bu ikilide: 1000000002 veya 25610’dır.

(28)2 – 00011011 = 100000000 – 00011011 = 111001012

İkinci negatif sayının tamamlanması, çıkarma işlemi için iki sayının daha kolay bir şekilde eklenmesi anlamına gelir, bu nedenle toplam şu şekildedir: 115 + (2’nin 27 tamamlayıcısı):

01110011 + 11100101 = 10 010110002

Daha önce olduğu gibi, 9. taşma biti, yalnızca ilk 8 bit ile ilgilendiğimiz için göz ardı edilir, bu nedenle sonuç: 010110002 veya (64 + 16 + 8) = 8810 şeklinde olacaktır.

İşaretli İkili Sayılar Özeti

Negatif ikili sayıların en anlamlı bit (MSB) ile işaret biti olarak gösterilebileceğini gördük.

Bir n bit ikili sayı işaretliyse, en soldaki bit  dışındakiler sayıyı temsil etmek için kullanılır.

Örneğin, 4 bitlik bir ikili sayıda bu, gerçek sayıyı tutmak için sadece 3 bit bırakır.Bununla birlikte, ikili sayı işaretli değilse, tüm bitler sayıyı temsil etmek için kullanılabilir.

İşaretli bir ikili sayının gösterimi, genellikle işaret büyüklüğü notasyonu olarak adlandırılır ve işaret biti “0” ise, sayı pozitifdir.

Eğer işaret biti “1” ise, sayı negatiftir.İkili aritmetik işlemlerle uğraşırken, negatif sayının tamamlayıcısının kullanılması daha uygundur.

Tamamlama, negatif ikili sayıları temsil etmenin alternatif bir yoludur.Bu alternatif kodlama sistemi, basit toplama kullanarak negatif sayıların çıkarılmasını sağlar.

Pozitif işaret büyüklüğü sayıları her zaman sıfırla (0) başladığından, tamamlayıcısı, aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi negatif bir sayıyı belirtmek için her zaman bir (1) ile başlayacaktır.

4-bit İşaretli İkili Sayı Karşılaştırma Tablosu

Desimal İşaretli 1’e tamamlanması 2’ye tamamlama
+7 0111 0111 0111
+6 0110 0110 0110
+5 0101 0101 0101
+4 0100 0100 0100
+3 0011 0011 0011
+2 0010 0010 0010
+1 0001 0001 0001
+0 0000 0000 0000
-0 1000 1111
-1 1001 1110 1111
-2 1010 1101 1110
-3 1011 1100 1101
-4 1100 1011 1100
-5 1101 1010 1011
-6 1110 1001 1010
-7 1111 1000 1001

İşaretli tamamlayıcı ikili sayı biçimleri, 1’in tamamlayıcısını veya 2’nin tamamlayıcısını kullanabilir.1’in tamamlayıcısı ve 2’nin bir ikili sayının tamamlayıcısı, negatif sayıların gösterilmesine izin verdiği için önemlidir.

2’ye tamamlayıcı aritmetiği yöntemi, bilgisayarlarda negatif sayıları işlemek için yaygın olarak kullanılır, tek dezavantaj, negatif ikili sayıları işaretli ikili sayı biçiminde göstermek istiyorsak, daha önce sahip olduğumuz pozitif sayı aralığının bir kısmını bırakmak zorundayız.

İŞARETLİ BİNARY RAKAMLAR NEDİR SONUÇ:

Bugün İşaretli Binary Rakamlar Nedir adlı yazımızla karşınızdaydık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

Enkoder ve Enkoder Çeşitleri Nedir Geniş Anlatım | Otomasyon Eğitimi

ENKODER ve ÇEŞİTLERİ NEDİR ?

Enkoder nedir ? Enkoder çeşitleri nedir ? Enkoder nasıl kullanılır ? PPR nedir ? Enkoder frekans hesapları nedir ? Enkoder hız hesaplamaları nasıl yapılır ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Enkoder ve Enkoder Çeşitleri Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

ENKODER VE ÇEŞİTLERİ FULL ANLATIM

Enkoderler, bir motor şaftının konumunu veya hızını ve yönünü veya diğer mekanik hareketleri belirlemek için kullanılır.

Döner tabla konumlandırma, toplama ve yerleştirme, makine montajı, paketleme, robotik ve daha fazlası gibi çeşitli uygulamaların hassas kontrolü için gerekli bilgileri sağlarlar.

Türüne bakılmaksızın, tüm enkoderler konum kontrolü için referans noktası olarak kullanılan bir yönlendirme algılama yöntemi sağlar.

Bir enkoder (endüstriyel kontroller için), konum bilgilerini alan ve bu verileri diğer cihazlara aktaran özel bir sensördür Konum bilgisi üç teknolojiden biri kullanılarak belirlenebilir ; optik, manyetik veya kapasitif.

Optik enkoderler, standart enkoder tiplerinin en doğru olanıdır.Bir optik enkoder seçerken, enkoderin toz, titreşim ve endüstriyel ortamlarda ortak olan diğer koşullardan kaynaklanan kirlenmeyi önlemek için yerleşik ekstra korumalara sahip olması önemlidir.

Manyetik enkoderler, optik enkoderlerden daha sağlamdır ve genellikle kir, buhar, titreşim ve diğer faktörlerin optik enkoder performansını etkileyebileceği ortamlarda kullanılır.

Enkoder nedir ve nasıl çalışır

Manyetik enkoderler, optik enkoderlerin çözünürlüğünü veya doğruluğunu elde edemez.

Kapasitif enkoderler, endüstriyel algılama teknolojisi olarak göreceli olarak yeni gelenlerdir.Bu enkoderler manyetik enkoderler kadar dayanıklıdır ancak optik enkoderlerin yüksek çözünürlüklerini elde edemezler.

Bir enkoderin kullandığı algılama teknolojisinden bağımsız olarak, enkoder elektronik hareketini yapar ve bu hareketi endüstri standartında elektrik sinyallerine dönüştürür (resimdeki Elektriksel Çıkışları inceleyin).

Hafif görev, orta görev ve ağır görev, şafta ne kadar yük uygulanabileceğini belirtmek enkoderleri ayırt etmek için kullanılan terimlerdir.

Hafif hizmet tipi bir enkoder, şaft üzerinde sadece 10N (2.25 lbf) radyal kuvvet alabilir.Buna karşılık, ağır hizmet tipi bir enkoder, şaft üzerine 100N (22,5 lbf) radyal kuvvet uygulayabilir.

Çevresel derecelendirmelere göre, görev arttıkça daha da güçlendirilmiştir yeni nesil enkoderler.

Hafif görev enkoderleri tipik olarak IP40 ve IP50’dir (toz geçirmez); orta ve ağır işler enkoderleri IP65 (sıçrama korumalı) kadar yüksek olarak değerlendirilebilir.

Döner vs Doğrusal Enkoderler (Rotary vs Linear)

Enkoderler için iki temel geometri vardır -> doğrusal ve döner.

Döner ve doğrusal enkoderler benzer şekillerde çalışır.İsimlerin ima ettiği gibi, doğrusal enkoderler bir yol boyunca hareketi ölçer ve döner enkoderler dönme hareketini tanımlar.

Böylece uygulama hangi enkoderin işe en uygun olduğunu belirler.

Doğrusal bir enkoder genellikle bir ölçek (kodlanmış bir şerit) ve konum belirlemek için ölçeklerin kodlama arasındaki boşluğu okuyan bir algılayıcı “kafa” dan oluşur.

Doğrusal bir enkoderin çözünürlüğü, mesafe başına darbeler<-> palslar (inç başına darbeler (ppi), milimetre başına darbeler vb.) ile ölçülür.

Ölçek (kodlanmış şerit), içine veya üstüne gömülü işaretlerle, kafa tarafından okunan belirlenmiş bir çözünürlüğe sahiptir.100 ppi çözünürlüğe sahip doğrusal bir enkoder, hareketin her bir inçinde 100 işaret okuyacaktır.

Doğrusal enkoder çözünürlüğü ölçümünden farklı olarak, döner enkoder çözünürlüğü “satır sayısı” olarak da bilinen devir başına darbelerde (PPR) ölçülür.

Dönel enkoder genellikle bir iç kodlanmış diskten ve döner pozisyonu okumak için kullanılan bir algılama kafasından oluşur.Bir doğrusal enkoder daha çok bir ölçüm tekerleği gibi iken, doğrusal bir enkoder bir şerit metreye benzer.

100 ppr çözünürlüğe sahip bir döner enkoder her devir için kodlanmış diskinde 100 işaret okuyacaktır.

Artımlı ve Mutlak Enkoder (Incremental vs. Absolute)

Enkoderler artan ve mutlak stillerde gelir.

Doğrusal ve döner enkoderlar gibi, artımlı ve mutlak enkoderlar da benzerliklere sahiptir, ancak kablolama ve hareket tanımlamasında farklıdırlar.

Artımlı bir enkoder, şaftın nispi hareketi hakkında bilgi sağlamak için sadece darbeleri okur. Çalıştırıldığında konum hakkında hiçbir bilgisi yoktur; enkoder açıldığından beri şaftın ne kadar hareket ettiğini gösterebilir.

Bu pozisyon değişikliklerini elektriksel “darbelerle” raporlar.Bu darbe akışları ya tek kanallı (enkoderdan bir çıkış kablosu) ya da çift kanallı (iki kablo – ayrıca aşağıdaki “Quadrature” bölümüne de bakın) olabilir.

Artımlı bir enkoderi üzerinde numarasız bir şerit metre olarak düşünün, sadece onay işaretlerini hayal edin.Ne kadar uzağa gittiğinizi söyleyebilirsiniz, ancak bilinen bir noktadan ölçüm yapmadığınız sürece tam olarak nerede olduğunuzu bilmiyorsunuz gibi düşünebilirsiniz.

Quadrature Çıkışı Nedir?

Quadrature çıkışı, enkoder kasasının içindeki optik disk üzerinde, 90 derecelik faz kayması ile ayrılan iki farklı “slot” veya kanal seti (A ve B) kullanır (resim üzerinde görebilirsiniz).

Bu iki çıkış Açık veya Kapalı olabilir, bu da her çözünürlük segmentinde dört farklı “durum” ile sonuçlanır.Resim üzerinde, dörtlü çıktının dört farklı durumunu görebilirsiniz.

Zaman dilimi “a”: A = Kapalı ve B = Açık

Zaman dilimi “b”: A ve B her ikisi de Kapalı

Zaman dilimi “c”: A = Açık ve B = Kapalı

Zaman dilimi “d”: A ve B her ikisi de Açık

Bir dörtlü çıkış için çıkış zamanlama diyagramı, saat yönünde dönerken, A = ON, ardından B = ON gösterir.

Bu nedenle, devir başına 100 darbe (bir A kanalının veya B kanalının 100 slotu) çözünürlüğünde bir dörtlü enkoder aslında enkoderin her bir devri için 400 farklı durum üretecektir.

Bu yüzden dörtlü enkoderlara bazen x4 (4 kez) enkoderler denir.

A ve B’nin Açılması ve Kapanması, Enkoder şeması A = On, ardından B = On ve saat yönünde döndürüldüğünde enkoderin hangi yönde döndüğünü de gösterir.

Bu enkoder saat yönünün tersine döndürülürse, önce B Açık, sonra A Açık olur.

Enkoderler, dörtlü modeline göre yön tanımlarında farklılık gösterebilir.

Z-Pals veya İndeks Kanalı

Bazı artımlı enkoderler, İndeks Kanalı veya Z darbesi (sıfır konum darbesi) adı verilen başka bir kanala sahiptir.

Bu çıkış, enkoder devir başına bir kez darbeli ve enkoder diskin enkoder içindeki sabit sıfır konumunu geçtiğinde belirtmek için kullanılır.

Z-darbesi bir sayacı sıfırlamak için kullanılabilir veya çok hassas konumlandırma için kullanılabilir. Örneğin, geri besleme cihazı olarak artan enkoder kullanan bir servo sürücüyü düşünün.

Servo harici bir sinyale (bir yakınlık anahtarı, mekanik limit anahtarı vb.) sahiplik yapıyor olabilir ve daha sonra son derece hassas konumlandırma için enkoderin Z-pulsunun bir sonraki oluşumuna devam edebilir.

Genellikle, enkoderin Z-darbesi fabrika ayarlıdır ve taşınamaz.Bununla birlikte, birkaç enkoder ailesi, enkoderin gövdesinin kurulumdan sonra döndürülmesini veya “ayarlanmasını” sağlayan “servo montaj kelepçeleri” sunar, böylece Z-darbe sinyali bir makine fonksiyonuna göre istenen pozisyonda gerçekleşir.

Z-darbeli Zamanlama Diyagramı

Bu zamanlama şeması 5 PPR enkoder içindir.Z darbesinin B çıktısının tamamı boyunca açık kaldığına dikkat edin.

Buna karşılık, tek bir dönüş, döner, mutlak enkoder, ilk açıldığında bile tam olarak hangi açıda olduğunu bildirebilir.

Bu enkoderlar genellikle endüstriyel kontrol ve bir homing dizisini hızlı veya kolay bir şekilde gerçekleştiremeyen robotlardaki uygulamalar için kullanılır.

Mutlak bir enkoder bir pusula gibidir:

Standart bir mutlak enkoder, artımlı enkoderlara (ppr, ppi, vb.) benzer bir çözünürlüğe sahiptir.Yine de, yüksek hızlı pals akışlarının bir çıkışı yerine, bir ikili biçimde çıktı belirtilir.Maksimum enkoder çözünürlüğü = 2^n (burada n = enkoderin çıkış tellerinin sayısı) eşit olur.

Böylece, bir 4ppr enkoderda 2 çıkış, 8ppr enkoderda 3 çıkış var, 16ppr enkoderda 4 çıkış vardır vb. Enerji kesilirse, mutlak enkoderin her konumu, güç geri geldiğinde konumun gerçek değeri bilinecektir.

Tek dönüşlü mutlak enkoderlerin bir dezavantajı vardır: güç verildiğinde enkoderin kesin açısı açıktır, ancak çalıştırmadan önce yapılan dönüşlerin sayısı açık değildir.

Enkoder ve çeşitleri nedir

Çok dönüşlü mutlak enkoderlar bu sorunu çözmek için kullanılır.

Çok dönüşlü mutlak enkoderler genellikle, güç kapalıyken bile enkoderin döndüğünü izleyen bir pil veya süper kapasitöre sahiptir.Çok dönüşlü bir mutlak enkoder, devir başına bir kez artan bir ölçüm tekerleği gibidir.

Bu enkoderlar tipik olarak seri iletişime sahiptir ve konum bilgilerinin kodunu çözmek için özel alıcılar gerektirir.

Genelde, artımlı enkoderler yüksek hızlı girişlere bağlanmalıdır (her ne kadar yüksek hızlı pals dizisi üretmeyen PPR enkoderler olsa da).

Bununla birlikte, mutlak enkoderler, genel amaçlı Giriş/Çıkışlara bağlı olarak tasarlanmıştır.

Gri Kod(Gray Code)

Tek dönüşlü mutlak enkoderleri seçerken bir kez daha göz önünde bulundurun: çoğu enkoder standart ikili kodda sayılmaz.

İkili sayma yolunun normal olarak bir örneği:

Ondalık #  //  İkili Kod

12  // 01100

13  // 01101

14 //  01110

15 //  01111

16 //  10000

17 //  10001

18 //  10010

Ondalık 15’ten 16’ya geçişe dikkat edin:

5 basamağın tümü bir kerede durumu değiştirir.

PLC, bu geçiş gerçekleştiğinde girişleri okuyorsa, kötü bir değerin PLC tarafından geçici olarak kodu çözülebilir (en azından bir tarama için), çünkü her çıktı aynı anda anında değişebilir (fark nanosaniye olabilir).

Bir makinedeki çıkışlar enkoder konumuna göre açılıp kapatıldığında, bu büyük bir sorun yaratabilir. Bu çok sık olmayabilir, ancak PLC giriş görüntü tablosunu her taramada (yüzlerce, saniyede binlerce olmasa da) güncellediğinde, okuma pozisyonundaki herhangi bir aksaklık sorun olabilir.

Aynı anda birden fazla geçişi okumak için bu sorunla mücadele etmek için Gray Code geliştirilmiştir.

Gray Code, bir kerede yalnızca bir bit artış sağlayan özel bir tür ikilidir. Her geçişte yalnızca bir bit değiştiğinden, bir PLC’nin hatalı konum verilerinin kodunu çözmeye çalışması olasılığı çok daha düşüktür.

Ondalık #  // İkili Kod //  Gri Kod

0 //  0000 //  0000

1 //  0001 //  0001

2 //  0010 //  0011

3 //  0011 //  0010

4 //  0100 //  0110

5 //  0101 //  0111

6 //  0110 //  0101

7 //  0111 //  0100

Gray Kodunun tek dezavantajı, bit değişimi durumu olarak değeri tanımanın çok sezgisel olmamasıdır.Ancak, gray kodun kodunu çözme mantığı çok basittir ve minimum merdiven programlaması ile yapılabilir.

Artımlı Enkoderler İçin Elektrik Çıkışı

Artımlı enkoderler çeşitli tipte elektrik çıkışları sunar: Line Driver, NPN Open Collector veya Push-Pull (Totem Pole).

Bir Line Driver çıkışı diferansiyel bir sinyaldir ve kanal başına iki benzersiz çıkış kablosu gerektirir (Resimde görebilirsiniz).

Tipik kablo gösterimleri A, A- (A “değil”), B, B- (B “değil”) vs.’dir. Kanal A Açık olduğunda, A ve A- arasında pozitif voltaj vardır.

Kanal A KAPALI olduğunda, A ve A- arasında negatif voltaj farkı vardır.

Gerilim farkının büyüklüğü 2.5V’tan büyük olacaktır.

Aynısı B ve Z kanalları için de geçerlidir.

Line Drive çıkışları yüksek kalitede sinyal sağlar ve elektriksel gürültüye karşı oldukça bağışıklıdır.

Line Driver enkoderleri, sürücüyle donatılmış PLC veya hareket kontrol cihazı girişlerini kablolamak için çok basittir.

Her çıkış (A, B, Z) iki kablo, ayrıca güç kaynağı için iki kablo (genellikle 5VDC) gerektirir.

