List

KOYUN ADALARI DENİZ SAVAŞI NEDİR ? 

Koyun Adaları deniz savaşı nedir ? Denizcilik tarihi nedir ? Denizcilik tarihimizdeki en önemli ve büyük savaşlar hangileridir ? Denizcilik tarihinin önemi nedir? Bu ve benzeri sorulara yanıt aradığımız Koyun Adaları Deniz Savaşı Nedir adlı yazımızla karşınızdayız.

Başlayalım.

KOYUN ADALARI DENİZ SAVAŞI

Adama mevcut durumu sordu:

— Çaka ile yapılan çarpışmalar günün hangi zamanlarında cereyan etti?

— Güneş doğarken.

— Hangi tarafın yönü doğuya doğru dönüktü?

— Bizimkilerin diye cevap verdi. Bir anda Alexius kendi başarısızlıklarının nedeninin farkına vardı.Her zamanki gibi bir anda çözümü buldu.(…) Gün ışığında düşmanla

Karşılaşmaktan kaçının ve ekledi güneş ışınları ve Türkleri kastederek

— Bire karşı iki dövüşmeyin!”

(Anna Komnena, Alexiad C.IX)

Taraflar : Çaka Beyliği <-> Doğu Roma İmparatorluğu

Yer : Çeşme kıyıları , Batı Anadolu

Komutanlar : Çağa (Çaka) Bey <-> Kastomeneali Nikeforos

Taraf Mevcutları : 17 Yelkenli + 33 Çektiri <-> 30 Dromon

Rampa Olmak : Düşman gemilerinden birini ele geçirmek için hücum edip bordasına yanaşarak bağlamaktır.Eski deniz savaşlarında en verimli manevralardan biridir.Bu amaçla saldırıyı savurmak için güvertede görev yapan savaşçılara rampacı denirdi

Koyunadaları : Koyun adalarının en önemlileri üç ıssız kırlık adadır.Hristiyanlar bu adalara San Tarmo derler.Bu bölümde dört boğaz vardır.Birinci boğaza Dirfil boğazı derler.Sakız adası ile sözü edilen bu adaların birisinin arasıdır.Bu adaların birbirine uzaklığı bir mildir.Fakat her tarafı derindir.Yelken ile büyük gemiler geçer.İkinci boğaza boğaza Ortana Boğazı derler.Bu boğaz sığlıktır.Fakat bu sığlıktan kadırga geçer.Aynı zamanda çektiri gemiler için burası iyi bir yataktır.Üçüncü boğaz dardır.Fakat derindir.Büyük gemiler geçer.Ayrıca büyük gemilerin yatabileceği yerdir.Dördüncü boğaz ise Anadolu kıyısı ile bu adanın arasıdır.Bu aralık sekiz mil mesafededir.Büyük deniz olup gemilerin geçiş yoludur.Eğer bu adalarda içme suyu bulmak istenirse , hepsinde vardır.Su arandığı sırada adaların haritasına bakılsın , o kuyuların işaretleri belli olur.

Çaka (Çağa) Bey : İlk türk amirali olan Çaka bey , Oğuzların Çavuldur boyuna mensuptur.Bir savaş sırasında Doğu Romalı General Kabalika Aleksandr’a esir düşmüştür ancak zamanla sarayda yükselmiştir.Ne var ki yeni imparator Alexicus Kommenos tarafından istenmemiştir ve İzmir’de otorite boşluğundan faydalanarak bir yönetim oluşturmayı başarmıştır.Bir donanma kurarak Midilli , Foça , Sakız ve Sisam’ı ele geçirmiştir.Adalar denizinde başarılı savaşlar veren Çaka Bey, Peçeneklere yardım etmiştir.Ne var ki Kumanlarla işbirliği yapan Bizansın , Lebenionda Peçenekleri yok etmesini engelleyememiştir.Daha sonra da , Abydos’u abluka altına alınca da Anadolu Selçuklu Sultanı ve damadı olan I.Kılıçarslan ile arası bozulmuştur ve muhtemelen onun tarafından verilen 1095 yılında bir ziyafetle zehirlenerek öldürülmüştür.