Artımlı enkoder hattı sürücüsü çıkışı, kanal başına iki benzersiz çıkış kablosu ve otomasyon sistemi Giriş/Çıkışa karşılık gelen iki giriş gerektirir.

İkinci bir çıkış tipi Açık Kollektördür (NPN transistörü).

NPN Açık Kollektör tip enkoderlerin “sink” akımı source (PNP) PLC girişlerinden gelir.

Sink ve source girişleri basitçe bir transistördeki akım akışına işaret eder.

Açık Kollektör enkoderlerinin A, B, Z ve 0V kabloları (ve elektronik devreyi çalıştırmak için +VDC için bir kablo) vardır.

NPN Açık Kollektör (sinking) enkoderler, ana PLC veya hareket kontrol cihazının PNP (source) girişlerine sahip olmasını gerektirir.

Açık kollektör enkoderlar genellikle geniş bir voltaj aralığını kabul eder.

Üçüncü tip enkoder çıkışı, Push-Pull çıkışı olarak da bilinen bir İtme-Çekme devresidir.

Push-Pull çıkışı, PLC’ye akım olarak source veya sink olarak verebilecek özel bir devredir.

Bu enkoder devresinin anahtarı, enkoderdeki transistör çiftidir.

Bir transistör Açık iken, diğeri Kapalı olarak çalışmaktadır.

PLC akım sağlarsa (PLC source veya PNP girişlerine sahipse), Push-Pull enkoder akımı alt transistörden geçirebilir.

PLC akımı sink (PLC sinking veya NPN girişleri var), enkoder akımı üst transistörden alır.

Hız Sınırlamaları

Döner enkoderler söz konusu olduğunda iki hız sınırlaması vardır ;  mekanik ve elektrik olarak.

 Mekanik hız sınırı, her bir ürün için sabit bir RPM değeridir; bu, enkoderin olası hasara uğramaksızın dayanabileceği maksimum hızdır.

Her enkoder ailesi için elektriksel hız limiti, enkoderin içindeki elektronik cihazların maksimum anahtarlama hızı (frekans tepkisi) tarafından uygulanır.

Elektriksel hız limiti şu formülle belirlenir:

Maksimum Elektriksel Hız = (Maksimum Frekans Cevabı / devir başına dönüş) x 60sn/dak

Maksimum Frekans Tepkisi, her enkoder ailesi için sabit bir sayıdır (Hertz cinsinden).Bu durum aslında elektronik cihazların fiziksel olarak Off (Kapalı) ve On (Açık) arasında değişebilmesini ifade eder.

Maksimum Elektrik Hızı PPR’a bağlı olduğundan, her enkoderin belirli bir enkoder ailesi için çözünürlüğü farklı bir Maksimum Elektrik Hızına sahiptir.

Örneğin, 5000 RPM’de dönen bir 3 PPR enkoder 250Hz’de darbeler üretirken, 5000 PRM’de dönen 1000 bir PPR enkoder çok daha yüksek 83 kHz hızında darbeler üretir.

1000 PPR enkoder, 3 PPR enkoderden çok daha düşük bir maksimum hıza sahiptir.

Hız üzerindeki mekanik bir limit, birçok enkoder için tipiktir, ancak bir uygulama yüksek hız veya yüksek çözünürlük gerektiriyorsa, enkoderin hem mekanik hem de elektriksel hız limitlerinin dikkate alınması gerekir.

İki maksimum hızın düştüğü bir enkoderin, gitmesine izin verilen en yüksek hızdır.

Örneğin, belirli bir enkoder 3000 RPM Maksimum Mekanik Hıza sahip olabilir.Maksimum Frekans Tepkisi (elektrik hızı) 100 kHz olabilir.

Bu nedenle, bu enkoderin elektroniklerin hızına göre dönebildiği en yüksek hız;

(100kHz/100 PPR) x 60s/dak = 60.000 RPM’dir.

Bu da 3.000 RPM’nin mekanik sınırından çok daha yüksektir.Bu enkoder 3.000 PRM’den (mekanik limit) daha hızlı döndürülmemelidir.

Yukarıdaki bilgiler çoğunlukla artımlı enkoderlere yönelik olsa da, aynı hesaplamalar mutlak enkoderler için de geçerlidir.

Mutlak enkoderler için ekstra bir husus, genel amaçlı DC girişlerinin yüksek hızlı girişler olmamasıdır, bu nedenle genel amaçlı DC giriş kartlarının Kapalı-Açık ve Açık-Kapalı yanıt süreleri, mutlak enkoderin frekans değiştirme hızını enkoderdan daha fazla sınırlayabilir.

ENKODER ve ÇEŞİTLERİ NEDİR SONUÇ :

Bugün Enkoder ve enkoder çeşitleri nedir adlı yazımızı sizlerle paylaştık.Umuyorum faydalı bir yazı olmuştur sizler adına.

İyi Çalışmalar

Binary – Hex – Desimal – Octal Rakamlar – Genel Özet

BİNARY – HEX – DESİMAL – OCTAL GENEL ÖZET

Binary rakamlar , hex rakamlar , desimal ve octal rakamlar nedir ve birbirlerinden farkları nedir ? Birbirlerine nasıl dönüştürülürler ? Daha önceki yazılarımızda ayrı ayrı açıkladığımız bu rakamlar ile ilgili kısa bir özet yazımızı bugün sizlerle paylaşıyoruz.

Başlayalım.

BİNARY – HEX – DESİMAL – OCTAL ÖZET

Bir devre türünde kullanılan numaralandırma sistemi, başka bir devre tipinden farklı olabilir; örneğin, bir bilgisayarın hafızası, onluk sayıları kullanırken bir bilgisayarın hafızası onaltılık sayıları kullanır.

Ardından, bir sayı sisteminden diğerine dönüşüm, dört ana aritmetik form ile çok önemlidir.

Ondalık – Ondalık numaralandırma sistemi 10 tabanına (Mod-10) sahiptir ve ondalık sayı değerini temsil etmek için 0 – 9 arasındaki rakamları kullanır.

İkili – İkili numaralandırma sistemi 2 (MOD-2) tabanına sahiptir ve ikili sayı değerini temsil etmek için sadece “0” ve “1” rakamlarını kullanır.

Sekizli Sekizli numaralandırma sistemi 8 tabanına (MOD-8) sahiptir ve sekizli bir sayı değerini temsil etmek için 0 ile 7 arasında 8 rakam kullanır.

Onaltılık – Onaltılık numaralandırma sistemi 16 (MOD-16) tabanına sahiptir ve bir sayı değerini temsil etmek için toplam 16 sayısal ve alfabetik karakter kullanır.Onaltılık sayılar, 0 – 9 arasındaki rakamlardan ve ardından devam eden A – F harflerinden oluşur.

Uzun ikili sayıları hem okumak hem de yazmak zordur ve genellikle daha kolay anlaşılan veya kullanıcı dostu bir sisteme dönüştürülür.

İkili sayılara dayanan en yaygın iki türev, her ikisi de bir byte (8-bit) ya da bir kelime (16-bit) ile sınırlı olarak, Sekizli ve Onaltılık sayı sistemleridir.

Sekizli sayılar, 3-bitlik ve onaltılık sayılar grupları ile birlikte 4-bitlik gruplar halinde temsil edilebilir, bu bitlerin gruplanması ekran veya çıktılarda elektronik veya bilgisayar sistemlerinde kullanılır.

İkili sayıların birlikte gruplanması, programlama talimatlarında ve Assembly Dili gibi kontrolde kullanılan Makine Kodunu temsil etmek için de kullanılabilir.

Çeşitli Ondalık, İkili, Onaltılık ve Sekizli sayılar arasındaki karşılaştırmalar aşağıdaki tabloda verilmektedir.

Sayısal Sayısal Sistem Karşılaştırma Tablosu

Taban,bByte – 8 Bit Word – 16 Bit
Desimal0-25510 0-6553510
Binary00000000-1111111120000000000000000
11111111111111112
Hexadecimal 00-FF16 0000-FFFF16
Octal 000-3778 000000-1777778

Yukarıdaki tablodan Onaltılık sayı sisteminin tek bir 16 bit kelime uzunluğunu ifade etmek için sadece dört rakam kullandığını ve bunun sonucunda dijital, mikro elektronik ve bilgisayar sistemleri için en sık kullanılan Taban Numaralandırma Sistemi olduğunu görebiliriz.

BİNARY – HEX – DESİMAL – OCTAL SONUÇ :

Bugün Binary – Hex – Desimal – Octal rakamlar ile ilgili özet bir yazıyı sizlerle paylaştık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

Octal Rakamlar ve Dönüşümleri Nedir | Endüstriyel Otomasyon Eğitimi

OCTAL RAKAMLAR NEDİR ?

Octal rakamlar nedir ? Octal rakamların tabanı nedir ? Octal tabanlar nerelerde ve nasıl kullanılır ? Octal tabanların dönüşümleri nasıl yapılır ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Octal Rakamlar Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

OCTAL RAKAMLAR

Octal Numaralandırma Sistemi, prensip olarak önceki onaltılık numaralandırma sistemine çok benzerdir, ancak Octal’da, ikili bir sayı, bir grup veya 000 (0) ve 111 (4 + 2 + 1 = 7) arasında ,farklı değere sahip olan bit seti ile, sadece 3 bitlik gruplara ayrılır.

Bu nedenle sekizli sayılar sadece “8” hane aralığına sahiptir (0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7) ve bu şekilde 8 tabanlı numaralandırma sistemi olarak adlandırılırlar ve bu nedenle  de q<-> taban “8”e eşittir.

Daha sonra, bir Sekizli Numaralandırma Sisteminin temel özellikleri, her rakamın en az anlamlı bitten (LSB) başlayarak sadece 8 olan bir değere sahip olduğu, 0 ila 7 arasında sadece 8 farklı sayma hanesi olmasıdır.

Hesaplama işlemleri adına ilk başlarda , sekizli sayılar ve sekizli sayma sistemi giriş ve çıkışları saymak için çok popülerdi, çünkü sistemler sekiz sayılarla çalıştığından, girişler ve çıkışlar her seferinde sekiz bayt sayıldı.

Bir Sekizli Sayı sisteminin temeli, sistemde kullanılan bireysel sayıların sayısını da temsil eden 8 (taban-8) olduğundan, alt simge (8), sekizlik olarak ifade edilen bir sayıyı tanımlamak için kullanılır. Örneğin, sekizli bir sayı şöyle ifade edilir: 2378

Tıpkı onaltılık sistem gibi, “sekizli sayı sistemi”, büyük ikili sayıları daha kompakt ve daha küçük gruplara dönüştürmenin kolay bir yolunu sağlar.

Bununla birlikte, bu günlerde, sekizli sayı sistemi, daha popüler olan onaltılık sayı sisteminden daha az kullanılır ve dijital taban sayı sistemi olarak neredeyse ortadan kalkmıştır.

ASCII Tablosu hex octal desimal dönüşümleri

Sekizli Sayıların Gösterimi

MSB                                                                                                  LSB

88 87 86 85 84 83 82 81 80
16M 2M 262K 32K 4K 512 64 8 1

Sekizli sayı sistemi yalnızca sekiz basamak (0 ila 7) kullandığından, 8’in üzerinde kullanılan hiçbir rakam veya harf yoktur, ancak onluktan sekizli ve ikiliye, ikiliden sekizliye dönüşüm, daha önce onaltılık için gördüğümüz aynı kalıbı izler.

Sekizde 7’nin üzerinde saymak için başka bir sütun eklememiz ve onaltılık haliyle benzer bir şekilde yeniden başlamamız gerekir.

0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 20, 21….

Yine de kafanız karışmasın, 10 veya 20, on veya yirmi DEĞİL,  1+ 0 ve 2 + 0 octal olarak onaltılık ile aynıdır.

İkili ve sekizli sayılar arasındaki ilişki aşağıda verilmiştir.

Sekizli Sayılar

Desimal 3-Bit Binary Octal
0 000 0
1 001 1
2 010 2
3 011 3
4 100 4
5 101 5
6 110 6
7 111 7
8 001000 10(1+0)
9 001001 11(1+1)

Şeklinde devam edip gitmektedir.

Burada 1 sekizlik sayı veya rakamın 3 bite eşdeğer olduğunu görebiliriz ve iki sekizlik sayı ile 778, ondalık sayılarda 63’e ve üç sayı, 7778 -> 511’e ve dört sekizlik sayı ile 77778  4095’e kadar sayılabilir.

Sekizli Sayılar Örnek 1 :

Önceki 11010101110011112 numaralı ikili kodumuzu kullanarak bu ikili sayıyı sekizlik eşdeğerine (taban2’den taban8’e) dönüştürün.

İkili Rakam Değeri 001101010111001111

Bitleri üç başlangıçta gruplayın -> sağ taraftan: 001 101 010 111 001 111

Sekizli Sayı formu -> 1 5 2 7 1 78

Bu nedenle, İkili formundaki 0011010101110011112, Octal formundaki 1527178 veya binary cinsinden 54735’e eşdeğerdir.

Sekizli Sayılar Örnek 2:

Sekizli sayı 23228‘i ondalık sayı eşdeğerine (taban8’den taban10’a) dönüştürün.

Sekizli Rakam Değeri 23228

Polinom biçiminde = (2 × 83) + (3 × 82) + (2 × 81) + (2 × 80)

Sonuçlar= (1024) + (192) + (16) + (2)

Ondalık sayı formu eşittir: 123410

Octal başka bir dijital numaralandırma sistemi olsa da, bugünlerde çok az kullanılmaktadır, bunun yerine daha yaygın kullanılan Onaltılık Numaralandırma Sistemi daha esnek olduğu için kullanılmaktadır.

OCTAL RAKAMLAR NEDİR SONUÇ :

Bugün Octal Rakamlar Nedir adlı yazımızı sizlerle paylaştık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

Hexadecimal Rakamlar ve Dönüşümleri Nedir ? | Endüstriyel Otomasyon Eğitimi

HEXADECİMAL RAKAMLAR NEDİR ?

Hexadecimal rakamlar nedir ? Hexadecimal rakamlar binary ve desimal rakamlara nasıl dönüştürülür ? Hex taban ve hex gösterim nedir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Hexadecimal Rakamlar Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

HEXADECİMAL RAKAMLAR

İkili sayıların bir ana dezavantajı, büyük bir ondalık taban sayısının eşdeğerinin rakamsal olarak oldukça uzun olabilmesidir.

Bilgisayarlar gibi büyük dijital sistemlerle çalışırken, özellikle 16 veya 32-bit’lerle çalışırken hata yapmadan hem okumayı hem de yazmayı zorlaştıran 8, 16 ve hatta 32 haneden oluşan ikili sayıları görmek oldukça yaygındır.

Bu sorunun üstesinden gelmenin en yaygın yollarından biri ikili sayıları dört bitlik (4 bitlik) gruplar halinde ayarlamaktır.Bu 4 bitlik gruplar, hexadecimal yani onaltılık Sayılar adı verilen ve bilgisayar gibi dijital sistemlerde de yaygın olarak kullanılan başka tür bir numaralandırma sistemini kullanır.

Onaltılık Sayılar

“Onaltılık” veya basitçe “Hex” numaralandırma sistemi, 16’lık sistem tabanını kullanır ve uzun ikili değerleri temsil etmek için popüler bir seçimdir, çünkü formatları, 1’lerin ve 0’ların uzun ikili dizilerine kıyasla oldukça kompakt ve anlaşılması daha kolaydır.

16’lık taban sistemi olarak, onaltılık numaralandırma sistemi bu nedenle, 0 ila 15 arasında bir sayı kombinasyonuyla 16 (onaltı) farklı hane kullanır.Başka bir deyişle, 16 olası basamak sembolü vardır.

Bununla birlikte, 10, 11, 12, 13, 14 ve 15 ondalık sayılarının normal olarak iki bitişik simge kullanılarak yazılmasından kaynaklanan bu sayısal gösterim yönteminin kullanılmasıyla ilgili potansiyel bir sorun vardır.

Örneğin, onaltılık olarak 10 yazarsak, onluk ondalık sayı veya ikilik ikili sayı (1 + 0) anlamına mı geliyor?

Bu zor sorunu çözmek için ön değerlerini tanımlayan onaltılık sayılarda on sayısı da dahil sırasıyla A, B, C, D, E ve F (10,11,12,13,14,15) büyük harfleriyle değiştirilir.

Onaltılık Sayı Sisteminde, 0 – 9 arasındaki sayıları ve en az önemli basamağa sahip olan İkili ya da Onlu sayı eşdeğerini temsil etmek için A – F büyük harflerini kullanırız.

Daha önce söylediğimiz gibi, ikili sayıların okunması oldukça uzun ve zor olabilir, ancak bu büyük ikili sayıları yazmaları ve anlamalarını kolaylaştırmak için eşit gruplara bölerek hayatı daha kolaylaştırabiliriz.

Örneğin, aşağıdaki ikili rakam grubu 1101 0101 1100 11112‘nin hepsi birlikte toplandığında 11010101110011112‘ye göre okunması ve anlaşılması daha kolaydır.

Ondalık numaralandırma sisteminin günlük kullanımında, milyonlar veya trilyon gibi çok büyük bir sayı elde etmek için sağ taraftan üç basamaklı veya 000’lerden oluşan gruplar kullanırız, bu da bizim için kolaylaşır ve aynısı dijital sistemlerde de geçerlidir.

Onaltılık Sayılar sadece ikili ya da ondalık kullanmaktan daha karmaşık bir sistemdir ve çoğunlukla bilgisayarlarla ve bellek adres konumlarıyla uğraşırken kullanılır.İkilik bir sayıyı 4 bitlik gruplara bölerek, her grup veya 4 hane grubu artık “0000” (0) ve “1111” (8 + 4 + 2 + 1 = 15) arasında olası bir değere sahip olabilir.

0 ile 15 arasında toplam 16 farklı sayı kombinasyonu vardır ve aynı zamanda “0”ın da geçerli bir rakam olduğunu unutmayın.

İkili Sayılarla ilgili ilk yazımızda, 4 bitlik bir hane grubunun “nibble” olarak adlandırıldığını ve onaltılık bir sayı üretmek için 16 bitin de gerekli olduğunu düşündüğümüzden, onaltılık bir sayıyı nibble (16 bit = 4 nibble) olarak düşünülebilir veya bir byte 8 bite eşit olduğundan bir nibble’ı da yarım bayt olarak düşünebiliriz.

Ardından, 00 ile FF arasında değişen bir sayı üretmek için iki byte gerekir.

Ayrıca, ondalık sistemde 16, dördüncü kuvvetin 2 (yani 24) olması nedeniyle, 2 ve 16 sayıları arasında doğrudan bir ilişki vardır, böylece bir onaltılık iki üzeri 4’e  eşit bir değere sahiptir, bu yüzden q eşittir “16 ” diyebiliriz.

hexadecimal rakamlar nedir

Bu ilişki nedeniyle, ikili sayıdaki dört hane tek bir onaltılık hane ile gösterilebilir.Bu, ikili ve onaltılık sayılar arasında dönüşümü çok kolaylaştırır ve onaltılık sayılarla daha az sayıdaki büyük ikili sayıları yazmak için kullanılabilir.

0 ila 9 arasındaki sayılar hala orijinal ondalık sistemdeki gibi kullanılır, ancak 10 ila 15 arasındaki sayılar şimdi A’dan F’ye kadar olan alfabenin büyük harfleriyle temsil edilir ve ondalık, ikili ve onaltılık arasındaki ilişki aşağıda verilmiştir.

Desimal 4-Bit Binary Hexadecimal
0 0000 0
1 0001 1
2 0010 2
3 0011 3
4 0100 4
5 0101 5
6 0110 6
7 0111 7
8 1000 8
9 1001 9
10 1010 A
11 1011 B
12 1100 C
13 1101 D
14 1110 E
15 1111 F
16 0001000 10(1+0)

Ve bu şekilde ilerlemeye devam eder.

Yukarıdaki 1101 0101 1100 11112 numaralı orijinal ikili sayıyı kullanarak bu, daha önce sahip olduğumuz 1 ve 0’lardan oluşan uzun bir sıradan daha kolay okunması ve anlaşılması daha kolay olan eşdeğer onaltılık bir D5CF(1101 0101 1100 1111) sayısına dönüştürülebilir.

Böylece onaltılık gösterim kullanılarak, dijital sayılar daha az rakam kullanılarak ve daha az hata oluşma olasılığı ile yazılabilir.

Benzer şekilde, onaltılık temelli sayıları tekrar ikiliye dönüştürmek tersine bir işlemdir.

O zaman Onaltılık Sayı Sisteminin temel özellikleri, 0’dan F’ye kadar 16 farklı sayma basamağı olması ve her basamağın en az anlamlı bitten (LSB) başlayan 16 ağırlığa veya değerine sahip olmasıdır.

Onaltılık sayıları İkili sayılardan ayırmak için, asıl Onaltılık Sayı değerinden (#D5CF veya $D5CF) önce bir “#”, (Hash) veya “$” (Dolar işareti) öneki kullanılır.

Onaltılık bir sistemin tabanı, sistemde kullanılan ayrı sembollerin sayısını da temsil eden 16 olduğundan, alt simge (16) onaltı olarak ifade edilen bir sayıyı tanımlamak için kullanılır.

Örneğin, önceki örnekte ki onaltılık sayı şu şekilde ifade edilir: D5CF16

Onaltılık Sayıları Kullanarak Sayma

Şimdi 4 ikili hanenin nasıl onaltılık bir sayıya çevrileceğini biliyoruz.Fakat eğer 4’ten fazla ikili basamağa sahip olsaydık, son F harfinin ötesinde onaltılık sayımı nasıl hesaplardık?

Basit cevap, aşağıdaki gibi bir başka 4 bitlik setle tekrar başlamaktır.

0… -… 9, A, B, C, D, E, F, 10… -… 19, 1A, 1B, 1C, 1D, 1E, 1F, 20, 21….

Kafayı karıştırmayın, on veya yirmi değil, onaltılık olarak 1 + 0 ve 2 + 0 olur.Aslında yirmi hex olarak bile yok.

İki onaltılık sayılarla, ondalık sayı 255’e eşit olan FF’ye kadar sayabiliriz.Aynı şekilde, FF’den daha yüksek saymak için sola üçüncü bir onaltılık basamak ekleyeceğiz, böylece ilk 3-bit onaltılık sayı 10016 , (25610) ve Sonuncusu FFF16 (409510) olacaktır.

En fazla 4 basamaklı onaltılık sayı, ondalık sayı değerinde 65.535’e eşit olan FFFF16‘dır.

Onaltılık Sayıların Gösterimi

MSB                                                                                                     LSB 

168 167 166 165 164 163 162 161 160
4.3G 2.6G 16M 1M 65K 4K 256 16 1

Ondalık ve ikili sayıları onaltılık bir sayıya dönüştürmek için ek onaltılık sayılar eklemek, dönüştürülecek 4, 8, 12 veya 16 sayı hanesi varsa, çok kolaydır.

Ancak, ikili bitlerin sayısı dördün katı değilse, MSB de en önemli biti, MSB’nin soluna da ekleyebiliriz.

Örneğin, 110010110110012, yalnızca üç onaltılık basamak için büyük, dört on altılık sayı için çok küçük olan on dört bitlik bir ikili sayıdır.

Bunun cevabı, dört bitlik ikili bir sayı veya katlarının tam bir katına sahip olana kadar en çok soldaki ek sıfırları eklemektir.

İkili Sayıya Ek 0’lar Ekleme

Binary 0011 0010 1101 1001
Hex 3 2 D 9

Onaltılık Sayının en büyük avantajı, çok kompakt olmasıdır ve 16 tabanının kullanılması, verilen bir sayıyı temsil etmek için kullanılan basamak sayısının genellikle ikili ya da ondalık sayıdan daha az olduğu anlamına gelir.Ayrıca, onaltılık sayılarla ikili sayı arasında dönüşüm yapmak hızlı ve kolaydır.

Onaltılık Sayılar Örnek 1 :

1110 10102 İkilik değerini Onaltılık sayı eşdeğerine dönüştürün.

Çözüm : (1110) ve (1010)

Bu durumda 1110 = 14 desimal’e ve 1010 ise 10 desimal’e eşittir.

Desimalleri Hex’e çevirelim , 14 = E ve 10 = A

Bu durumda ; 1110 1010= #EA16

Onaltılık Sayılar Örnek 2:

#3FA716  Hex değerini Binary eşdeğerine ve aynı zamanda desimal olarak değerlerine dönüştür.

#3FA716   = 0011 1111 1010 01112

 = (8192 + 4096 + 2048 + 1024 + 512 + 256 + 128 + 32 + 4 + 2 + 1)

 = 16.29510

Ardından, 16.295 Ondalık sayısı şu şekilde temsil edilebilir: –

Onaltılık # 3FA716  veya0011 1111 1010 01112  İkilik

Onaltılık Sayılar Özeti

Hex veya Onaltılık sayı sistemi, bilgisayar ve dijital sistemlerde yaygın olarak kullanılan büyük ikili sayı dizelerini dört basamaktan oluşan bir gruba indirgemek için kullanılır.

“Onaltılık” kelimesi on altı anlamına gelir çünkü bu tür dijital numaralandırma sistemi, 0’dan 9’a ve A’dan F’ye 16 farklı rakam kullanır.

İkili sayıları onaltılık sayılara dönüştürmek için önce ikili sayıyı 0 ila F arasındaki onaltılık eşdeğeri temsil eden 010 (00002) ila 1510 (11112)arasında herhangi bir değeri olan 4 bitlik ikilik bir sistemlere bölmeliyiz.

Diğer yazımızda Octal Rakamlar ile devam edeceğiz.

HEXADECİMAL RAKAMLAR NEDİR SONUÇ :

Bugün Hexadecimal Rakamlar Nedir adlı yazımızla karşınızdaydık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

Nasıl Binary Sayıları Desimal’e Dönüştürebiliriz ? | Endüstriyel Otomasyon Eğitimi

BİNARY DESİMAL RAKAM DÖNÜŞÜMLERİ

Binary rakamlar nedir ? Desimal rakamlar nedir ? Binary rakamlar desimale ve desimal rakamlar binary rakamlara nasıl dönüştürülür ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Binary Desimal Rakam Dönüşümleri adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

BİNARY DESİMAL DÖNÜŞÜMLERİ

İkili değerin ondalık sayıya (taban-2 ila taban-10) sayı ve geri dönüşümü, ikili sayı sisteminin tüm bilgisayar ve dijital sistemler için temel oluşturduğundan anlaşılması gereken önemli bir kavramdır.

Ondalık ya da “binary” sayma sistemi, bir sayıdaki her basamağın 0 ile 9 arasındaki “basamak” olarak adlandırılan on olası değerden birini aldığı 10 taban numaralandırma sistemini kullanır.

21310 (İki Yüz ve On Üç)

Ancak, 10 rakamı (0 – 9) içermesinin yanı sıra, ondalık numaralandırma sistemi ayrıca toplama (+), çıkarma (-), çarpma (×) ve bölme (÷) işlemlerine de sahiptir.

Ondalık bir sistemde her hane bir önceki sayıdan on kat daha büyük bir değere sahiptir ve bu ondalık sayı sistemi bir sayıdaki her basamağın ağırlığını belirlemek için bir tabanla(q) birlikte bir sembol seti (b) kullanır.

Örneğin, altmıştaki altı ,altı yüzdeki altıdan daha düşük bir ağırlığa sahiptir.

Bir ikili numaralandırma sisteminde, Ondalıktan İkili’ye ve ayrıca İkiliden Ondalık’a dönüştürmenin bir methodu vardır.

Herhangi bir numaralandırma sistemi aşağıdaki ilişkiyle özetlenebilir:

N = biqi

Burada ;

N = Real pozitif sayıdır

B = rakamdır

Q = taban değeridir

Ve integer olan ‘i’ değeri pozitif , negatif ya da ‘0’ olabilir.

N = bnqn……..b3q3+b2q2+b1q1+b0q0+b-1q-1… gibi

Ondalık Numaralama Sistemi

Ondalık, taban 10’dan veya binary numaralandırma sisteminde, her bir tam sayı sütunu, sayıyı sağdan sola doğru hareket ettirirken birim değer, onlar, yüzler, binler vs. değerlerine sahiptir.

Matematiksel olarak bu değerler 100, 101, 102, 103 vb. olarak yazılır.Ve ondalık basamağın solundaki her konum, 10’luk artı bir artı gücü ifade eder.

Aynı şekilde, kesirli sayılar için sayı, hareket ettikçe daha negatif hale gelir. soldan sağa, 10-1, 10-2, 10-3 vb.

Böylece “ondalık sayı sisteminin” bu sayı sistemindeki her basamağının q ile 10’a (0-9 arası) eşittir olduğunu belirten ve ondalık basamağın içindeki her basamağın bulunduğu 10 ya da 10 tabanına sahip olduğunu görebiliriz.

Örneğin, 20 (yirmi), 2 x 101 demekle aynıdır ve aynı şekilde 400 (dört yüz), 4 x 102 demekle aynıdır.

Herhangi bir ondalık sayının değeri, kendi değerleri ile çarpılan rakamlarının toplamına eşittir. Örneğin: N = 616310 (Altı Bin Yüz Yüz Altmış Üç) ondalık biçimde ;

6000 + 100 + 60 + 3 = 6163

veya her basamağın değerini yansıtacak şekilde yazılabilir:

(6 x 1000) + (1 x 100) + (6 x 10) + (3 x 1) = 6163

veya polinom biçiminde şöyle yazılabilir:

(6 x 103) + (1 x 102) + (6 x 101) + (3 x 100) = 6163

Bu ondalık sayı sistemi örneğinde, en soldaki hane en anlamlı hane veya MSD’dir ve en sağdaki hane en az önemli hane veya LSD’dir.

Başka bir deyişle, en fazla konumu en fazla ağırlığı taşıdığı için 6 rakamı MSD’dir ve en fazla konumu en az ağırlığı taşıdığı için 3 sayısı LSD’dir.

İkili Numaralandırma Sistemi

İkili Numaralandırma Sistemi, tüm dijital ve bilgisayar tabanlı sistemlerdeki en temel numaralandırma sistemidir ve ikili sayılar, ondalık sayı sistemi ile aynı kurallara uyar.

Ancak, onluk güç kullanan ondalık sistemin aksine, ikili sayı sistemi, taban-2’den taban-10’a ondalık dönüştürmeyi sağlayan ikilikn güçlerin üzerinde çalışır.

Binary Desimal Dönüşümleri Nedir

Dijital mantık ve bilgisayar sistemleri, bir koşulu, “1” mantık seviyesini veya “0” mantık seviyesini temsil etmek için sadece iki değer veya durum kullanır ve her “0” ve “1” temelde 2 tabanlı Binary numaralandırma sistemi şeklinde tek bir rakam olarak kabul edilir.

İkili numaralandırma sisteminde, 101100101 gibi bir ikili sayı, dizi boyunca her bir rakam sağdan sola, bir önceki hanenin iki katı değere sahip olacak şekilde “1” ve “0” dizeleriyle ifade edilir.

Ancak ikili bir rakam olduğundan, yalnızca “1” veya “0” değerine sahip olabilir, bu nedenle q, dizideki kuvveti gösteren konumu 2’ye yani 0 veya 1’e eşittir.

Ondalık sayı, onluktan ikiliye dönüştürme taban10’dan taban2’ye, en sağda en az değerli bit veya LSB ve en solda en çok değerli bit olmak üzere bir ikili sayı üretecektir ve en önemli bit veya MSB olması durumunu şu şekilde temsil edebiliriz:

İkili Sayının Temsili

MSB                                                                                                      LSB

2^8 2^7 2^6 2^5 2^4 2^3 2^2 2^1 2^0
256 128 64 32 16 8 4 2 1

Yukarıda, ondalık sayı sisteminde, her basamağın sağdan sola kuvvetinin 10 kat arttığını gördük.İkili sayı sisteminde, her basamağın ağırlığının gösterildiği gibi 2 kat arttığı görüldü.

Sonra birinci hane 1(2^0) kuvvete ve ikinci hane 2(2^1) kuvvete, üçüncü hane 4(2^2) kuvvete, dördüncü 8(2^3) kuvvete ve benzerlerine sahiptir.

Örneğin, bir Binary sayının Ondalık sayıya dönüştürülmesi şöyle olacaktır:

Ondalık Rakam Değeri :256 128 64 32 16 8 4 2 1

İkilik Rakam Değeri :         1 0 1 1 0 0 1 0 1

Tüm desimal rakamları bir araya getirerek, “1” ile gösterilen konumlarda sağdan sola ondalık sayı değerleri bize verir: (256) + (64) + (32) + (4) + (1) = 35710 veya ondalık sayı olarak üç yüz ve elli yedi.

Ardından, 1011001012 rakam dizisinin ondalık eşdeğerini bularak ve ikili rakamları ondalık basamağın veya desimal olarak 35710‘a denk gelen 2 tabanına sahip bir seriye genişleterek ikiliyi ondalık sayıya dönüştürebiliriz.

Sayı dönüşüm sistemlerinde ilgili temel numaralandırma sistemini belirtmek için indislerin kullanıldığını unutmayın, 10012 = 910.
Bir sayıdan sonra indis kullanılmazsa, genellikle ondalık sayılacağı varsayılır.

Tekrarlayan 2’ye Bölüm Methodu

Yukarıda ikilik sayıları ondalık sayılara nasıl dönüştüreceğimizi gördük, ancak ondalık sayıyı ikili sayıya nasıl dönüştürebiliriz.Ondalık sayıyı ikili sayı eşdeğerlerine dönüştürmenin kolay bir yöntemi, ondalık sayıyı yazmak ve sonuç açısından kalan 0’a eşit olana kadar bir “1” ya da “0” geri kalanını vermek için sürekli sayıyı 2’ye (iki) bölmektir.

Örneğin , 29410 ondalık sayısını ikili sayı eşdeğerine dönüştürün.

294 / 2 = 147 , kalan 0 (LSB)

147 / 2 = 73 , kalan 1

73 / 2 = 36 , kalan 1

36 / 2 = 18 , kalan 0

18 / 2 = 9 , kalan 0

9 / 2 = 4 , kalan 1

4 / 2 = 2 , kalan 0

2 / 2 = 1 , kalan 0

1 / 2 = 0 , kalan 1 (MSB)

Her ondalık basamağın gösterildiği gibi “2” ye bölünmesi sonucu artı kalanı verir.

Eğer bölünen ondalık sayı eşitse, sonuç bütün olacaktır ve geri kalanlar “0” a eşit olacaktır.Ondalık sayı tek ise, sonuç tam olarak bölünmeyecek ve geri kalan kısım “1” olacaktır.

İkili sonuç, en az anlamlı bit (LSB) en üstte ve en önemli bit (MSB) en altta olacak şekilde sırayla bütün kalanlar yerleştirilerek elde edilir. 

Bu durumda 29410 ondalık basamağını sağdan sola okuyarak, ikili sayıdaki 1001001102‘e eşdeğerdir. Bu 2’ye bölme yöntemi aynı zamanda diğer sayı tabanlarına dönüştürme için de çalışacaktır.

Sonra bir İkili Numaralandırma Sisteminin temel özelliklerinin, her bir “ikili basamağın” veya “bit” in “1” veya “0” değerinde olduğunu ve her bitin bir önceki bitin iki katı kuvvetinde veya değerinde olduğunu görüyoruz ve burada en düşük veya en az anlamlı bitten (LSB) başlayarak buna “ağırlıkların toplamı” yöntemi denir.

Böylece bir ondalık sayıyı, ağırlık toplamı yöntemini kullanarak ya da tekrarlanan 2’ye bölünme yöntemini kullanarak ikili sayıya dönüştürebiliriz ve ikili değeri ağırlık toplamını bularak ondalık sayıya dönüştürebiliriz.

İkili Sayı İsimleri ve Önekler

İkili sayılar bir araya getirilebilir ve tıpkı ondalık sayılar gibi çıkarılabilir, sonuçta kullanılan bit sayısına bağlı olarak birkaç boyut aralığından birine birleştirilir.

İkili sayılar üç temel biçimde gelir: Bit , Byte ve Word.