SAVAŞIN SİYASAL KOŞULLARI

Geç Ortaçağ’ın başlarında Türklerin Anadolu’ya yerleşmeye başlamaları ve Batı dünyasının Türklük olgusu ile tanışmasının koşut gittiği yıllarda denizle olan ilk teması sağlayan İzmir’de bağımsız bir devlet kuran Cağa(Çaka) Bey olmuştur. Anadolu’da Doğu Romalı bir general tarafından tutsak alınıp saraya getirilen ve burada İmparator III. Nikephoros Botaneiates zamanında yükselerek “protonobilissimos” (en soyluların birincisi) unvanı alan Cağa(Çaka) Bey, yeni İmparator I.Alexios Komnenos’un politik tercihleriyle çelişmiş ve sarayda istenmemiştir. Saraydan uzaklaşmak zorunda kalan Cağa(Çaka) Bey, İzmir’deki siyasal boşluktan yararlanarak burada bir yönetim kurmuştur.

Yerli halk da o yıllarda yaşanagelen kargaşa döneminde Cağa(Çaka)’nın önderliğini çabuk kabullenmiştir. 1075’te kurulan ve kısa sürede İznik(Nicaea)’e kadar uzanan Anadolu Selçuklusu acısından ise bir uç beyliği ya da bir dominyon devlet görüntüsüne sahip bu yeni oluşum Anadolu kıyılarına kadar uzanan kendi coğrafyasında benzerleri gibi kendi görüş ve güçlerine terk edilmişti. Bu nedenle Cağa(Çaka) Bey’in gelişimi coğrafi konumundan dolayı diğer bağlı beyliklere göre daha hızlı oldu. Cağa(Çaka) Bey’in ilk işi yerli Rum ustalarının da yardımıyla Efes‘te bir tersane kurmak olmuştur. Burada Doğu Roma dromonlarından esinlenerek bir donanma kurmayı başarmıştır. Bu donanmanın denizci personeli yerli unsurlardan, savaşçı personeli Türk unsurlarından oluşturulmuştur.

İlk olarak 40 parça oluşturulan bu güç sayesinde 1081-1090 yılları arasında Kilizman (Urla), Foça, Sakız ve Sisam’ı ele geçirmiştir. İşte merkezi yönetim ile arasının iyice bozulmasına neden olan olaylar silsilesi bu süreçten sonra hızlanmıştır ki o yıllarda Doğu Roma acısından sadece Batıdaki Normanlar ve Peçenekler dışında Kumanlar ve Türkler de birer tehdit unsuruydu. Saltanatının ilk dönemlerinde I.Alexios, gayet basit bir şekilde Türk emirlerini birbirlerine düşürerek, bu durumdan yararlanmayı tercih etti. I.Alexios’un stratejisi saldırmak ve geri çekilmek, çıkarlarına uygun düşüyorsa savaş açmak, kaçmak ve düşman arkasını döner dönmez tekrar çarpışmaya girmekti.1087’de Silistre’de büyük bir Peçenek ordusunu sıkıştırdı; ancak 36.000 Peçenek kuvveti ile karşılaşınca, bozguna uğratıldı.

I.Alexios, kendi harekât bölgesinden uzaklaşıp, düşman bölgesinin oldukça yakınına gelmek gibi bir hata yapmıştı. Lojistik hattını oldukça geniş bir alana yaymış ve sabit duran Peçenekler tarafından aralıksız saldırılarla taciz edilerek, geri çekilmekten çok sürekli savaşmaya zorlanmıştı. Sürekli savaşmanın maliyetinin yüksekliği I. Alexios’u zaman kazanma ve yeniden toparlanma yoluna itti. Bunun için de karşı tarafında bulunan bağlaşığı çözmeye yöneldi. I.Alexios geçmişte boylara karşı bazı başarılar kazanmış olsa da, Peçenekleri yenmek için başka bir boyu kullanmanın en iyi yöntem olduğunu duşundu. Tehlikeli ancak başarılı bir hareketle, Norwich’in belirttiği üzere; “iki yüzyıl önce Zeki Leo’ nun Bulgaristan hükümdarı I.Simeon’a karşı Macarları yardıma çağırdığı gibi şimdi de I. Alexios Komnenos Kumanların yardımını istedi.

Kumanlarla aralarının açılması İzmir Emiri Cağa(Çaka) Bey’i Peçeneklere yaklaştırmıştı. Bu yaklaşmanın farkına varan I.Alexios yeni bağlaşığı dağıtmak için ilk hedefine Cağa(Çaka) Bey’i aldı. Paphlagonia temasındaki Kastomenealı Nikeforos bu amaç için görevlendirildi. Görevi Adalar Denizi’ne inerek İzmir ve civarında oluşagelen otorite değişimini Doğu Roma lehine değiştirmek ve dolaylı olarak Peçenek-Çaka bağlaşığını dağıtmaktı.