Burada bir bit tek Binary rakamı olarak geçer ve bir byte ise 8 binary rakamı ya da 8 bit’e eşittir ve bir Word ise 16 binary rakamı ya da 16-bit’e eşittir.Binary rakam derken 0 ya da 1 manasındadır ve aslında bu durumda da 0 ya da 1 , bir bit demektir.

Bireysel bitlerin daha büyük gruplar halinde sınıflandırılması genellikle aşağıdaki daha genel isimlerle belirtilir:

Bitlerin Sayısı Genel İsimlendirme
1 Bit
4 Nibble
8 Byte
16 Word
32 Double Word
64 Quad Word

Ayrıca, İkilikten Ondalığa ya da Ondalıktan İkiliğe bile dönüştürürken, iki sayı kümesini karıştırmamaya dikkat etmemiz gerekir.Örneğin, 10 rakamını bir sayfaya yazarsak bu desimal tabanda 10 anlamına gelebilir veya bu ikilik tabanda 1 ve 0 olarak yanyana gelmiş Binary sistemdeki bir rakam olabilir ki burada asıl anlatılmak istenen rakamların tabanlarının önemidir.

İkilik sayıyı ondalık sayıya dönüştürürken bu sorunun üstesinden gelmenin ve kullanılan basamakların ya da sayıların ondalık ya da ikili olup olmadıklarını saptamanın bir yolu, son sayıdan sonra sayı sisteminin tabanını göstermek için “alt simge” olarak adlandırılan küçük bir sayı yazmaktır.

Örneğin, eğer bir ikili sayı dizisi kullanıyor olsaydık, bir 2 tabanı sayısını belirtmek için “2” alt ekini eklerdik, böylece sayı 102 olarak yazılırdı.Aynı şekilde, eğer standart bir ondalık sayı olsaydı, alt diziyi eklerdik.“10”  tabanlı olan bir sayıda 10 sayısını gösterir, böylece sayı 1010 olarak yazılır.

Byte Sayısı Genel İsim
1024 (2^10) Kilobyte (kb)
1048576(2^20) Megabyte(Mb)
1073741824 (2^30) Gigabyte(Gb)
1099511627776 (2^40) Terabyte (Tb)

Binary’den Desimal’e Dönüşüm Özeti

“Bit”, BInary digiT‘den türetilmiş kısaltılmış terimdir.

İkili bir sistemde sadece iki durum vardır; Mantık “0” ve Mantık “1”  2 tabanını verir.

Ondalık bir sistem 10 farklı basamak kullanır, 10 tabanında 0 – 9 arası rakamlar

İkili sayı, kuvvet değeri sağdan sola artan bir sayıdır.

İkili bir basamağın kuvveti sağdan sola doğru ikiye katlanır.

Ondalık bir sayı, ağırlıkların toplamı yöntemi veya tekrarlanan 2’ye bölünme yöntemi kullanılarak ikili sayıya dönüştürülebilir.

Sayıları ikili tabandan ondalıklıya veya ondalıklıdan ikiliye dönüştürdüğümüzde, hataları önlemek için indisler kullanılır.

İkilik sistemden ondalık sayıya dönüştürülmesi (2’lik tabandan 10’luk tabana) ya da ondalık sayının (10’luk tabandan 2’lik tabana), yukarıda gösterildiği gibi farklı şekillerde gerçekleştirilmesi mümkündür.

Ondalık sayıları ikili sayılara dönüştürürken, hangisinin en az anlamlı bit (LSB) ve hangisinin en çok anlamlı bit (MSB) olduğunu hatırlamak önemlidir.

BİNARY DESİMAL RAKAM DÖNÜŞÜMLERİ SONUÇ:

Bugün Binary Desimal Rakam Dönüşümleri adlı yazımızı sizlerle paylaştık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

Binary (İkilik) Rakamlar Nedir ? | Endüstriyel Otomasyon Eğitimi

BİNARY RAKAMLAR NEDİR ?

Binary rakamlar nedir ? TTL nedir ? Lojik seviyelerde voltajlar nedir ve nasıl kullanılır ? Binary rakamlar nerelerde nasıl kullanılır ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Binary Rakamlar Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

BİNARY RAKAMLAR

Sürekli olarak bir değerden diğerine değişen sinyalleri işleyen AC amplifikatörler gibi doğrusal veya analog devrelerden farklı olarak, örneğin genlik veya frekans, dijital devreler sadece iki voltaj seviyesi veya durumu içeren sinyalleri işleyen ve mantıksal “0 ” ve mantıksal “ 1 ” olarak karşımıza çıkar.

Genel olarak, bir “1” mantığı, genellikle HIGH değeri olarak adlandırılan 5 volt olarak yüksek bir voltajı temsil ederken, “0” mantığı, 0 volt olarak veya toprak gibi düşük voltajı temsil eder.

“1’ler” (birler) ve “0’lar” (sıfırlar) dijital değerlerini temsil eden bu iki ayrı voltaj seviyesi genel olarak şöyle adlandırılır:

BInary digiTS – (İkilik rakamlar) dijital , hesaplamalı devrelerde veya uygulamalarda normalde ikili Bitler olarak adlandırılır.

Sıfırlar ve Birler – Binary Bitler

Bir “1” mantığını veya “0” mantığını temsil etmek için yalnızca iki geçerli Bool değeri olduğundan, dijital veya elektronik devrelerde ve sistemlerde kullanım için İkili Sayıları kullanma sistemini ideal kılar.

İkili sayı sistemi, matematikte, yaygın olarak kullanılan ondalık sayı veya on tabanlı numaralı sayı sistemi ile aynı kural kümesini izleyen bir temel 2(ikilik) numaralandırma sistemidir.

Böylece, onun (10^n) güçleri yerine: örneğin 1, 10, 100, 1000 vs., ikili sayılar, iki, (2^n) güçlerini kullanırlar ve her art arda gelen bitin değerini iki katına çıkarırlar, örneğin: 1, 2 , 4, 8, 16, 32 vb.

BİNARY RAKAMLAR NEDİR

Dijital bir devreyi temsil etmek için kullanılan voltajlar herhangi bir değerde olabilir, ancak genellikle dijital ve bilgisayar sistemlerinde 10 voltun altında tutulurlar.

Dijital sistemlerde “mantık seviyeleri” olarak adlandırılır ve ideal olarak bir voltaj seviyesi “Yüksek” bir durumu temsil ederken, bir başka farklı ve daha düşük voltaj seviyesi “Düşük” bir durumu temsil eder.İkili sayı sistemi bu iki durumun her ikisini de kullanır.

Dijital dalga formları veya sinyalleri, bu iki “Yüksek” ve “Düşük” durumları arasında ileri geri değişen ayrık veya belirgin voltaj seviyelerinden oluşur.

Ancak bir sinyal veya voltajı “Dijital” yapan bu “Yüksek” ve “Düşük” voltaj seviyelerini nasıl temsil edebiliriz?

Elektronik devreler ve sistemler iki ana kategoriye ayrılabilir.

Analog Devreler – Analog veya Lineer devreler, belirli bir süre boyunca pozitif ve negatif bir değer arasında değişebilen sürekli değişen voltaj seviyelerini yükseltir veya bunlara yanıt verir.

Dijital Devreler – Dijital devreler “1” mantık seviyesini veya “0” mantık seviyesini temsil eden iki farklı pozitif veya negatif voltaj seviyesi üretir veya bunlara yanıt verir.

Analog Gerilim Çıkışı

Bir analog devre ile bir dijital devre arasındaki farkların basit bir örneği resim üzerinde gösterilmiştir:

Resim üzerinde de göreceğiniz üzere , potansiyometreden çıkan çıktı, silecek terminali döndürüldükçe değişir ve 0 volt ile Vmaksimum arasında sonsuz sayıda çıkış gerilimi noktası oluşturur.

Çıkış voltajı bir değerden diğerine yavaş veya hızlı bir şekilde değişebilir, böylece iki voltaj seviyesi arasında ani veya adım değişikliği olmaz, böylece sürekli değişken bir çıkış voltajı oluşur.

Analog sinyal örnekleri, sıcaklık, basınç, sıvı seviyeleri ve ışık yoğunluğunu içerir.

Binary rakamlar bit byte word nedir

Dijital Gerilim Çıkışı

Bu dijital devre örneğinde (resim üzerinde de görüleceği üzere), potansiyometre sileceği, seri direnç zincirinin her bir birleşme yerine sırayla bağlı, temel bir potansiyel bölücü ağ oluşturan tek bir döner anahtarlı olup değiştirilebilirdir.

Anahtar, bir konumdan (veya düğümden) bir sonraki çıkış voltajına döndürüldüğü için, Vçıkış, çıkış grafiğinde gösterildiği gibi, her bir anahtarlama eyleminde veya adımında 1.0 volt katlarını temsil eden ayrık ve ayırt edici voltaj seviyelerinde hızla değişir.

Bu nedenle, örneğin, çıkış voltajı 2 volt, 3 volt, 5 volt, vb. olacaktır, ancak 2.5V, 3.1V veya 4.6V şeklinde olmayacaktır.

Daha ince çıkış voltajı seviyeleri, çok konumlu bir anahtar kullanarak ve potansiyel bölücü ağ içindeki dirençli elemanların sayısını artırarak kolayca üretilebilir, böylece ayrık anahtarlama adımlarının sayısını arttırır.

Dijital Voltaj Çıkışı Gösterimi

Daha sonra, bir analog sinyal veya miktar ile dijital miktar arasındaki temel farkın, “Dijital” bir miktarın ayrık (adım adım) değerleri varken “Analog” bir miktarın zaman içinde sürekli değiştiğini görüyoruz. “Düşükten” “Yüksek’e” veya “Yüksekten” ila “Düşüğe”

Buna iyi bir örnek, evinizdeki ışık yoğunluğunu (parlaklık) yukarı veya aşağı doğru tamamen açık (maksimum parlaklık) olarak çalıştığını ve tamamen kapalı arasında döndürüldüğünü ve sürekli değişen bir analog çıkış üreten bir ışık kısıcı/ayarlayıcı olabileceğini düşünelim.

Öte yandan, standart bir duvara monteli ışık anahtarıyla, düğme çalıştırıldığında ışık ya “Açık” (Yüksek) ya da “Kapalı” (Düşk) olur.

Sonuç olarak, bir On-Off dijital çıkış üretme arasında hiçbir sonuç yoktur.

Bazı devreler, analog ve dijital dönüştürücü (ADC) veya analog/dijital dönüştürücü (DAC) gibi hem dijital hem de sinyalleri birleştirir.

Her iki durumda da, dijital giriş veya çıkış sinyali, analog sinyale eşdeğer bir ikili sayı değerini temsil eder.

Dijital Mantık Seviyeleri

Tüm elektronik ve bilgisayar devrelerinde, tek bir durumu temsil etmek için yalnızca iki mantık seviyesine izin verilir.Bu seviyelere bir mantık 1 veya bir mantık 0, Yüksek veya Düşük, Doğru veya Yanlış, Açık veya Kapalı denir.

Çoğu mantık sistemi pozitif mantık kullanır, bu durumda bir “0” mantığı sıfır volt ile temsil edilir ve bir “1” mantığı daha yüksek bir voltaj ile gösterilir. Örneğin, gösterildiği gibi TTL mantığı için +5 volt.

Dijital Değer Gösterimi

İlk Durum İkinci Durum
Lojik 0 Lojik 1
Düşük Yüksek
Düşük seviye voltaj Yüksek seviye voltaj
0VDC ya da Toprak +5VDC
Yanlış Doğru

Genel olarak, “>0″dan “1” veya “1”‘ den “0”a kadar bir voltaj seviyesinden anahtarlama, mantık devresinin yanlış anahtarlanmasını önlemek için mümkün olduğunca çabuk yapılır.

Standart TTL’de (transistör-transistör-mantık) entegre devrelerinde, tam olarak bir mantık “1” değerinin ne olduğunu ve resimde de gösterildiği gibi bir mantık “0” değerinin ne olduğunu tanımlamak için önceden tanımlanmış bir giriş ve çıkış voltaj limitleri vardır.

TTL Giriş ve Çıkış Gerilimi Seviyeleri

Daha sonra, +5 voltluk bir besleme kullanıldığında, 2.0v ile 5v arasındaki herhangi bir voltaj girişi bir mantık “1” değeri olarak ve 0.8v’nin altındaki herhangi bir voltaj girişi bir mantık “0” değeri olarak kabul edilir.

2,7 v ile 5 v arasındaki bir mantık kapısının çıkışı bir mantık “1” değerini ve 0,4VDC’nin altındaki bir voltaj çıkışı bir mantık “0” değerini temsil eder.

Buna “pozitif mantık” denir ve bu dijital mantık derslerinde kullanılır.

Burada ikili sayılar dijital ve bilgisayar devrelerinde yaygın olarak kullanılır ve ya “0” mantığı ya da “1” mantığı ile temsil edilir.İkili numaralandırma sistemleri, ikilinin dijital sinyal kodlamasına en uygun olanıdır, çünkü farklı rakamlar oluşturmak için bir ve sıfır olmak üzere sadece iki rakam kullanırlar.

Bu nedenle, ikili sayılarla ilgili bu bölümde, ondalık ya da 10 sayısının sekizlik sayılara, onaltılık sayılara ve ikili sayılara nasıl dönüştürüleceğine bakacağız.

Bu yüzden İkili Sayılar ve ikili sayı sistemi hakkında bir sonraki derste, ondalık sayıları ikili sayılara ve tam tersine dönüştürmeye bakacağız ve çok daha büyük bir ikili sayının parçalarını temsil etmek için Bayt ve Word kavramını tanıtacağız.

BİNARY RAKAMLAR NEDİR SONUÇ :

Bugün Binary rakamlar nedir adlı yazımızı sizlerle paylaştık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

Otomasyon Projelerinde Plc Cpu Nasıl Seçilir ? | Otomasyon Eğitimi

PLC CPU SEÇİMİ NASIL YAPILIR ?

Otomasyon projelerinde Plc Cpu seçimini nasıl yapmalıyız ? CPU seçerken nelere dikkat etmeliyiz ? CPU seçimindeki detaylar nelerdir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Plc Cpu Seçimi Nasıl Yapılır adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

PLC CPU SEÇİMİ

Sisteminizin yeni mi yoksa mevcut mu olduğunu belirleyin:

Sisteminizi sıfırdan mı kuruyorsunuz yoksa önceden kurulu ürünler var mı?

Eğer sisteminizi sıfırdan kuruyorsanız , sisteminizin geri kalanının yeni bileşenlerle uyumlu olması gerekir.

Bu neden önemlidir?

Bazı denetleyici ürünleri diğerleriyle uyumlu olmayabilir.Mevcut ürünlerinizin araştırmakta olduğunuz yeni ürünlerle uyumlu olmasını sağlamak size zaman ve para kazandırır.

Uygulamanızı etkileyebilecek çevresel hususları (sıcaklık, toz, titreşim, tesisinize özel durumlar vb.) göz önünde bulundurun.

Plc CPU Seçimi nasıl yapılır

Bu neden önemlidir?

Bazı ortamlar denetleyicinin çalışmasını etkileyebilir.

Örneğin, tipik kontrol cihazları 0-55 derece santigrat çalışma sıcaklığına sahiptir.Ki bu durum aslında eğer çok yüksek sıcaklıklarda vb. çalışıyorsanız , elektronik sistemler üzerinde kısa zamanda aşınmalar ya da bozulmalar meydana gelebilir.

Uygulamanız herhangi bir aşırı çevresel koşul içerecekse veya tesisinizde karşılanması gereken özel durumlar varsa, ya bu şartnamelere uyan ürünleri araştırmanız ya da gereklilikleri karşılamak için kurulumu tasarlamanız gerekecektir.

Sisteminizde kaç ayrı cihaz olacağını belirleyin.

Hangi besleme türlerini nerelerde ve nasıl kullanacaksınız ?

Bu neden önemlidir?

Sisteminizin içereceği cihazların sayısı ve türü, sisteminiz için gerekli olacak Giriş/Çıkış miktarına doğrudan bağlıdır.

Giriş/Çıkış sayısı gereksinimlerinizi destekleyen ve sinyal türlerinizi destekleyen modülleri içeren bir denetleyici seçmeniz gerekir.

İlgili alan cihazlarına göre miktarları ve türlerini belirleyin.

Sisteminizde kaç tane analog cihaz olacağını belirleyin.

Voltaj, akım, sıcaklık vb. hangilerinin okunup yazılacağını ya da uygulamanızda hangilerine gereksinim duyacağınızı belirleyin.

Bu neden önemlidir?

Burada seçeceğiniz modüllerin aslında bir yapısı açığa çıkmaktadır.Kullanacağınız CPU’ya göre yanına hangi analog modülleri ekleyeceğinizi ve bu modüllerin de yapılarının nasıl olmasını gerektiğini belirlemiş olacaksınız.

Sisteminizin herhangi bir özel özellik gerektirip gerektirmeyeceğini belirleyin.

Uygulamanız yüksek hızlı sayım veya konumlandırma gerektiriyor mu?

Peki ya gerçek zamanlı bir saat gibi uygulamaları uygulamanız barındırıyor mu ?

Bu neden önemlidir?

Özel işlevlerin bir denetleyici CPU’sunda veya standart Giriş/Çıkış modüllerinde bulunması gerekmez.

Sisteminizin gerçekleştirebileceği özel işlevleri anlamak, ek uzmanlık modülleri satın almanız gerekip gerekmediğini belirlemenize yardımcı olur.

Gereksinim duyacağınız CPU türünü belirleyin.

Sisteminizin ne kadar hafızaya ihtiyacı var ?.Bunun anlamı eski nesil CPU’larda size yetecek kadar data alanları olmayabilir yada plc’lere özgü içerisindeki özel alanlar yeterli olmayabilir.Bu durumu yaşamamak adına uygulamanıza göre CPU hafızasını daha en başta kontrol etmenizde fayda olacaktır.

Sisteminizde kaç tane cihaz olacak (veri hafızasını belirler)? Programınız ne kadar büyük ve programınız ne tür komutlar içerecek (program hafızasını belirler)?

Tarama süresi hızı ne kadar gereklidir ya da çok hassas bir uygulama yapıyorsanız bu sürenin sisteminize etkisi ne olacaktır?

Bunun neden bu kadar önemlidir ?

Veri belleği, sistemdeki dinamik veri işleme ve depolama için gerekli olan bellek miktarını ifade eder.

Örneğin, sayaç-timer ve zamanlayıcı-counter talimatları tipik olarak ayar noktalarını, geçerli değerleri ve diğer dahili bayrakları-flags saklamak için veri hafızasını kullanır.

Uygulama, uzun bir süre boyunca ölçülen cihaz değerleri gibi geçmiş verilerin tutulmasını gerektiriyorsa, gerekli veri tablolarının boyutu seçtiğiniz CPU modelini belirleyebilir.

Program hafızası, uygulamayı gerçekleştirmek için seçilen program talimatlarının sırasını saklamak için gereken hafıza miktarıdır.

Her bir komut  türü, tipik olarak bir programlama el kitabında tanımlanan belirli bir miktarda program belleği gerektirir.

Doğada temelde sıralı olan uygulamalar, program hafızasını (her bir Input/Output cihazı için hafıza); karmaşık,kompleks uygulamaları değerlendirmek daha zor olacaktır.

Uygulamanızda tarama süresi önemliyse, işlem yürütme hızının yanı sıra CPU işlemci hızını göz önünde bulundurun.

Bazı CPU’lar bool mantığında daha hızlıdır ancak veri işleme talimatlarıyla daha yavaştır.

PID gibi özel fonksiyonlar gerekirse, seçtiğiniz CPU bu işlevlerin gerçekleştirilmesini kolaylaştırabilir.

Giriş/Çıkışlarınızın nerede bulunacağını belirleyin:

Sisteminiz sadece yerel Giriş/Çıkış mı, yoksa hem yerel hem de uzak Giriş/Çıkış konumları gerektirecek midir?

Bu neden önemlidir?

CPU’dan uzak mesafelerde alt sistemlere ihtiyaç duyulacaksa, uzak Giriş/Çıkışları destekleyen bir denetleyiciye ihtiyacınız olacaktır.

Ayrıca, desteklenen uzak mesafelerin ve hızların uygulamanız için yeterli olup olmadığını belirlemeniz gerekecektir.

Seri ve Ethernet tabanlı Giriş/Çıkış donanımı çoğu sistem için iki tipik seçenektir.

Bu Giriş/Çıkışlar, dağıtılmış Giriş/Çıkış olarak da adlandırılabilir ve Modbus gibi özel bir protokol gerektirebilir.

Gereken fiziksel konum sayısını ve belirli bir protokolün gerekli olup olmadığını da hesaba katmalısınız.

İletişim gereksinimlerinizi belirleyin:

Sisteminiz diğer ağlarla, sistemlerle veya saha cihazlarıyla iletişim kuracak mı?

Bu neden önemlidir?

İletişim portları (programlama portu dışında) her zaman bir kontrol cihazına sahip değildir.

Sistem iletişim gereksinimlerinizi bilmek size yardımcı olacaktır.

Aynı zamanda iletişim gereksinimlerinizi destekleyen bir CPU veya gerekirse ek iletişim modülleri seçin.

Gerekli tüm iletişim fonksiyonlarını kontrol edin.

Programlama gereksinimlerinizi belirleyin:

Uygulamanız sadece standart programlama komutlarını mı gerektiriyor, yoksa özel komutlar mı gerekli?

Bu neden önemlidir?

Bazı kontrolörler her türlü talimatı desteklemeyebilir.Belirli bir uygulama için ihtiyacınız olabilecek tüm talimatları destekleyen bir model seçmeniz gerekecektir.

Örneğin, yerleşik PID işlevlerini kullanmak bu durumda daha kolaydır.

Aynı zamanda kapalı döngü işlem kontrolü yapmak için zamanlayıcılar, sayaçlar vb. gibi tipik talimatlar için kendi kodunuzu yazabilirsiniz.

PLC CPU SEÇİMİ NASIL YAPILIR SONUÇ :

Bugün Otomasyon projelerimizde PLC Cpu seçimi nasıl yapılmalıdır adlı yazımızı sizlerle paylaştık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

Endüstriyel Otomasyon Teknikleri -1 | Endüstriyel Otomasyon Eğitimi

ENDÜSTRİYEL OTOMASYON TEKNİKLERİ – 1

Endüstriyel otomasyon teknikleri nedir ? Endüstriyel otomasyon sadece plc ile mi sınırlıdır ? Endüstriyel otomasyonda kullanılan teknik ve malzemeler nedir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Endüstriyel Otomasyon Teknikleri -1 adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

ENDÜSTRİYEL OTOMASYON TEKNİKLERİ – CALCULUS

Matematik, yapay bir dünyanın araştırmasıdır: soyut varlıklar ve bu varlıkları yöneten katı kurallar tarafından doldurulan bir evrenin.

Çalışmaya adanmış matematikçiler ve saf matematiğin ilerlemesi bu kurallara son derece gelişmiş bir saygı duymaktadır, çünkü bu yapay dünyanın bütünlüğü onlara bağlıdır.

Yapay dünyalarının bütünlüğünü korumak için, kolektif çalışmaları çok sıkı olmalı, asla kuralların özensiz bir şekilde ele alınmasına izin vermemeli veya sezgisel sıçramaların kanıtlanmasına izin vermemelidir.

Bununla birlikte, matematikçilerin yapay dünyaları için geliştirdikleri araç ve tekniklerin birçoğu, içinde yaşadığımız ve çalıştığımız gerçek dünyayı anlamak için son derece yararlı olmaktadır.

Gerçek dünya fenomenlerinin çalışmasına matematiksel kurallar uygularken, çoğu zaman herhangi bir matematikçinin rahat edebileceğinden çok daha pragmatik bir yaklaşım izleriz.

Saf matematikçiler ile gerçek dünya problemlerine matematik uygulayanlar arasındaki gerilim, dilbilimciler ile gündelik hayatta dili kullananlar arasındaki gerilimden farklı değildir.

Matematiği ne kadar çok anlarsanız, etrafınızdaki dünyada karşılaştığınız ilkeleri ve olayları tanımlamak için sahip olacaksınız.

Matematikte yeterlilik aynı zamanda yeni kavramlar öğrenmede güçlü bir araç olan farklı şeyler arasındaki ilişkileri kavramanıza da olanak sağlar.

CALCULUS GİRİŞ

Birkaç matematik alanı, fiziksel dünyayı matematik olarak tanımlamak ve analiz etmek için çok faydalıdır -> değişimlerin matematiksel olarak incelenmesi.

Matematik ile ilk karşılaşıldığında bu durum, çoğu öğrenci için kafa karıştırıcı olmaktadır.

Bu karışıklığın büyük bir kısmı matematikçilerin titizlik ve ısrar etme konusundaki ısrarlarından kaynaklanmaktadır.

Bazı değişkenlerin değerindeki bir değişiklikten bahsetmek istediğimizde (x diyelim), değişkenin baş harfini Yunanca “delta” harfiyle belirtmek yaygındır:

∆x = “x’teki değişim”

“Delta” sembolünün (∆) alternatif bir yorumlaması, aynı değişkenin iki değeri arasındaki farkı gösterdiğini düşünmektir. Böylece, ∆x, “x’in iki değeri arasındaki fark” anlamına gelebilir.

Endüstriyel otomasyon teknikleri

Bu farkın nedeni şu anda önemli değil: zamandaki bir noktada x’in değeri ile zaman içindeki başka bir nokta arasındaki fark olabilir, zamandaki bir noktadaki x’in değeri ile başka bir nokta arasındaki fark olabilir. Uzayda, ya da sadece matematiksel bir fonksiyondaki başka bir değişkene (örneğin y) ilişkin olarak x’in değerleri arasındaki fark olabilir.

Eğer diğer değişkene göre değeri değiştirdiği bilinen x gibi bir değişkene sahipsek (örneğin, zaman, boşluk, y) bu değişikliğin kesin matematiksel sembolleri kullanarak ifade edebilmesi güzeldir, ve bu da ‘delta’ sembolünü bizim için anlamlı kılar.

Örneğin, bir fırının (T) sıcaklığı zamanla artarsa, sıcaklıktaki değişimi ∆T olarak tanımlamak isteyebiliriz:

∆T’nin değeri, son sıcaklık ile daha eski sıcaklık arasındaki farktan (çıkarma) fazla değildir.

Böylece zaman içinde yükselen bir sıcaklık ∆T için pozitif bir değer verirken zamanla düşen bir sıcaklık ∆T için negatif bir değer verir.

Ayrıca, duvarın bir tarafının daha sıcak olduğu ısı ileten bir duvardan geçen bu ısı transferi örneği gibi, ∆T notasyonu ile iki konum arasındaki sıcaklık (iki kere arasındaki sıcaklık farkından ziyade) arasındaki farkları tanımlayabiliriz.

Örnek olarak ,∆T, bir sıcaklığı diğerinden çıkartarak hesaplanır. Burada, ∆T işareti (pozitif veya negatif), duvarın kalınlığı boyunca ısı akışının yönünü belirtir.

Analizin ana kaygılarından biri, birbirine çok yakın duran değişken değerler arasındaki değişiklik veya farklılıklardır.

Bir ısıtma fırını bağlamında, bu, minik zaman periyotlarındaki sıcaklık artışları anlamına gelebilir. Bir duvardan akan ısı bağlamında, bu, hemen birbirine bitişik duvar içindeki noktalar arasında örneklenen sıcaklık farkları anlamına gelebilir.

Arzumuz, komşu noktalar arasındaki süreklilik boyunca belirli bir süreden fazla süreklilikten ziyade değişkenlikteki değişimi ifade etmekse, büyük harf Yunanca harf delta (∆) ‘dan farklı bir gösterim kullanabiliriz; bunun yerine, küçük harfli Roma d harfi kullanıyoruz (veya bazı durumlarda küçük harf Yunanca delta: δ).

Bu nedenle, fırın sıcaklığındaki bir andan bir sonrakine bir değişiklik, dT (veya T) olarak ifade edilebilir ve aynı şekilde, ısı iletici duvar içindeki iki bitişik pozisyon arasındaki sıcaklık farkı da dT (veya δT) olarak ifade edilebilir. .

Tıpkı “delta” (∆) sembolünde olduğu gibi, d veya δ ile yapılan referanslar çeşitli farklı alanlarda gerçekleşebilir.

Bu son derece küçük farklılıklar kavramı için benzersiz bir isme bile sahibiz: oysa ∆T, sıcaklıkta bir fark olarak adlandırılırken, dT’ye bir sıcaklık farkı denir.

Diferansiyel kavramı şu anda size gereksiz görünebilir, ancak bunlar sürekli değişimleri tanımlamak için oldukça güçlüdür, özellikle bir fark oranı başka bir farkla ilişkili olduğunda (türev diyoruz).

Analizde bir diğer önemli endişe, niceliklerin nasıl biriktiği, özellikle de diferansiyel niceliklerin daha büyük bir bütün oluşturmak için nasıl toplandıklarıdır.

Örneğin bir fırının başlangıçtan bu yana sıcaklık artışı (Ttotal), periyodik olarak ölçülen birçok sıcaklık farkının (∆T) birikimi (toplamı) olarak ifade edilebilir.

Her dakika bir kez 9: 45’ten 10: 32’ye kadar bir sıcaklık örneklemesinden hesaplanan toplam fırın sıcaklığı artışı şöyle yazılabilir:

∆Ttotal = ∆T9:45 + ∆T9:46 + · · · · ∆T10:32 = Zamanla toplam sıcaklık artışı, 9:45’ten 10:32’e kadar

Bu dizinin daha sofistike bir ifadesi, hangi sıcaklık farkını toplayacağını belirten notasyonlarla, büyük harf Yunanca sigma harfini (matematikte “toplam” anlamına gelir) kullanır:

∆Ttoplam = -> Zamanla toplam sıcaklık artışı 9:45 – 10:32

Bununla birlikte, fırın sıcaklık monitörümüz sonsuz bir hızda tararsa, sıcaklık farklarını (dT) ölçer ve bunları hızlı bir şekilde art arda toplarsa, aynı biriken sıcaklık artışını, sonsuzluk (sonsuz küçük) değişimler yerine sonsuz bir toplam (sonsuz küçük) değişiklikle ifade edebiliriz.

Tıpkı ayrık dönemler yerine farklılıklar yerine (∆) bir süreklilik boyunca diferansiyelleri (d) temsil etmek için benzersiz bir matematik sembolü ortaya koyduğumuz gibi, farkların toplamını değil, farkların toplamını () temsil etmek yerine dakikada bir kez ölçülen sıcaklık değişimlerinin sonlu toplamı için benzersiz bir matematik sembolü(∫) tanıtacağız.

∆Ttoplam = = Zamanla toplam sıcaklık artışı, 9:45’ten 10:32’ye kadar

Bu sonsuz küçük miktarların toplamına integral denir ve uzun “S” sembolü, (∫) integral sembolüdür.

Bunlar iki ana fikir  ve bu fikirlerin gösterimidir.

Diferansiyeller (d veya δ ile temsil edilen küçük değişiklikler) ve integraller (∫) ile temsil edilen toplamlardır).

ENDÜSTRİYEL OTOMASYON TEKNİKLERİ – 1 SONUÇ :

Bugün Endüstriyel Otomasyon Teknikleri -1 adlı yazımızla karşınızdaydık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

Plc İle Otomasyon Sistemleri – | Otomasyon Eğitimi

PLC İLE OTOMASYON SİSTEMLERİ -2

Plc’lerde kullanılan ladder logic olarak bilinen merdiven diyagramı nedir ? Plc’lerde kullanılan mantık ile gerçekte kuru kontak mantığı farkı nedir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımz Plc İle Otomasyon Sistemleri -2 adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

PLC İLE OTOMASYON

Kontrol mühendisliği zamanla gelişti ve geçmişte insanlar bir sistemi kontrol etmenin temel yöntemi idi.

Daha yakın zamanlarda elektrik kontrolü için kullanılmış ve erken elektrik kontrolü rölelere dayanıyordu.

otomasyon eğitimi dersleri

Bu röleler mekanik bir anahtar olmadan gücün açılıp kapatılmasını sağlar. Basit mantıksal kontrol kararları vermek için röleleri kullanmak yaygındır. Düşük maliyetli bilgisayarın geliştirilmesi en son devrimi, Programlanabilir Mantık Denetleyiciyi (PLC) getirdi.

PLC’nin ortaya çıkışı 1970’lerde başladı ve üretim kontrolleri için en yaygın seçenek haline geldi.

• Karmaşık sistemleri kontrol etmek için uygun maliyetli.

• Esnek ve diğer sistemleri hızlı ve kolay bir şekilde kontrol etmek için tekrar uygulanabilir.

• Hesaplama vb. konularda daha esnek ve etkin kontrol sağlar.

• Sorun giderme yardımcıları vb. ile programlamayı kolaylaştırır ve çıkabilecek sorunların süresini azaltır.

• Güvenilir bileşenler, sorunsuz uzun yıllar çalışmasını sağlar.

Merdiven Mantığı (Ladder Logic)

Ladder mantığı, PLC’ler için kullanılan ana programlama yöntemidir.Daha önce de belirtildiği gibi, röle mantığını taklit etmek için merdiven mantığı geliştirilmiştir.

Röle mantığı şemalarını kullanma kararı stratejik bir karardı.

Ana programlama yöntemi olarak merdiven mantığını seçerek,mühendisler ve esnaflar için ihtiyaç duyulan yeniden eğitme miktarı oldukça azaltmıştır.

Modern kontrol sistemleri hala röleleri içerir, ancak bunlar mantık için nadiren kullanılır.

Röle, resim üzerinde de gösterildiği gibi, bir anahtarı kontrol etmek için manyetik bir alan kullanan basit bir cihazdır.

Giriş bobinine bir voltaj uygulandığında, ortaya çıkan akım manyetik bir alan yaratır.

Manyetik alan metal bir anahtarı (veya kamış) kendisine doğru çeker ve kontaklar dokunarak anahtarı kapatır.

ücretsiz otomasyon eğitimi dersleri

Bobine enerji verildiğinde kapanan temas normalde açık olarak adlandırılır.

Normalde kapalı kontaklar giriş bobini enerjili olmadığında temas eder.

Röleler normal olarak giriş bobinini temsil eden bir daire kullanılarak şematik biçimde çizilir.

Çıkış kontakları iki paralel çizgi ile gösterilmiştir. Normalde açık kontaklar iki satır olarak gösterilir ve girişe enerji verilmediğinde açılacaktır (iletken olmayacaktır).

Normalde kapalı temaslar, içlerinden çapraz çizgiler olan iki çizgi ile gösterilir.

Giriş bobini enerjilenmediğinde, normalde kapalı kontaklar kapalı olacaktır (iletken).

Röleler, bir güç kaynağının başka bir (genellikle yüksek akım) güç kaynağı için bir anahtarı kapatıp izole etmelerini sağlamak için kullanılır. Basit bir kontrol uygulamasında bir röle örneği, resim üzerinde gösterilmektedir.Bu sistemde soldaki ilk röle normal olarak kullanılır

kapalıdır ve akımın A girişine bir voltaj uygulanana kadar akmasına izin verir. İkinci röle normalde açıktır ve B girişine bir voltaj uygulanana kadar akımın akmasına izin vermez.

Eğer akım ilk iki röleden geçiyorsa daha sonra akım, üçüncü röledeki bobin içinden akacak ve C çıkışı anahtarını kapatacaktır.

Bu devre normalde merdiven mantığı biçiminde çizilir.Bu, A kapalı ve B açık olduğunda C açık olacağı için mantıksal olarak okunabilir.

Resimdeki örnek tüm kontrol sistemini göstermiyor, sadece mantığı gösteriyor.Bir PLC’yi düşündüğümüzde girişler, çıkışlar ve mantık vardır.

Son resimde ise PLC’nin daha eksiksiz bir gösterimini görebilirsiniz.Burada basma düğmelerden iki giriş var.

Girişleri PLC’deki 24V DC röle bobinlerini aktif olarak hayal edebiliyoruz.

Bu da, bir lambayı yakacak 115V AC anahtarlayan bir çıkış rölesini çalıştırır.Unutmayın, gerçek PLC’lerde girişler asla röle değildir, ancak çıkışlar genellikle röledir.