 

koyun adaları deniz savaşı

SAVAŞIN GELİŞİMİ

Başkentten yola çıkan Doğu Roma donanması deneyimli ve kuvvetçe gayet ustun niteliklere sahip bir güçtü. Çok geçmeden Abydos’u geçti ve Adalar Denizi’ne açıldı. Kesin bir sonuç alacağına inanan bu donanma acısından büyük bir sürpriz onları Batı Anadolu kıyılarında beklemekteydi. Denizlerde dönemin muharebe sistemi, teknelerin birbirlerine rampa olmasına dayalıydı. Birbirlerine ok atmak, mancınık ile taş savurmak; iri kayaları, içleri sönmemiş kireç ya da kotu kokan maddeler dolu fıçıları, direklerdeki canaklık denen mevkilerden aşağı fırlatmak da zamanın silahları arasında idi.

Hatta Doğu Roma donanması yanıcı maddeleri bir koruk aracılığıyla pruvadan fırlatma yeteneğine sahip “syphon” adlı mekanizmayı daha VII. Yüzyılda Emevilere karşı Marmara Denizi’nde kullanabilmiş ustun bir teknolojiye de sahipti. Kadırgalarında ortalama hız 7-8 knot’ı geçemiyordu ve en büyük açmaz erzak ile su ikmaliydi. Bu yüzden deniz muharebesi kıyıya yakın bir yerde müstahkem bir mevkie dayanılarak icra ediliyordu. Doğu Roma donanması da kıyıya yakın bir seyirle bölgeye gelmişti. 19 Mayıs 1090 sabahı, Türk filosu, Candarlı açıklarında seyrettiği bir sırada uzaktan, Doğu Roma filosunun gelmekte olduğu görüldü. Cağa(Çaka) Bey, filoyu hemen savaş düzeni alarak Nikeforos’un üzerine dümen kırdı. Her iki filo birbirine yaklaşıyordu.

Öğleye doğru her iki donanma, daha güneyde bugünkü Sakız Adası ile Çeşme arasında Koyun adaları denilen bölge açıklarında karşılaştı. Anna Komnena’nın da aktardığı gibi, bu savaşta Türkler güneşi ve rüzgârı arkalarına almış ve Doğu Roma donanmasını öğlen güneşine karşı savaşmaya itmişlerdi. Doğu Roma donanması yaklaştıkça esen rüzgârla yakıcı güneş ışıkları denizcilerin tam yüzüne vuruyordu, rüzgâr çatışmalar sırasında havaya kalkan tozun gözlerine girmesine sebep oluyordu ve bu şekilde kısmen kor oluyorlardı. Roma askerlik sanatında, böyle bir stratejinin Kartacalı Hannibal’ın Roma ordusunu Cannae muharebesinde (M.O. 216) yenmesinin tek sebebi olduğuna inanılmıştır. Böylelikle manevra yarışında ibre Cağa(Çaka) Bey’in lehine dönmüştü.

Türk tekneleri usta manevralarla, Doğu Roma gemilerine atılarak, rampa kancalarını savurdular. Türk savaşçıları böylece kenetledikleri düşman gemilerine atlayarak, baltalarını, palalarını savurmaya başladılar. Sönmemiş kireç dolu fıçılarla iri kayaları yukarıdan aşağı Türklerin başlarına savurmak için direklerin can aklıklarında yer almış olan Doğu Roma askerleri için durum iyice güçleşmişti. Türk savaşçıları da güverteler üzerinde kıyasıya bir mücadeleye giriyor direklere tırmanarak, buradaki rakiplerini alaşağı ediyorlardı. Bu arada bazı Doğu Roma gemileri, Türk gemilerine karşı ok ve mancınık ile taş atarak rampadan kaçıyorlardı. Çaka Bey, önceden bunu da düşünerek mahmuzlayıcı gemiler ayırmıştı. Bu gemiler, her iki taraf çatışınca, savaş sahasını kısmen uzaktan çepeçevre sarmışlardı.