PLC’deki merdiven mantığı aslında kullanıcının girip değiştirebileceği bir bilgisayar programıdır.Her iki giriş düğmesinin de normalde açık olduğuna dikkat edin, ancak PLC içindeki merdiven mantığında bir normal açık kontak ve bir normal kapalı kontak vardır.

PLC’deki merdiven mantığının girişlerle veya çıkışlarla eşleşmesi gerektiğini düşünmeyin.Birçok yeni başlayanlar merdiven yapmaya çalışırken yakalanacak mantık giriş tipleri ile eşleşir.

Birçok rölenin ayrıca birden fazla çıkışı vardır (atma) ve bu da bir çıkış rölesinin aynı anda bir giriş olmasını sağlar.Resimde gösterilen devre buna bir örnektir, buna devre içinde bir sızdırmazlık denir.

plc ile otomasyon dersleri

Bu devrede akım, devrenin herhangi bir dalından, A veya B etiketli kontaklardan akabilir.B girişi yalnızca B çıkışı açık olduğunda açık olacaktır.

B kapalıysa ve A enerjili ise, B açılacaktır. B açılırsa, B girişi açılır ve A girişi sönse bile B çıkışını açık tutar.B açıldıktan sonra, B çıkışı kapanmaz.

Not: A düğmesine basıldığında, B çıkışı açılır ve B girişi de açılır ve B sürekli olarak açık kalır -güç kesilinceye kadar.

Not: Sağdaki çizgi bilerek bırakılmıştır ve bu şemalarda belirtilmiştir

Plc İle Otomasyon Sistemleri -1 | Otomasyon Eğitimi

PLC İLE OTOMASYON SİSTEMLERİ -1

Plc ile otomasyon sistemleri nasıl kurulur ? Üretim hatlarında otomasyon nasıl yapılır ? Plc ile otomasyon nasıl yapılır ? Otomasyon nedir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Plc İle Otomasyon Sistemleri adlı yazımızı sizlerle paylaşıyoruz.

Başlayalım.

PLC İLE OTOMASYON GİRİŞ

Continuous (Sürekli) -> Kontrol edilecek değerler sorunsuz şekilde değişir. Örneğin. Bir arabanın hızı.

Discrete(Ayrık) -> Kontrol edilecek değer kolayca açık-kapalı olarak tanımlanır.

Örneğin. araba motoru açık gibi.

NOT: tüm sistemler süreklidir ancak basitlik açısından mantıksal olarak değerlendirilebilirler.

Örneğin, Bunu yaptığımda, her zaman olur!

Linear (Doğrusal) -> Basit bir diferansiyel denklem ile tanımlanabilir. Bu basitlik için tercih edilen başlangıç ​​noktasıdır ve gerçek dünya problemleri için ortak bir yaklaşımdır.

PLC İLE OTOMASYON SİSTEMLERİ

Örneğin, Bir araba bir pist etrafında sürüyor olabilir ve aynı noktayı sabit bir hızda geçebilir.Ancak, araba ne kadar uzun sürerse, kütle azalır ve daha hızlı hareket eder, ancak daha az gaz gerektirir vb.

Temelde matematik zorlaşır ve sorun doğrusal olmaz.

Örneğin. Mükemmel arabayı , sürtünmesiz ve nasıl mükemmel çalışacağını tahmin edebiliyoruz.

Non-Linear (Doğrusal Olmayan) -> Dünyanın dönüşü gibi düşünebilirsiniz.

Örneğin. Roket güneşe yaklaştıkça yerçekimi artar, bu nedenle kontrol değişmektedir.

Sequential (Sıralı) -> Zamanı ve önceki olayları takip edecek mantıksal bir kontrol cihazı.

Bu kontrol sistemleri arasındaki fark, basit bir asansör düşünülerek vurgulanabilir.Asansör, katlar arasında hareket eden ve belirli yüksekliklerde duran bir otomobildir.

Güvenlik ve rahatlık için kullanılan bazı mantıksal kısıtlamalar vardır. Aşağıdaki noktalar asansörde farklı kontrol problemlerini vurgulamaktadır.

Mantık;

1. Bir düğmeye basıldığında asansör bir yere doğru hareket etmelidir.

2. Asansör x. kattayken kapıyı açmalıdır.

3. Hareket etmeden önce kapının kapalı olması gerekir. vb.

Doğrusal olarak ;

1. İstenen pozisyon yeni bir değere geçerse, hızlı bir şekilde yeni pozisyona doğru hızlanın.

2. Asansör doğru konuma yaklaştığında yavaşlayın.

Doğrusal olmayan ;

1 Başlamak için yavaşça hızlandırın.

2. Son konuma yaklaşırken yavaşlayın.

3. Hareket ederken daha hızlı harekete izin verin.

4. Kablo gerginliği ve değişen yay sabiti vb. İçin telafi edin.

Sistem tasarımı için mantıksal ve sıralı kontrol tercih edilir.

Bu sistemler daha kararlıdır ve genellikle daha düşük maliyetlidir.

Sürekli sistemlerin çoğu mantıksal olarak kontrol edilebilir.

Ancak bazı zamanlar sürekli kontrol edilmesi gereken bir sistemle karşılaşacağız.Bu olduğunda kontrol sistemi tasarımı daha zorlu hale gelir.

Yanlış kontrol edildiğinde, sürekli sistemler dengesiz olabilir ve tehlikeli olabilir.

Bir sistem iyi davrandığında, kendi kendini düzenleyen olduğunu söylüyoruz.Bu sistemlerin yakından izlenmesine gerek yoktur ve açık döngü kontrolü kullanıyoruz.

Bir açık döngü kontrol cihazı bir sistem için istenen pozisyonu ayarlayacaktır, ancak pozisyonu doğrulamak için hiçbir sensör kullanılmaz.

Bir sistemin sürekli izlenmesi ve kontrol çıkışının ayarlanması gerektiğinde, kapalı devre olduğunu söyleriz.

Arabadaki bir seyir kontrolü mükemmel bir örnektir.Bu, bir arabanın gerçek hızını izleyecek ve belirlenen bir hedef hızı karşılamak için hızı ayarlayacaktır.

Kontrol için birçok kontrol teknolojisi mevcuttur.Erken kontrol sistemleri, kontrollü yapı oluşturmak için mekanizmalara ve elektroniklere dayanıyordu.

Modern kontrol cihazlarının çoğu kontrolü sağlamak için bir bilgisayar kullanır.Bu kontrol cihazlarından en esnek olanı PLC’dir (Programlanabilir Mantık Kontrol Cihazı).

PLC İLE OTOMASYON SİSTEMLERİ -1 SONUÇ:

Bugün Plc ile Otomasyon Sistemleri -1 adlı yazımızı sizlerle paylaştık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.Ve umarım bu yeni yazı dizisinde birlikte güzel bilgiler öğreneceğiz.

İyi Çalışmalar

Kontrol Sistemleri – Güvenlik |Otomasyon Eğitimi

KONTROL SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ – GÜVENLİK

Kontrol sistem mühendisliği nedir ? Endüstriyel otomasyonda dikkat edilmesi gereken temel konular nelerdir ? Safety yani güvenlik nedir ve önlemleri nedir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Kontrol Sistemleri Mühendisliği – Güvenlik adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

KONTROL SİSTEMLERİ

SAFETY <-> GÜVENLİK

Dikkate Alınması Gereken 4 Şey;

Otomatik bir kontrol sistemine, hatta bir pompa için basit bir açma/kapama kontrolüne başlamadan önce göz önünde bulundurulması gereken ilk önemli husus, hem otomatik ekipmanla çalışan veya yakınında çalışan personel için hem de makineye zarar gelmesini önlemek için güvenliktir.

Potansiyel güvenlik problemleri riskini en aza indirmek için, kontrol sisteminizin kurulumunu ve çalışmasını düzenleyen tüm yerel, eyalet ve ulusal yasaları ve kontrol etmek üzere tasarlanan ekipman veya süreci takip etmelisiniz.

Bu kodlar bölgeye göre değişir ve genellikle zaman içinde değişir, sürekli olarak gözden geçirilir ve güncellenir.Hangi kodların takip edilmesi gerektiğini belirlemek ve ekipmanın, kurulumun ve çalışmanın bu kodların en son revizyonuna uygun olduğunu doğrulamak sizin sorumluluğunuzdadır.

Genel olarak elektrik ve elektrik ekipmanı hakkında kendinizi mümkün olduğunca eğitmek akıllıca olacaktır.

DC ve AC teorisi ve pratiği, Ohm Kanunu, vb. Dahil olmak üzere temel elektriğin iyi anlaşılması, çeşitli kodları ve standartları anlamanıza yardımcı olacak uzun bir yol kat edecektir.

Personelinizi Tehlikeye Atmaktan Kaçının

En azından, bu iki kuruluşun uygulanabilir tüm bölümlerini takip etmelisiniz.

• Ulusal Yangın Koruma Birliği (NFPA) yangın kodu

• Ulusal Elektrik Üreticisi Birliği (NEMA)

Bazı ilgili bölümler:

oICS 1: Endüstriyel Kontrol ve Sistemler için Genel Standartlar

oICS 3: Endüstriyel Sistemler

oICS 6: Endüstriyel Kontrol Sistemleri İçin Muhafazalar

Etiketleme

Otomatik kontrol sistemleri için göz önünde bulundurulması gereken diğer bir güvenlik alanı, Mesleki Güvenlik ve Sağlık İdaresi (OSHA) tarafından belirtilen kilitleme/etiketleme prosedürleridir. “Kilitleme/etiketleme”, belirli uygulamalara ve prosedürlere atıfta bulunur.

İşletmeciler ve bakım personelini, beklenmeyen enerji vermeden veya makine ve ekipmanın başlatılmasından veya servis veya bakım faaliyetleri sırasında tehlikeli enerjinin serbest bırakılmasından koruyun.

Kontrol sisteminizin bir kilitleme/etiketleme prosedürünü kullanmasını sağlamak için tasarım, ana elektrik beslemesi gibi herhangi bir enerji kaynağını, ayrıca pnömatik, hidrolik veya mekanik enerjiyi kapatma, depolama aygıtı nötralize etme veya izole etme özelliğini de içermelidir. .

Cihaz Arızalarının Önlenmesi

Otomatik kontrol sisteminizin tasarımında kullanacağınız elektrikli cihazların bir test laboratuarında listelenmesi, onaylanması veya kaydedilmesinin birçok nedeni vardır.

Bunun bir nedeni, cihazın felaket sonuçlara neden olabilecek arızaları önleyecek standartlara uymasını sağlamaktır.Diğer bir sebep, sigorta veya uyum amaçları için olabilir.

En spesifik ve önde gelen güvenlik test laboratuarlarından biri Underwriters Laboratories (UL) ‘dir. Kontrol sistemleri için en geçerli ilgi alanı UL’in Güvenlik 508A Standardı’dır. Kontrol sistemi panelinizin UL508A’ya inşa edilmesini gerektiriyorsa, UL508A panel üreticisi olmak veya mevcut bir UL508A panel üreticisi kullanmak için doğrudan UL ile sözleşme yapmanız gerekir.

Kontrol sistemleri mühendisliği

Diğer Güvenlik Hususları

Acil Durdurma – Kontrol sistemi, tüm sistem gücünün makine, ekipman ya da işleme bağlantısını kesmek için hızlı bir manuel yöntem sağlamalıdır. Bağlantı kesme cihazı veya anahtar açıkça “Acil Durdurma” olarak etiketlenmelidir.

Çıkışlara Kazara Güç Verilmesi – Güvenli bir çalışma ortamı sağlamak için sadece otomasyon kontrol sistemine güvenmeyin.

Sistemin herhangi bir kısmına koruma sağlamak için, katı hal rölesi veya bir PLC (Programlanabilir Lojik Kontrolör) çıkış modülü gibi herhangi bir elektronik kontrol cihazından bağımsız olan röleler veya limit anahtarları gibi harici elektromekanik cihazları kullanmalısınız. kişisel yaralanmaya veya hasara neden olabilir.

Bu cihazlar herhangi bir makine işleminin beklenmedik şekilde gerçekleşmesini önleyecek şekilde kurulmalıdır.

Örnek ; Makinenin sıkışmış bir parçası varsa, kontrol sistemi veya PLC programı bir testere bıçağını döndürerek motoru durdurabilir.

Bununla birlikte, operatör parçayı çıkarmak için bir koruyucu açması gerektiğinden, koruyucu açıldığında, tüm sistem gücünü kesen bir bypass anahtarı da dahil etmelisiniz.

Işık perdeleri, manyetik emniyet şalterleri ve emniyet röleleri gibi harici emniyet cihazları sistem tasarımınıza entegre edilebilir.

Düzenli Ekipman Kapatma – Röleler ve zamanlayıcılar etrafında tasarlanmış bir kontrol sistemi veya bir PLC kullanıldığında, tasarımınıza düzenli bir sistem kapatma sırası dahil edilmelidir.

Bir arıza tespit edilirse, herhangi bir mekanik hareket, vana pozisyonu, vb., Arıza emniyetli konumuna geri döndürülmeli ve ekipman/işlem durdurulmalıdır.

Topraklama – Elektrik çarpmasını önlemek için, sistemin tasarımı, yapımı ve kurulumunda iyi topraklama uygulamalarını kullanın.

Yangını önlemek için hatalı iletkenler için koruyucu cihazlar kullanın ve ayrıca iyi topraklama uygulamalarının hassas elektronik cihazlara elektromanyetik ve yayılan parazit girişimini azaltabileceğini de fark edin.

Kontrol Gücü Dağıtımı – Kontrol devresinde, tüm devrelerin kaynaştırma, devre kesiciler veya sadece arızalı devre açılacak şekilde enerjilendirilecek şekilde koordine edilmiş diğer kesme araçlarıyla korunmasını sağlayan kod uyarınca, güç dağıtım şeması geliştirin, diğer elektrikli ekipmanların ve cihazların çalışmaya devam etmesine izin verilmesi.

Yetkisiz Erişim – Yetkisiz personelin uygun alet, anahtar veya diğer izinli araçlar olmadan erişim kazanmasını önlemek için, enerjilendirilmiş devrelere sahip tüm muhafazaların ve kabinlerin emniyete alındığından emin olun.

Mekanik tutulan anahtar sistemler, bir kontrol sistemindeki ekipmanın bir veya daha fazla fiziksel konumuna erişimi korumak için kullanılabilir.

Parmak Koruması – Dikkat edilmesi gereken diğer bir güvenlik alanı, yalıtımlı koruma ile çevrelenmiş parmak emniyetli terminal bağlantılarına sahip cihazların kullanılmasıdır.

Canlı devreler üzerinde koruyucu korumaların kullanılması, sınırlı erişimi olan kontrol panellerinde bile göz önünde bulundurulmalıdır; bu nedenle, bakım elektrikçilerinin ve yetkili personelin, elektrikli kontrol cihazlarında sorun gidermesi veya ayarlama yapması daha güvenlidir.

Dead Fronts – Operatörün seçici anahtarlar, ayar düğmesi, potansiyometre vb. gibi cihazlara ayarlamalar yapması gereken kontrol sistemi muhafazalarında kullanılmalı ve kumandalar da dış hava koşullarından korumak için muhafazanın içinde olmalıdır. .

Ön normalde ana kontrol panelinin önüne monte edilmiş bir iç kapıdır.

Dış muhafaza kapısı, operatör tarafından hala anahtar girişi gerektirebilir, ancak ayarlanabilir cihazlara sahip ölü ön iç kapı, ana kontrol paneline monte edilen elektrikli cihazlara giden gücü kesen açmak için bir anahtar gerektirecek şekilde kilitlenir.

Kapalı devre kontrolü – Geri besleme sinyali kaybedilirse, personelin yaralanmasına ya da ekipmanın zarar görmemesi için sistemin kapanmasını sağlamak, her tür kapalı döngü kontrol sisteminde sizin sorumluluğunuzdadır.

KONTROL SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ – GÜVENLİK SONUÇ:

Bugün Kontrol Sistemleri Mühendisliği – Güvenlik adlı yazımızı sizlerle paylaştık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

Endüstriyel Hız Kontrol Seçim Teknikleri | Otomasyon Eğitimi

HIZ KONTROL SEÇİM TEKNİKLERİ

Hız kontrol cihazları ya da sürücü nedir ? Hız kontrol cihazı seçerken nelere dikkat etmeliyiz ? Hız kontrol cihazları nerelerde kullanılmaktadır ?Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Hız Kontrol Seçim Teknikleri adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

HIZ KONTROL SEÇİM TEKNİKLERİ

30 yıldan fazla bir süredir, değişken frekanslı sürücüler (VFD), üç fazlı alternatif akım (AC) endüksiyon motorlarının hızını kontrol etmektedir.

Enerji tasarrufuna ek olarak, VFD’leri kullanırken maksimum verimlilik, kontrol, kullanım ve motor ömrü için dikkate alınması gereken birçok şey vardır.

Santrifüjlü pompalar, üfleyiciler, fanlar, karıştırıcılar ve karıştırıcılar gibi değişken tork ve beygir gücüne ihtiyaç duyulan uygulamalar için bir VFD’nin hız kontrolü gereklidir.

VFD kullanmanın faydaları

Motor hızını azaltmak, çeşitli fan, fan ve pompa uygulamalarında enerji tasarrufu sağlar.

Kontrollü hızlanma ve yavaşlama ile birlikte motoru çalıştırırken azalmış ani akım büyük avantajlar sağlar.

Diğer önemli avantajlar arasında acil olmayan motor start-stop kontrolü ve motor aşırı yük koruması bulunur.

Tuş takımı veya potansiyometre gibi VFD’deki özellikler, hız ve tork dahil parametrelerin manuel olarak ayarlanmasını sağlar.

Bu parametrelerin otomatik veya dinamik olarak ayarlanması bir PLC veya başka bir kontrol cihazı kullanılarak da mümkündür.

Yüklere göre boyutlandırma VFD’nin boyutlandırılması söz konusu olduğunda, sadece motorun beygir gücüne uygun değildir.

Çalışma profilinin gözden geçirilmesi de önemlidir.

Yüklerin değiştirilmesi, sürekli çalışma ve sık çalıştırma ve durma, torktaki değişiklikler ve en yüksek akım taleplerinin hepsi uygulama için gereken VFD’nin boyutunu etkileyebilir.

Yüksek akım talepleri geçici aşırı yüklenme koşulları yaratabilir, ancak VFD uygun motor performansı için yeterli akımı sağlamalıdır.

Ağır yüke sahip bir konveyör olan bir uygulamada, yüksek ayrılma torku, büyük boy VFD gerektiren güç ve tork gerektirebilir.

Frenleme

Bir motoru yavaşlatırken, bir VFD frenleme için mevcut torkun yaklaşık % 20’sini sağlayabilir (bu, frenleme sırasında üretilen ekstra akımı atma meselesidir).

Ağır, yüksek ataletli yükler ve sık çalıştırma-durdurma uygulamaları için, bir fren direnci eklenmesi fren torkunu önemli ölçüde artırabilir.

Hız kontrol seçim teknikleri

VFD Arayüzü

Basit butonlar bazen kullanılırken, otomatik bir yaklaşım VFD’nin çalışması, koşu ve hız kontrol fonksiyonları için bir PLC’den (veya başka bir kontrol cihazından) ayrık ve analog çıkış sinyallerinin kullanımını içerebilir.

Genellikle ayrık, analog ve önceden ayarlanmış bir kontrol kombinasyonu kullanılır.

Örneğin, bir kontrol cihazı, bir sürücüye bir analog hız sinyali ve önceden programlanmış hızlanma ve yavaşlama parametreleriyle çalıştırma ve çalıştırma fonksiyonlarını kontrol etmek için ayrık sinyaller gönderebilir.

Dijital Haberleşme

Kablolamayı azaltmak veya ortadan kaldırmak için, sürücüyü kontrol etmek ve parametreleri ayarlamak için Modbus RS-232/RS-485, EtherNet/IP veya diğer protokoller gibi dijital iletişim kullanılabilir.

Bu iletişim türü ayrıca hız ve akım gibi sürücü durumunun izlenmesini sağlar ve ayrıca uzaktan yapılandırma özelliğini de etkinleştirebilir.

Doğru kontrol modunu uygulayın

Bazı sürücü kontrol modları, belirli türde AC sürücüler gerektirir. Hertz başına volt (V/Hz) sürücüler en yaygın olanıdır ve pompa ve fan uygulamaları için iyi çalışır.

Hız doğruluğu gereksinimleri arttıkça, açık döngülü sensörsüz vektör sürücüler ve enkoder geri beslemeli kapalı döngü VFD’ler,kağıt fabrikaları, baskı makineleri ve dönüştürme uygulamaları için doğru hız düzenlemesi sağlar.

Hareket profilini tanımla

Bir sürücünün parametrelerini ayarlamadan önce, gerekli hareket profilini anladığınızdan emin olun.

Hangi hız gerekli? ve motor yavaşça hızlanabilir mi veya hızlı bir şekilde çalışmalı mı, cevaplanması gereken sorulardan sadece birkaçı.

VFD parametreleri ayrıca optimum sürücü kurulumu ve kontrolü için anlaşılmalıdır.

Anahat kurulum gereksinimleri

VFD’ler, çalışma sırasında kontrol kabininden havalandırılması gerekebilecek, özellikle sık çalıştırma ve durma durumunda ısı üretebilir. Bir motoru uzun süre düşük hızlarda çalıştırmak da ısı üretir ve dahili bir fan içeren invertör görevli bir motor gerektirebilir.

İşlem parametrelerini belirtin

AC sürücü kılavuzu birçok kurulum gereksinimini kapsar.

Önemli bir kurulum notu, AC motor girişinde çalışma stop kontrolü için bir kontaktör veya bağlantı kesme anahtarı kullanmamak, yalnızca acil stop koşulunda sürücü girişindeki gücü kesmektir.

Normal çalışma sırasında acil olmayan başlatma ve durdurma işlevleri için ayrık sinyaller veya dijital iletişim kullanın.

Gürültü ve harmonikleri kullanın

Bir VFD tarafından oluşturulan gürültü ve harmonikler bağlı motorlara ve yakındaki ekipmana zarar verebilir.

AC hat reaktörleri ve jikle gibi pasif harmonik filtreler genellikle bu problemleri azaltmak için kurulur.

Sürücü montaj kılavuzunu kontrol edin ve harmonikleri azaltmak ve VFD’leri geçici aşırı gerilimden korumak için bu filtreleri kullanın.

VFD tarafından oluşturulan gürültüyü azaltmak için aktif harmonik filtreler de kullanılabilir.

HIZ KONTROL SEÇİM TEKNİKLERİ SONUÇ :

Bugün Hız Kontrol Seçim Teknikleri adlı yazımızla karşınızdaydık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

Endüstriyel Otomasyon Motor Seçim Teknikleri Nelerdir ?

MOTOR SEÇİM TEKNİKLERİ

Endüstriyel otomasyonda motor seçim teknikleri nedir ? Uygulamanızda motorları nasıl seçmelisiniz ve nelere dikkat etmelisiniz ? Motor seçim kriterleri nedir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Endüstriyel Otomasyon Motor Seçim Teknikleri Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

UYGULAMALARDA MOTOR SEÇİM TEKNİKLERİ

Motorların verimli kullanımı her zaman önemlidir, ancak bir elektrik motoru belirlenirken göz önünde bulundurulması gereken başka birçok şey vardır.

Mekanik ve çevresel hususlar uygulama ve çalışmada olduğu gibi listede de var.

Bu faktörlerin hepsi önemlidir, ancak uygulama seçim sürecinin başlaması gereken yerdir.

Uygulama motorun yükünü, hızını, hızlanmasını, yavaşlamasını ve motorun görev döngüsünü tanımlar.

Bunların hepsi beygir gücü ve tork gereksinimlerini besler.

Özel şaft hızı ve konum gereksinimleri, kullanılan motor tipini belirlemeye yardımcı olur ve motor yükünün sabit mi yoksa değişken beygir gücü/tork mu olduğunu tanımlar.

Yük türleri

Uygulamalar motor yükü tipini yönlendirir ve endüstriyel otomasyonda dört ana tip vardır:

Tip 1 – Değişken beygir gücü ve sabit tork

Dişli pompalar, vinçler ve konveyörler değişken beygir gücü ve sabit tork uygulamalarına örnektir.

Sabit hız AC ve DC motorları, beygir gücü gereksinimlerinin değişebileceği bu uygulamalarda iyi çalışır, ancak yük sabit kalır.

Tip 2 – Değişken tork ve sabit beygir gücü

Bir ağ çözme veya geri sarma makinesi değişken bir tork ve sabit beygir gücü uygulamasına bir örnektir, çünkü yük, rulonun çapı ile artar ve bunun tersi de geçerlidir.

DC motorlar ve servo motorlar burada iyi çalışır ve kapalı devre tahrikli AC motorlar başka bir seçenektir. Verimliliği artırmak için bu durumda rejeneratif gücü düşünün.

Tip 3 – Değişken beygir gücü ve değişken tork

Santrifüj pompalar, fanlar ve karıştırıcılar/karıştırıcılar değişken beygir gücü ve değişken tork gerektirir. Hız arttığında motor yükü de artar.

Değişken frekanslı sürücüler (VFD’ler) bu durumlarda sıklıkla kullanılır.

Tip 4 – Konum kontrolü veya tork kontrolü

Doğrusal hareket kızaklı ve aktüatörlü hareket kontrolü uygulamaları çoğu zaman doğru konum kontrolü gerektirir ve bazı presler ve gerginlik kontrol sistemleri tork kontrolü kullanır.

Geri bildirim genellikle gereklidir ve servo ve step motorlar genellikle iyi bir seçimdir.

Sadece AC ve DC sınıflandırma motorları arasında seçim yapmanız gerekir, ancak endüstriyel uygulamalarda kullanılan üç düzineden fazla motor tipi vardır.

Motor ve tahrik seçimi çoğu endüstriyel otomasyon motoru uygulamasını kapsamalıdır.

Üç ortak motor hızı / tork kontrolü uygulaması sabit hız, değişken hız ve konum (veya tork) kontrolünü içerir.

Endüstriyel motor seçim teknikleri

Sabit hız

Birçok uygulamada, motorun sadece hızlanma ve yavaşlama rampalarına gerek kalmadan sabit hızda çalışması gerekir.

Dal devre koruma sigortası, kontaktör ve aşırı yüklenmeleri kullanan basit açma-kapama kontrolü, motoru açmak ve kapatmak için gerekli olan tek şeydir.

Motor starterleri, manuel motor kontrolü veya yumuşak yolvericiler de sıklıkla kullanılır.

Ortak AC ve DC motorlar bu uygulamalarda uygundur.

Her ikisi de basit ve verimli tasarımlardır ve minimum bakım gerektirir.

Değişken Hız

Fanların, santrifüj pompaların, mikserlerin / karıştırıcıların, konveyörlerin ve diğer yüklerin hızlarının hassas bir şekilde kontrol edilmesi enerji verimliliğini büyük ölçüde artırabilir.

Hızlanma ve yavaşlamayı kontrol etme yeteneği aynı zamanda bir konveyör gibi ürünün daha iyi kullanılmasına yardımcı olabilir ve motorda ve sistemin aktarma organlarında daha yumuşak davranarak mekanik sorunları azaltır.

Ürünün kaba konumlandırılması, yavaşlama ve durdurma fotoselleri kullanılarak değişken hız kontrolü ile de gerçekleştirilebilir.

DC ve AC motorlar çoğu değişken hızlı uygulamada iyi çalışır.

DC sürücüler 100 yılı aşkın bir süredir kullanılmaktadır ve AC motorlar için değişken hızlı sürücüler yaklaşık 30 yıldır kullanılmaktadır.

DC motorlar genellikle konveyörlerde ve diğer fraksiyonel beygir gücü uygulamalarında kullanılır, çünkü düşük hızlarda tam tork sağlarlar ve tork hız aralığı boyunca sabit kalır.

Pek çok DC motor bakım gerektiren fırçalar kullanır, bu nedenle bunu aklınızda bulundurun veya fırçasız DC motorlar için biraz daha fazla para harcayın veya AC motorlara ve sürücülere geçin.

VFD’li bir AC endüksiyon motoru günümüzde en popüler seçimdir.

Bir fan veya pompa uygulamasıysa, özellikle motor yükleri 1 HP’nin üzerindeyse bu en iyi seçenektir.

Konum (veya tork) Kontrolü

Basit sabit hız ve değişken hız uygulamaları ötesinde hareket kontrolüdür.

Hassas konum kontrolü yapmak ve kapalı döngü kontrolü ile hareket profilleri uygulamak, genellikle bir servo veya step sistemi gerektirir. Dağıtım uygulamaları ve doğrusal bir sürgü veya aktüatörü hareket ettirmek örneklerdir.

Hassas ölçeğin düşük hız ucunda, bir kademeli sistem, açık veya kapalı döngü, özellikle kademeli sıfır hızda tam tork olduğundan, iyi bir seçimdir.

Hızlar ve doğruluk gereksinimleri arttıkça, bir servo sistem iyi bir seçimdir çünkü dinamik yükleri ve karmaşık hareket profillerini bir basamaktan daha iyi işler.

Dişli

Gereken hıza bağlı olarak, motor tipinden bağımsız olarak bir dişli kutusu düşünülebilir.

Şanzımanlar mevcut maksimum hızı azaltırken mevcut torku arttırır.

Bir dişli kutusu, motorun daha verimli bir hız aralığında çalışmasına, daha fazla gücün mevcut olduğu bir aralıkta çalışmasına, daha soğuk veya daha fazlasının çalışmasına izin verebilir.

Elimizdeki uygulama ve çevre bilgileri sayesinde yükün ataleti, momenti ve hızını, yükün kütlesi ve büyüklüğü ile birlikte hesaplamak mümkündür.

Uygulamalarınız için çok çeşitli AC, DC, step ve servo motor seçenekleri bulunmaktadır.

MOTOR SEÇİM TEKNİKLERİ SONUÇ :

Bugün Motor Seçim Teknikleri adlı yazımızı sizlerle paylaştık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

Proximity – Yakınlık Sensörleri Nedir ve Çeşitleri Nedir ?

PROXIMITY SENSÖRLER NEDİR ?

Proximity sensör nedir ? Proximity sensör çeşitleri nedir ? Proximity sensörler nerelerde ve nasıl kullanılır ? Proximity sensörler nasıl çalışır ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Proximity Sensörler Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

PROXIMITY SENSÖRLER

Yakınlık sensörleri, nesnelerin temassız olarak algılanmasına, özellikle sayma, indeksleme, doğrulama, strok sonu veya hareket etme, oryantasyon belirleme ve diğer birçok otomasyon görevine yönelik parçaların ve/veya makine elemanlarının ilgili konularda düzgün çalışmasını sağlar.

Seçim kriterleri

Çeşitli yakınlık sensörleri vardır.Bazı yaygın seçim kriterleri algılama mesafesini, ebat/şekli, anahtarlama frekansını, giriş derecesini, korumalı ve korumasız, muhafaza malzemesini ve bağlantı tipini içerir.

Algılama mesafesi

Yakınlık sensörleri üç temel algılama mesafesine sahiptir: standart, genişletilmiş ve üçlü mesafe, ancak sensör gövdesinin boyutu ve ekranlama tipi de algılama mesafesini büyük ölçüde etkiler.

Birçok uygulamada algılanacak nesne. , sensöre yakın bir yere monte etmek mümkün olmayabilir.

Bu durumlarda, daha uzun algılama mesafeleri gerekir.Örneğin, daha uzun algılama mesafeleri daha pahalı yüksek sıcaklık sensörleri satın alma ihtiyacını ortadan kaldırabilir.

Bir sensör sıcaklık kaynağına çok yakın yerleştirilirse, sensör daha fazla bakım gerektirir veya daha hızlı bir şekilde arızalanır.

Sensörü algılama alanından uzağa monte etmek, sensörün ömrünü uzatabilecek sensörün ısınmasını azaltabilir.

Proximity - yakınlık sensörü nedir

Büyüklük ve şekil

Yakınlık sensörleri, minik 3 veya 4 mm varilden 30 mm silindirik ve birçok dikdörtgen form faktörüne kadar geniş bir ürün yelpazesinde ve şekillerde mevcuttur. En endüktif, kapasitif ve manyetik sensörler tek parça tasarımları iken, bazı ultrasonik proxy’ler iki parça “ışın” tasarımıdır.

Frekans değiştirme

Bir yakınlık sensörünün iç devresi daima bir anahtarlama frekansına sahiptir.

Bu özellik, sensörün bir nesneyi hedef alanını ne sıklıkta kontrol ettiği anlamına geldiği için gevşekçe yorumlanabilir.

Hareketli nesneleri çok yüksek hızda algılamanız gerekirse, anahtarlama frekansına dikkat etmeniz gerekebilir – çoğu sensör rutin işlemler için yeterince hızlıdır.

Çıkış tipi

Gereken çıkış tipi belirlenmelidir (yani NPN, PNP veya analog).

Çoğu PLC giriş ve çıkışları NPN veya PNP çıkışını kabul eder.Bir katı hal rölesine bağlanıyorsa, bir PNP çıkışı gereklidir.

Analog çıkış ihtiyacı uygulama tarafından belirlenir.

Analog çıkışlı sensörler, hedef mesafeyle yaklaşık olarak orantılı bir çıkış sinyali üretir.

2, 3 veya 4 kablolu ayrık çıkışlara mı ihtiyacınız var?

Bu, sensörün bağlanacağı cihaz tarafından belirlenebilir veya kişisel bir tercih olabilir.

Kullanmak için bazı basit kurallar şunlardır:

2-telli

• Sinkveya source olan cihazlarla çalışacak

• Sonlandırmak için sadece 2 tel

• Daha yüksek kaçak akım

3-telli

• En popüler çeşitlilik – çoğu kullanıcıya aşina

• NPN ve PNP çıkışları arasında seçim yapmalı

4-telli

• Bir cihazda yapılandırılabilirlik sağlar.

• Hem NPN/PNP hem de NO/NC seçimine sahip olabilir

• Çok sayıda uygulama için kullanıcının bir parçasını stoklamasını sağlar

Korumalı vs korumasız(Shield or not)

Blendajlı ve blendajsız sensörler ayrıca yerleştirilebilir ve yerleştirilemez olarak da adlandırılır.

Korumasız sensörler daha uzun algılama mesafelerine izin verir, ancak sensör yüzeyi montaj yüzeyinden çıkıntı yapmalıdır. Korumalı sensörler gömme montajlı olabilir.

Çevre derecelendirme

Tüm yakınlık sensörleri nem ve döküntü gibi çevresel faktörlerden mükemmel koruma sağlar. Giriş Koruma (IP) değerleri IEC tarafından belirlenir ve elektrikli cihazlar ve muhafazaları tarafından sunulan korumayı tanımlar.

NEMA derecelendirme sistemine benzer. IP65 veya daha yüksek IP değerleri yakınlık sensörleri için çok yaygındır.

Zorlu iş modelleri de mevcuttur ve IP69K gibi yüksek değerlere sahip olabilir.

IP69K genellikle sensörlerin “yıkama” işlemlerine dayanması gereken yiyecek ve içecek endüstrisinde, genellikle sert kimyasallarla birlikte gerekli olur.

Bağlantı türleri

Yakınlık sensörleri genellikle ekli bir “eksenel” kablo veya hızlı bağlantı kesme (Q/D) sonlandırmasıyla sunulur.Her iki bağlantı türü de tipik olarak IP65 veya daha yüksek olmak üzere yüksek düzeyde koruma sağlar.

Eksenel kablolar

Eksenel kablolar tipik olarak 6 fit (2m) uzunluğundadır ve bağlantı noktasında sensör gövdesinin içine, eksenel olarak çıkacak şekilde (sensör gövdesiyle aynı hizada) kalıplanır.

Genellikle daha az pahalı seçeneklerdir. Kablo boyuna kesilebilir, ancak makine kontrol ünitesine kadar ulaşmak için yeterince uzun olmayabilir.