Çeşme, Ildır ve Gerence’de gizlenmiş bulunan bu gemiler, rampadan kaçan Doğu Roma gemilerinin Uzerlerine olanca süratleriyle atılarak bu tekneleri mahmuzlayıp batırıyorlardı. Bölgenin sularını ve rüzgârın durumunu iyi bilen Cağa(Çaka) Bey donanması akşamüstüne kadar pozisyonunu bozmamayı başardı. Saldırı düzenini de nihai olarak mahmuzlama üzerine kurdu. Kanlı boğuşma akşama kadar surdu. Gün kavuşurken savaş sona erdi. Kazanılan zafer muhteşemdi. Çepeçevre sarılan ve mahmuzlama tekniği ile tüm unsurları ağır darbeler alan Doğu Roma donanmasından eser kalmamıştı. Çoğu batmış, bir kısmı zapt edilmiş; ancak birkaçı kaçıp kurtulmuştu.

SAVAŞIN SONUCU

Savaşın hemen ertesi yılı Sakız Adası’na yapılan daha büyük bir girişim de yine sonuçsuz kalmış, Doğu Roma acısından Adalar bölgesi şimdilik gözden çıkarılmıştır. Çaka’nın Koyun Adaları’nda kazandığı zafer Abydos’tan Rodos’a kadar uzanan kıyı kesiminde Doğu Roma’nın uzun yıllar boyunca oluşturduğu egemenliği sarsmıştır. VII. ve VIII. yüzyıllardaki Emevi-Abbasi akınları, IX. yüzyıldaki Norman-Viking istilalaları hariç tutulursa bu bölge acısından ilerideki Latin egemenliğe kadar bu derecede yıkıcı bir sonuç görülmemiştir.

Bu durumu tersine çevirmek için ilk önce 1091 yılında Lebunion’da Kumanlarla işbirliği yapan I. Alexios, Peçenek tehlikesini Cağa(Çaka)’ya rağmen alt etmeyi başarmıştı. Anadolu’da dağılan themaları bir arada tutmanın yolunu da önce Cağa(Çaka)‘yı ortadan kaldırmak daha sonra da Anadolu Selçuklusuna karşı Haçlı ordularını bölgeye davet etmekte görmüştü. İlk Türk denizcisinin sonunu getiren olay ise Aydos’a sefer düzenleyip Doğu Roma ve Anadolu Selçuklusu açısından sınırları zorlaması olmuştur.

Bu harekât Cağa(Çaka)’nın Akdeniz-Karadeniz ticaret yolunun can damarı olan Çanakkale Boğazı’nın kilit noktasına yaptığı stratejik bir hücum olmuş ancak sonunu getiren olayları da başlatan Aydos kuşatması olmuştur. Çaka Bey Abydos’ta yenilmiş olmasına rağmen, I. Alexios Çaka Bey’in güçlerine karşı koymaya devam ederek, savaş sürecindeki değerli askerleri kaybetmektense, Türkleri kendi içinde anlaşmazlığa düşürerek, Çaka Bey’in damadı Kılıç Aslan’ı, Çaka Bey’i oldurup, tahtı ele geçirmesi için ikna etti. Sonuçta Cağa(Çaka) Bey Türklerin doğudan batıya doğru ilerlerken denize açılma fikrini uygulamaya sokan ilk kişidir ve bunda kısa sürede deneyimsiz olmasına rağmen büyük başarı göstermiştir. Koyun Adaları bu ileri görüşün ve arzunun taktik başarı ile yoğrulduğu önemli bir zaferdir.

Koyun Adaları zaferi Türk Deniz Harp Tarihi acısından bir ilki oluşturur. Oğuzların Anadolu’ya gelişlerinin hemen arkasından yerli unsurlarla kaynaşıp devletleşme konusundaki yeteneklerini bir kez daha kanıtladıkları önemli bir dönüm noktasıdır. Türkleri Doğu Roma’ya denizde ilk tanıtan Adalar Denizi’nin ilk Türk hâkimi ve Türklerin ilk amirali Cağa(Çaka) Bey olmuştur.

KOYUN ADALARI DENİZ SAVAŞI NEDİR SONUÇ :

Bugün Koyun Adaları Deniz Savaşı Nedir adlı yazımızla karşınızdaydık.Denizcilik ve denizcilik tarihi hem ülkemiz hemde geleceğimiz adına hayati bir öneme sahip olup onu anlamak ve bilmekte bizler için önemlidir.

İyi Çalışmalar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.