Saha bağlantı kutuları gerekebilir ve çok sayıda sensör sinyali genellikle bu tür bağlantı noktalarında çok iletkenli kablolara birleştirilir.

Son olarak, sensör gövdesinin ucundan çıkan eksenel bir kablo tüm uygulamalara (fiziksel olarak) sığmayabilir.

Hızlı bağlantı kesme (Q / D)

Hızlı bağlantı kesme sensörleri, kurulumu tamamlamak için ayrı bir kablo kullanılmasını gerektirir.

Bu kablolar tipik olarak bir ucunda endüstri standardı M8, M12 veya mikro-AC (bazı AC motorlu sensörler için) tarzı bağlantılar içerir ve diğer ucunda bağlantıyı tamamlamak için bir pigtail sunar.

Bu hızlı bağlantı kesme işlemleri birçok avantaj sunar.Hasar görmüş bir sensörü yeniden kablolama yapmak yerine değiştirmek çok kolaydır ve kablolar sensördeki eksenel veya 90 derecelik bağlantılarla daha uzun uzunluklarda mevcuttur.

Sahada kablolanabilir hızlı bağlantı kesme konektörleri ayrıca özel kablolar oluşturmak için kullanılabilir.

Son derece küçük sensörler, sensör gövdesinden birkaç santim hızlı kesilen kısa bir eksenel kabloya sahip olabilir.

Sensör sinyallerini çoğaltmak ve kablolamayı basitleştirmek için çoklu bağlantı bloklarını kullanın.

Çok kutuplu bağlantı blokları

Her iki ucunda hızlı bağlantı kesen kablolar (patch kablolar), çok sayıdaki sensör sinyalini makine kontrol cihazına tekrar çarpmak için çok portlu bağlantı blokları ile kullanılabilir.

Kablo Seçenekleri

PVC ve PUR ceketlerdeki Q / D kabloları çoğu uygulamanın çevresel gereksinimlerini karşılar.

Eksenel kablolar tipik olarak bir PVC kılıf ile birlikte gelir.PVC genel amaçlı bir yalıtımdır, PUR ise mükemmel oksidasyon, yağ ve ozon direnci sağlar.

Kablo yağlara maruz kalırsa veya doğrudan güneş ışığına maruz kalırsa PUR faydalıdır.

Proximity Sensör Çeşitleri

Endüktif

Endüktif yaklaşım sensörleri, metal nesnelerin varlığını algılar.

Yakın mesafesi tipik olarak yaklaşık 1,5 inç’tir.

Demir metaller sensöre en fazla mesafeyi verir; diğer metaller algılama aralığını azaltabilir.

Düşük maliyetli, güvenilir sensörler, çok çeşitli uygulamalar için çeşitli şekil ve boyutlarda mevcuttur.

Manyetik

Manyetik yakınlık sensörleri, endüktif sensörlerin normal sınırlarının ötesinde temassız nesne algılama için kullanılır.

Ayrı bir sönümleme mıknatısı ile kullanıldığında, küçük bir pakette çok uzun algılama mesafeleri sunarlar ve demir içermeyen metal, paslanmaz çelik, alüminyum, plastik veya ahşap duvarlardan mıknatısları algılarlar.

Kapasitif

Kapasitif sensörler hem metal hem de metal olmayan nesneleri algılar ve ahşap veya plastik gibi yalıtkan malzemeleri de algılar.

Konteyner duvarlarından sıvıların, topakların ve tozların dolum seviyelerini tespit etmek için sıklıkla kullanılırlar.

Kapasitif sensörler, tipik olarak 40 mm’ye kadar algılama mesafeleri ile silindirik veya dikdörtgen şekillerde bulunur.

Ultrasonik

Ultrasonik sensörlerin prensibi, bir ses darbesinin emisyonuna ve tespit edilen cisim tarafından yansıtılan dönüş yankı sinyalinin geçen zamanının ölçülmesine dayanır.

Ultrasonik ışın hemen hemen tüm malzemelerden (metal, ahşap, plastik, cam, sıvı vb.) İyi yansır ve renkli, saydam veya parlak nesnelerden etkilenmez.

Bu, kullanıcının herhangi bir ekstra kurulum veya algılama kaygısı olmadan birçok malzeme için tek bir sensörde standardize olmasını sağlar.

Karşılıklı ışın çifti sensörleri genellikle en doğru ve güvenilir sensör konfigürasyonlarıdır, ancak geleneksel dağınık veya retro yansıtıcı sensörlere kıyasla daha maliyetli olabilir.

Ultrasonik sensörler (dikdörtgen), diğer yakınlık sensörlerinin veya foto gözlerin kullanımının çalışmadığı uygulamalarda nesneleri tespit etmek için idealdir, örneğin:

• Seviye ölçümü: katı veya sıvı içeren tanklar için

• Çap veya ilmek algılama: Kağıt, saç vb. Malzemeler için

• Şeffaf nesne algılama: plastik veya cam şişeler, plastik filtreler, vb. İçin

PROXIMITY SENSÖR ve ÇEŞİTLERİ NEDİR SONUÇ:

Bugün Proximity Sensör ve Çeşitleri Nedir adlı yazımızı sizlerle paylaştık.Umuyorum faydalı birtakım bilgiler edinmişsinizdir.

Mantıksal Sensörler -1 | Temel Elektronik Dersleri

MANTIKSAL SENSÖRLER NEDİR ?

Mantıksal sensörler ve devreleri nedir ? Mantıksal sensörlerin mantığı nedir ve mantıksal sensörler neleri içerir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Mantıksal Sensörler Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

MANTIKSAL SENSÖRLER

Sensörler plc’nin çalışmanın , işlemlerin durumunu tespit etmesini sağlarlar.Mantıksal sensörler , TRUE ya da FALSE olarak o anki durumu tespit eder , tepki verirler.Örnek verecek olursak  ;

Inductive proximity : Sensörün etrafında herhangi bir metal var mı ?

Capacitive proximity : Sensörün etrafında herhangi bir dielektrik nesne var mı ?

Optical presence : Nesne ışık demetini kırıyor mu ya da ışığı yansıtıyor mu ?

Mechanical contact : Nesne anahtara değiyor mu ?

Sensör Kabloları :

Sensör herhangi bir mantıksal <-> lojik olarak değişim algıladığında , plc’e giden sinyal üzerinde bir değişim olmak zorundadır.Bu değişim ; akım , voltaj ya da ON/OFF şeklinde olabilir.Bazı durumlarda sensörler direkt olarak , plc’i atlayarak , yükü anahtarlamak için de kullanılabilirler.

Tipik sensör çıkışları ya da plc’e girişleri şu şekilde olabilir ;

Sinking/Sourcing : Akımı on/off olarak değiştirirler.

Plain switches : Voltajı on/off olarak değiştirirler.

Solid State Relays : AC çıkışları anahtarlarlar, değiştirirler.

TTL (Transistor Transistor Logic) : Lojik levellerde 0V ve 5V kullanır.

Anahtarlar :

Sensör çıkışları ile ilgili basit bir örnek verelim ; Anahtar ve röle örneği .

mantıksal sensörler nedir - plc eğitimi

Bu örnekte ; NO (Normally open <-> Normalde açık) kontak anahtarı Input 0.1’e bağlanmıştır.Röle çıkışı ile sensör de ayrıca gösterilmiştir.Sensor ayrıca mutlaka enerjilendirilmelidir ve bu sebeple de V+ ve V- terminalleri güç kaynağına bağlanmıştır.

Algılanabilen bir şey tespit edildiğinde ,sensör çıkışı aktif olacaktır.Bunun anlamı ise röle çıkışı kapanacak ve akım akışı başlayacaktır.Ve bu çıkış resimde de görüleceği üzere Input 06’ya bağlanmıştır ki bu durumda Input 06 Aktif / High / On olacaktır.

MANTIKSAL SENSÖRLER NEDİR SONUÇ : 

Bugün mantıksal sensörler ile ilgili yazımızı sizlerle paylaştık.Alt dallarında TTL , SSR , Sinking/Sourcing gibi birçok farklı kavram bulunan Mantıksal Sensörlerin ikinci yazısında da bahsekonu kavramları işleyeceğiz.Umuyorum faydalı bir yazı olmuştur sizler için.

İyi Çalışmalar

PLC İçin Röle Nasıl Seçilmelidir ?

PLC İÇİN RÖLE SEÇİMİ NASIL YAPILMALIDIR ?

Plc için röle seçimi nasıl yapılır ? Röle seçiminde meydana gelebilecek problemler nelerdir ? Röle seçiminde önemli kriterler nedir ? Bugün Plc İçin Röle Seçimi Nasıl Yapılmalıdır adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

PLC İÇİN RÖLE SEÇİMİ

Röleler kontrol mantığında(control logic) için nadiren kullanılsa da, büyük güç yüklerini değiştirmek için vb. gereklidirler.

Röleler için kullanılan bazı önemli terminolojilere bir bakalım ;

Kontaktör – Büyük akım yüklerini değiştirmek için özel rölelerdir.

Motor Starter – Temelde aşırı yük rölesine sahip seri kontaktörlerde çok fazla akım çekildiğinde enerjiyi kesmek için kullanılırlar.

Ark Bastırma – Herhangi bir röle açıldığında veya kapatıldığında, bir ark oluşacak ve sıçrayacaktır.Bu büyük röleler ile birlikte büyük bir problem haline gelebilir.

AC anahtarlama rölelerinde bu sorun gerilim sıfıra gittiğinde röleyi açarak aşılabilir ( negatif ve pozitif arasında geçiş).

DC yükler de ise DC yük değiştirirken bu sorun bastırmak için açma sırasında basınçlı gaz üflenerek ark oluşumu minimize edilebilir.

AC bobinleri – Normal bir bobin AC bir güç , enerji tarafından kullanılıyorsa, kontaklar açıkken titreşim meydana gelecektir  ve AC güç frekansında iken kapanacaktır.

Bu sorunun üstesinden ise röle iç yapısına röle üreticileri tarafından  bir gölgeleme kutbu ekleyerek gelinir.

Röle seçerken ya da röle çıkışlarını seçerken en önemli husus , PLC için , nominal akım ve gerilimdir.

Nominal voltaj aşılırsa kontaklar erken yıpranır ya da voltaj çok yüksekse yangın çıkma olasılığı muhtemeldir.

Anma akımı, kullanılması gereken maksimum akımdır ve kontrol edilmesi , dikkat edilmesi gerekir.

Bu sınır aşıldığında ise ,cihaz daha sıcak olacak ve bu sıcaklık artacaktır ya da cihaz kısa süre içerisinde bozulacaktır.

Nominal değerler tipik olarak hem AC hem de DC için verilmektedir.

Her ne kadar DC değerleri AC’den düşükse olsa da kullanılan gerçek yükler nominal değerlerin altındaysa röleler sıkıntısız olarak ve belirli bir süre olmaksızın iyi ve sorunsuz bir şekilde çalışmalıdır.

Değerler az miktarda aşıldığında ise rölenin ömür boyu bu duruma göre kısalacaktır. Değerleri önemli ölçüde yani sınırı fazlasıyla aşmak, ani arıza ve kalıcı hasar bırakacaktır.

Burada  unutmamalıyız ki röleler de minimum değerler de çalışabilir ki bu durumda  düzgün bir çalışma ve uzun ömür sağlamak için ayrıca önem arz eder.

Nominal Gerilim – Bobin için önerilen çalışma gerilimidir.

Daha düşük seviyeler olursa da bu durum çalışmama gibi sorunlara sebep olabilir.

Nominal Akım – Bir hasar oluşmadan önceki maksimum akımdır (ısınma veya erime)

PLC İÇİN RÖLE SEÇİMİ NASIL YAPILMALIDIR SONUÇ : 

Bugün Plc İçin Röle Seçimi Nasıl Yapılmalıdır adlı yazımızla karşınızdaydık.Umuyorum faydalı bilgiler edinmişsinizdir.

İyi Çalışmalar

PLC Giriş ve Çıkışları Nedir | PLC Mantığını Anlamak

PLC GİRİŞ VE ÇIKIŞLARI NEDİR ? 

Plc giriş ve çıkışları nedir ? Plc girişleri ve çıkışları nasıl aktif olur ve plc içerisinde nasıl bir voltaj döngüsü vardır ? Plc giriş/çıkış mantığı nedir ? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Plc Giriş ve Çıkışları Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

PLC GİRİŞ VE ÇIKIŞLARI

Halihazırda birçok plc konfigürasyonu vardır piyasada.Fakat bunların her biri için geçerli olan yaygın komponentler ve konseptler bulunmaktadır.

Bunlara hızlıca bir göz atalım.

Power Supply (Güç Kaynağı) : Plc içerisinde ya da harici dışardan bir birimde olabilir.Burada yaygın olan gerekli voltaj seviyeleri , 24VDC, 120Vac ve 220Vac’dir.

CPU(Merkezi işlem ünitesi): Burası tüm işlemlerin yürütüldüğü ve depolandığı alandır.

I/O (Giriş/Çıkış) : PLC işlemleri ve durumları için gerekli bilgilerin geldiği ya da aktarıldığı birimler , terminallerdir.

Indicator Lights (İşaret ışıkları) : Burası plc’nin güç , çalışma , hata gibi bilgilerin görüleceği , izlenebileceği ışıklardır , bildirimlerdir.

plc giriş ve çıkışları nedir

Plc Output(Çıkışlar) ;

Selenoid valfler  servo motorlar  motor starterları, röleler , solid state röleler vb. Olabilir.

Plc Inputs(Girişler);

Burada girişler genel olarak sensörler , butonlar vb. olmaktadır.Plc’e girişler birkaç farklı şekilde gelebilmektedir ancak basit olarak bunları AC ve DC girişler olarak ayırabiliriz.

Sourcing ve Sinking olarak duyacağınız 2 farklı durum söz konusudur.

Sinking : Aktif olduğunda , akım cihazdan çıkarak toprağa akar.

Sourcing : Aktif olduğunda , akım besleme kaynağından cihaza ve cihaz üzerinden toprağa akar.

NPN -> Sinking

PNP -> Sourcing olarak adlandırılır.

PNP , daha popüler olarak kullanılmaktadır.

Inputs (Girişler) :

Plclerde girişler standart olarak 8 giriş/16 giriş olmaktadır.

Burada input<->giriş kartların enerji girişleri ;

12-24 VDC

100-120 Vac

10-60 VDC

12-24 Vac/VDC

5VDC (TTL)

200-240 Vac

48 VDC

24 VAC olabilmektedir.

PLC girişleri için bir besleme gereklidir yani bizim sensörümüz , butonumuz vs. girişlere bir enerji göndererek aslında girişi aktif ederler.Bu sebeple genel olarak sensör , buton vb. dışarıda harici olarak beslemesi sağlanmalıdır.

Aynı zamanda PLC’lerin COM <-> COMMON uçlarına dikkat edilmelidir.Burada COM uçları bazen (- <-> 0VDC) olarak bazende (+ <-> +24VDC) olarak bağlanabildiğini görmekteyiz.Bazen ise burada 220VAC görebilirsiniz.Bu tamamen plc donanımına bağlıdır.

Dikkat : Burada toprak ile common yani ortak ucu karıstırmayın lütfen .. İkisi birbirinden farklı şeyler ve ikisinide aynı yere bağlamayın.

Ek olarak plc için girişlerin lojik seviyelere çekilmesi gerekmektedir.Burada plc içerisinde bir devre bulunmaktadır.Giriş ve çıkışlar için +5V’a dönüştürülen ya da +5V’dan dönüştürülen bir enerji durumu söz konusudur.Devreyi resim üzerinde görebilirsiniz.

Çıkış Modülleri :

Harici güç kaynakları çıkış kartlarına bağlıdır ve bu kartlar her bir çıkış için enerjiyi açar ya da kapatır.Tipik çıkış voltajları ;

120 VAC

24 VDC

12-48 VAC

12-48 VDC

5 VDC(TTL)

220 VAC

Bu kartlar da genel olarak 8-16 çıkışa sahip olacak şekilde üretilirler fakat bu rakamlar 4 – 6 vb. gibi çıkış rakamlarına sahipte olabilirler.

Çıkışlar ; röle , transistör ya da triyak olabilir.Röleler daha esnek çıkış cihazlarıdır.Röleler hem DC hemde AC sinyali çıkış olarak kullanabilir ve çevirebilirler.

Transistör çıkışlar DC çıkış ile sınırlandırılmış olup triyak çıkışlar ise AC çıkışlar ile sınırlandırılmıştır.

Plc kendi içerisinde 5VDC lojik enerjiyi de çevirmektedir..Resim üzerinde devreyi görüntüleyebilirsiniz.

Dikkat :

Eğer yanlışlıkla AC sinyal DC transistor çıkışa bağlandıysa , bu çıkış pozitif olarak yarım saykıl kadar aktif olacaktır ve eksik/düşük voltaj ile çalışıyor görünecektir.Eğer DC sinyal , AC triyak çıkışa bağlanırsa , aktif olacak ve çalışacaktır ancak tüm plc’yi kapatana kadar bu enerjiyi kesemezsiniz.

Not :

Transistör yarıiletkeni ayarlanabilir bir valf gibi davranır.Kapatıldığında her iki yöndede akım akışını bloklar , engeller.Tekrar aktif olduğunda , açıldığında ise tek yönde akım geçişine izin verir.Burada normal olarak transistör üzerinde iki şekilde de voltaj kaybı görülür.

Triyak ise , 2 SCR gibi , birbirine  bağlıdır ve AC akım için akım her iki yönde de güzel bir şekilde akabilir.Triyak için en önemli fark , eğer triyak aktif edilirse veya kapatılırsa , akım akışı tamamlanana kadar kapanmaz yani halıhazırda akan akımın tamamen bitmesini bekler.

Ki bu durumda AC akım için iyidir çünkü akım her bir yarım saykılda durur ve terslenir ki bu DC akım da olmaz.Bu sebepledir ki triyak On olarak kalır.

PLC GİRİŞ VE ÇIKIŞLARI NEDİR SONUÇ : 

Bugün Plc giriş ve çıkışları nedir adlı yazımızla karşınızdaydık.Plc ile ilgili genel bilgileri aktarmaya ve mantığını anlamaya devam ediyoruz.Umuyorum faydalı bir yazı olmuştur.

İyi Çalışmalar